|
Esperanto yunanca, latince, almanca, ingilizce ve rusçadan alınan binlerce değişmez sözcük kökleri içerir. Ayrıca, Zamenhof'un oluşturduğu sözcük dağarcığında, sözcükleri aileler halinde sınıflandırmayı ya da bunlardan yeni sözcükler yaratmayı sağlayan belirli sayıda sonek ve önek vardır. Basit bir çevriyazı (transkripsiyon) sistemi, tek bir harfi her ayırıcı sesle birleştirir. Esperanto alfabesinde yirmi sekiz harf vardır. Yaratıldığından beri, yaklaşık on iki milyon kişinin bu dili öğrendiği söylenebilir. Uluslararası bir dernek, içinde dünyaya dağılmış iki bin esperantocu delegenin yer aldığı bir yıllığı düzenli olarak yayımlamaktadır. Bu konuda ayrıca düzenli biçimde kongreler gerçekleştirilmektedir. Bu arada içlerinde Moliere, Balzac, Schiller ve Tolstoy'un yapıtlarının da bulunduğu yirmi bin kadar kitabın esperanto diline çevrilerek yayımlandığını belirtmek gerekir. UNESCO tarafından tanınan esperanto, bazı ülkelerin üniversitelerinde öğretilmektedir. Lejzer Ludwik Zamenhof Yahudi kökenli olan Lejzer Ludwik Zamenhof'un çocukluğu, Doğu Polonya'da Alman, Leh ve Rusların birlikte yaşadığı, ulus ve ırk sorunlarının ;çok şiddetli olduğu bir bölgede geçti. Yerel dillerle birlikte fransızca, ingilizce, latince, yunanca, vb. on kadar dil öğrendiği halde, bunların yetersizliğine ve bütün insanlar için ortak bir dilin gerekliliğine inanarak, çok genç yaşlarda halkları yakınlaştıracak olan uluslararası bir dil taslağı oluşturmaya girişti. Bialystok ve Varşova'da öğrenim gördükten sonra, bir yandan meslek olarak seçmiş olduğu göz hekimliğini yaptı; öte andan da yeni dil çalışmalarını sürdürdü. 1887'de "Doktoro Esperanto" ("Ümit Eden") takma adıyla, esperantoyu yaratan Lingvo internacia başlıklı bir broşür yayımladı: Burada, Zamenhof'un, biçimbilim, sözdizim ve sözcük dağarcığının bütün bölümlerini oluşturduğu tümüyle yapay bir dil söz konusuydu. 1905'te yayımladığı Fundamento de esperanto adlı el kitabındaysa, esperantonun eksiksiz bir tanımını yaptı.
|