Felsefe

Fotoğraf

John Steinbeck PDF Yazdır e-Posta
Dünya Edebiyatları - Amerikan Edebiyatı

Alman ve İrlanda asıllı bir aileden ge­len John Steinbeck, çocukluğunu Big Sur ve Salinas bölgesinde geçirdi. Genç yaşta Büyük Vadi'nin (Great Valley) meyve bahçelerinde gündelik­çi ve çiftlik işçisi olarak çalıştı. Böy­lece çiftlik sahiplerini, tarım işçileri­ni, rodeo binicilerini, İtalyan balıkçı­larını, Kaliforniya ikliminin tüm ince ayrıntılarını ve Kaliforniya manzara­ları tanımış oldu.

  

FARELER VE İNSANLAR

 

"Çöküntü" döneminde, 1929 iktisadi bunalımının yarattığı kargaşa sırasın­da, başlıca gereksinimin, doğduğu yer Kaliforniya'nın insan gerçeğiyle iliş­kiyi koparmamak olduğunu anlayan Steinbeck önce Cennet Çayırları (The Pastures of Heaven, 1932), daha son­ra da Yukarı Mahalle (Tortula Fiat, 1935) adlı yapıtlarını yayımladı Montereyli pasonos’ ların serüven dolu öy­küsünü bir gülmece anlayışı içinde an­lattığı Yukarı Mahalle'de ustalığını ortaya koydu. Bir işçi grevindeki toplumsal yönü ele aldığı Bitmeyen Kavga (İn Dubious Battle, 1936) adlı romanından sonra, acıklı ve yalın, sert ve sevecen bir öy­kü olan Fareler ve İnsanlar (Of Mice and Men, 1937) yayımladı. Söz ko­nusu yapıtın başlığı Robert Burns'ın şiirlerinden birinin bir bölümünden alınmıştı: "İnsanların ve farelerin en iyi tasarlanmış planları her zaman gerçekleşmez." Romanın kişileri (Lenny ve George) bir çiftlikte birlik­te çalışan ilkel yaradılışta iki günde­likçidir. Bunların gizli ve olmayacak düşleri, birkaç yüz dolar biriktirmek ve bu parayla bir gün küçük bir çift­lik satın almaktır. Öykü, yıkımın ya­kınlığını dile getirir ve kaçınılmaz son bu büyük yapıtta insan yalnızlığının ve büyük mutsuzluğun şiirsel bir an­latımıyla ortaya konur.

 

GAZAP ÜZÜMLERİ

 Steinbeck'in kuşkusuz en ünlü yapıtı olan Gazap Üzümleri (The Grapes Wrath, 1939), 1930 yıllarının bunalı­mı, toprağın verimsizleşmesi ve kum fırtınası yüzünden her şeyini yitirmiş köylü bir ailenin, Oklahoma'yı terk et­mek zorunda kalmasını ve iş bulmak için Kaliforniya'ya gelmesini serüven­lerle dolu olaylar zinciri biçiminde an­latır. Ama, sonuçta, büyük toprak sa­hipleri tarafından aç bırakılan, güç durumlara sokulan ve sömürülen göç­menler, umutlarını bağladıkları Kali­forniya'nın yavaş yavaş büyük bir ha­pishaneye dönüştüğünü görürler. Bu savlı romanda, Steinbeck içinde yaşa­dığı kapitalist iktisat sistemini ve ta­rımın makineleşmesini eleştirir. Böy­lece söz konusu yapıtın tümünde, "öncüler" döneminin yalın yaşamına duyulan özlem ve toplumsal bir dev­rime çağrı birbirine karışır. Söz konu­su romanın özgünlüğü Cennet Yolu 'ndaki (East of Eden, 1952) gibi, kesin düşüncelerin olmasından ya da kar­maşık kişilerin yaratılmasından değil, özellikle destansı gücünden, gönül yü­celiğinden, inanç ve coşku gücünden kaynaklanır.  

1962 'de Nobel Edebiyat Ödülü'nü ka­zanan Steinbeck'in öbür yapıtları ara­sında şunlar sayılabilir: Altın Kadeh (The Cup of Gold, 1929); Bilinmeyen Bir Tanrıya (To a God Unknown, 1933); Al Midilli (The Red Poney, 1937); The Long Valley (Uzun Vadi, 1938); Ay Battı (The Moon is Down, 1942); Sardalya Sokağı (Cannery Row, 1944); Aşk Otobüsü (Wayward Bus, 1947); İnci (The Pearl, 1947); Afet BurningBright, 1950); Tatlı Per­şembe (Sweet Thursday, 1954); Mut­suzluğumuzun Kışı (The Winter of Our Discontent, 1961).         

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle