|
Çinli ozan (Tuling, Hunan, 712-Leiyang, Şensi, 770). Çağdaşı ve dostu Li Po gibi, parlak bir öğrenim gördükten sonra başkentte devlet görevlisi olarak çalışmaya başlayan Du Fu, orduların iaşesi konusundaki yazılarıyla, uygulamacı özelliklerini de ortaya koydu. Ngan Lu-Şan ayaklanmasıyla (756) meslek yaşamı sona erdi ve sokaklara düşerek ömrünün son gününe kadar, yanında karısı ve çocuklarıyla, bir iş bulmak için dolaştı durdu. SANATI Düş kırıklıklarını taoculukla ve içkiyle avutan Li Po'nun tersine, Du Fu, başına gelen olayların çok daha acımasızca olmasının da nedeniyle, bir avuntu bulamamış, yoksulluğun acılarını şiirlerine de yansıtmıştır. Günümüzde şiirleri, Çin Halk Cumhuriyeti'nde tam anlamıyla toplumcu bir şiir sayılmaktadır.Gerçekten, esininin büyük bölümünü güçsüz ve talihsiz kişilerin acılarından alan Du Fu'nun şiirleri, gerçek birer suçlamadır: Sözgelimi, şiirlerinden birinde, et ve tahılların çürüyüp gittiği sarayın duvarları önünde açlıktan yığın yığın ölen insanları dile getirmiştir. Li Po'da yazış kolaylığının ağır basmasına karşılık, Du Fu, teknik ustalığıyla dikkati çeker. Şiirleri, esinin değil, ince ve zahmetli bir çalışmanın ürünüdür; her sözcük ve kafiye, yerine bir başkası konamaz gibi görünür ve en küçük ayrıntının bile sağlam bir gerekçesi vardır. Bununla birlikte sanatçı, gerektiğinde sert teknik kısıtlamaları aşmasını ve veznin kurallarını düşüncesinin buyruğuna sokmayı bilmiştir. Tang döneminin bütün öteki ozanları gibi çeşitli şiir türlerini denemiş olan Du Fu, daha çok, uzunluğu kurallarla kısıtlanmış olmayan baladları yeğlemiştir. Fransız ressamı (Havre, 1877-For-caknıier, 1953). Bir banka memurunun oğlu olan Raoul Dufy, on dört yaşında, Havre' daki Güzel Sanatlar Okulu'nun gece derslerini izlemeye başlayınca Braque'la tanıştı. Bir burstan yararlanıp Güzel Sanatlar Yüksek Okulu' na girmeyi başararak, önceleri izlenimciliğe ve Toulouse-Lautrec'in çalışmalarına ilgi gösterdi; sonra Matisse'in Lüks, Huzur ve Şehvet adlı tablosunun etkisiyle fovizme yönelerek (1905-1908), her şeyi renkle anlatmayı denedi; Cezanne'ın yapıtlarını gördükten sonra da, geometrik biçimlerinde bu tutumunu kesinleştirdi. Kübist dönemi aşan Dufy, Orgeville' deki Villa Medicis'de Guillaume Apollinaire'in Bestiaire (Hayvan Öyküleri) adlı yapıtını yansıtan gravürler yaptı (1911). Halk gravürlerinden esinlenerek, Paul Poiret için duvar kaplamaları bastı (Avcı; Deniz Manzarası; Güz; Natürmort]; bir ipekli kumaş dokumacısı hesabına çalıştı (1912-1930). Sonra, yavaş yavaş kişisel üslubunu bularak, hafif ve ışıklı, doğal bir incelik ve neşeyle dolup taşan kesin bir özgürlük havasının egemen olduğu resimler yapmaya yöneldi. İtalya'ya (1922-1923) ve Fas'a (1925) yaptığı yolculuklardan sonra, salon toplantılarını, atyarışlarını, rıhtımları, plajları, kırları, orkestraları, kısacası ele aldığı bütün konuları büyük bir kolaylık içinde canlandırdı. Yaygın eklem iltihabına tutularak, tedavi olmak için A.B.D'ne gitti ve ülkesine dönünce çekildiği Forcalquier'de öldü. Canlı ve içten duyarlığı, anlık duyguları, bütün berraklık ve tazelikleri içinde kusursuz biçimde yansıtmış olan Dufy'nin başlıca yapıtları arasında Yarışlar (1935), Kayık Yarışları (1938), Antrakt (1945), Kırmızı Keman (1948), Mozart'a Saygı (1951), Kara Yükgemisi (1952),, vb. sayılabilir. Ayrıca Palm Beach (Paris Balesi, 1926) balesinin dekor ve kostümlerim gerçekleştirmiş, Beauvais fabrikası için dokuma kartonları (1929), Monseigneur le vin albümü için suluboya resimler (1936), Paris Bitki Bahçesi'ndeki maymunlar bölümü için iki dekorasyon yapmıştır. 10 m yükseklikte, 60 m genişlikteki La Fee Ûectricite adlı yapıtı da, resim tarihinde görülmüş en büyük kompozisyonlardan biridir.
|