|
Edebiyat -
Edebiyat
|
Kelile ve Dimne, doğu klâsiklerinin temel kitaplarından biri...Birbirinden güzel hikâyeler, yıllardır söylenilegelmiş...Unutulmamış!... Kaybolmamış!...Hint hükümdarı Debşelim'in zulmünden halk bıkınca, memleketin ulularından olan bilge ve erdemli insan Beydeba, hükümdarı uyarma gereği duymuş.İşte herşey ondan sonra başlamış...Hükümdar Debşelim; Beydeba'nm, açık açık konuşmalarından rahatsız olmuş ve onu hapse attırmış...Çok geçmeden gerçek anlaşılmış ve Beydeba, hükümdar Debşelim'in en gözde yardımcılarından biri olmuş...Hükümdar, her işini ona danışma gereği duymuş... Bir zaman sonra da Beydeba'dan; görünüşte eğlenceli, gerçekte ise ders verici ve düşündürücü bir kitap hazırlamasını istemiş.İşte Kelile ve Dimne böyle ortaya çıkmış.İyilikseverlik, dürüstlük, adalet, bilgili olmanın yararları gibi konuları teşvik etmek; kötülük, zulüm, adaletsizlik ve cahilliğin zararları gibi konulardan uzak durmak, bu masalların temelini oluşturmuş...Kelile ve Dimne; çocuklardan yetişkinlere, onlardan yaşlılara kadar her seviyede insana ders verici bir özelliğe sahip...Birden çok nüshaların ortaya çıkmış olması, bu masalların çok sevildiğinin ve beğenildiğinin açık bir göstergesidir.Kelile ve Dimne, temelde Hint masallarından oluşmuş bir kitap... Milâttan sonra üçüncü yüzyılda yazılmış... Milâttan sonra altıncı yüzyılda da Farsça'ya tercüme edilmiş... Böylece Kelile ve Dimne'nin, doğu başta olmak üzere, bütün dünyaya yayılma macerası başlamış...Abdullah ibn-i Mukaffa; aynı eseri, milâdın sekizinci yüzyılında Arapça'ya tercüme etmiş...Arapça'ya tercüme edilmesiyle birlikte eser; Yunanca, İbranîce, Lâtince, İspanyolca, İtalyanca, Slavca, Türkçe, Almanca, İngilizce, Felemenkçe ve Fransızca gibi birçok dilde okunmaya başlamış...Dünyanın çeşitli dillerine tercümesi, Arapça tercümeden yapılmış bir bakıma...İlk kez, milâttan sonra bin üç yüz altmış yılında, Türkçe'ye tercüme edildiği sanılmaktadır.Kanunî döneminde yaşamış olan Ali Çelebi, bu eserin Türk dilindeki en meşhur mütercimidir.Osmanlı döneminde Kelile ve Dimne'den, son olarak bir de, Ahmet Mithat Efendi söz etmiş... Böylece eser tozlanma, küflenme ve unutulma gibi talihsizliklere düşmeden elden ele, dilden dile söylenilegelmiş...Cumhuriyet döneminde ise, başta Millî Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel zamanında olmak üzere, birçok kez hazırlanmış ve basılmış
|