Felsefe

Fotoğraf

Masal PDF Yazdır e-Posta
Halk Edebiyatı - Anonim Halk Edebiyatı Nazım Şekilleri

Düzyazı biçiminde söylenmiş, dinsel ve büyüsel inançlardan ve törelerden bağımsız, bütünüyle düş ürünü olan kısa anlatı türü.

MASALLARDA ÖZ VE BİÇİM ÖZELLİKLERİ

Masallarda genellikle olağanüstü olaylar ve kişiler yer alır. Ancak kimi masallarda olağanüstü olay ve kişile­rin yerine günlük yaşamdaki benzer­leri geçmiştir. Dahası kimi son dönem masalları, masal dünyasının değil, gerçek dünyanın araçlarını, gereçle­rini içermektedir.Masal, sözlü edebiyat ürünlerindendir ve anonim bir özellik gösterir. Ef­sane, destan, fıkra gibi sözlü gelenek ürünleriyle yakın benzerlikler sunan masalı bu türlerden ayıran en belir­gin özellik, anlattığı olayların tümüy­le "düş ürünü" olduğu izlenimini ya­ratmasıdır. Genellikle çocukları eğlendirmek, on­lara hoşça vakit geçirtmek için anla­tılan masallar, bir edebiyat türü ola­rak değerlendirilir ama masalların sözlü geleneğe dayanan toplumlarda topluca yapılan bir eğlence türü oldu­ğu da saptanmıştır. 

Masallarda, "masal evreni"ne özgü çok çeşitli öğeler bulunur. Özellikle geçmiş dönemlere ilişkin olarak anla­tılan masallarda bu dönemlerin tipleri (padişahlar, krallar, kraliçeler, iyiler, kötüler, cinler, periler, vb.), olayları, gelenek ve görenekleri, ayrıca sihirli kutular, uçan seccadeler, görkemli sa­raylar, vb. yer alır. Bütün bu öğeler,dinleyenlere bir bildiriyi iletmek için başvurulan araçlardır. Masallar yol­luyla iletilen bildiri ahlaksal bir içerik taşır: Genel çerçevesiyle iyiler ile kötülerin savaşımı olarak kurgulanan masallar aracılığıyla, dinleyenlerde iyilik, adalet, dürüstlük gibi kavramların oluşmasına çalışılır. Masallar biçim yönünden serimi düğüm-çözüm örgüsünde anlatılır. Masalın başında, ortasında ve sonunda söylenen, yerine göre uzun, yerine göre kısa olan kalıplaşmış sözler (tekerlemeler) de önemli bir yer taşır. İyi bir masal anlatıcısı masalın serim bölümünde "Bir varmış bir yokmuş...", "Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde..."; düğüm bölümünde "Az gitmiş uz gitmiş..."; çözüm bölü münün sonunda da "Onlar ermiş muradına..." biçimindeki tekerlemeleri kullanmayı ihmal etmez. Uluslararası masal katalogunda  masallar dört ana başlıkta toplanmıştır: 1. Hay­van masalları (Pança Tantra, Aisopos masalları); 2. asıl masallar (olağanüs­tü masallar, gerçekçi masallar);3. gül­dürücü hikâyeler, nükteli fıkralar, yalanlamalar; 4.zincirleme masallar.

MASALLARIN KAYNAKLARI

Masallar üstünde çalışma yapan uzmanlar masalların kaynakları konusunda farklı görüşler ileri sürmüşlerdir. Kimi araştırmacılar, masal ile mitoloji arasındaki benzerlikten yola çıkarak, masalların eski mitlerden kaynaklandığını belirtirler, kimi araştırmacılar da Hindistan,Yunanistan gibi merkezleri masalların kaynakları olarak gösterirler. Bir başka araştırmacı grubu da masalları ilkel yaşamın kalıntıları olarak

değerlendirerek ma­salların, kavimlerin ilkel dönemler­de oluştuğunu söyler.

DÜNYA MASALLARI

Bütün dünya uluslarının sözlü geleneğinde masal adını verdiğimiz türün çok örnekleri görülür. Anlatma yoluyla kuşaktan kuşağa geçen masalların kalıcı olmasını sağlamak üzere halk bilimciler masal derleme işine girişmislerdir. Ancak derleyicilerin yapıt­larını incelediğimizde, bazılarının, dinledikleri masalları, dil ve anlatım özelliklerine dokunmadan yayımladık­larını, bazılarınınsa masalları yeni­den yazdıklarım görürüz. Dünya ede­biyatlarında masal çalışmalarıyla ün yapan yazarlar vardır. 

TÜRK MASALLARI

Türk halk edebiyatında (sözlü gele­nekte) pek çok masal örneği vardır. Özellikle, yazının yayınlaşmadığı, eğ­lencelerin topluca yapıldığı kırsal ke­simlerde masal yaratma ve anlatma bir gelenekti. Günümüzde de Anado­lu'nun kimi yörelerinde masal anlat­ma geleneği canlılığını korumaktadır. Türk masallarıyla ilgili en eski bilgi­ler Mevlana Celaleddin Rumi'nin yapıtlarında yer alır. XIV. yy'da Mesut bin Ahmet (Kul Mesut)Pança Tantra' yi (arapçası olan Kelilel ve Dimne'den), Abdi adlı bir yazar da Binbirgece Masalları'nı (El Leyle ve Leyle) Türkçeye çevirmişlerdir. Ayrıca Ferec Bad-eş-şidde, Tutiname, Kırk Vezir Hikâ­yeleri de çeşitli tarihlerde türkçeye çevrilmiş ve çok okunmuştur. Osmanlı İmparatorluğu döneminde doğrudan doğruya halk ağzından der­lenerek hazırlanan masal kitabı, Bil­lur Köşk adını taşır. Bu kitapta yer alan masalların ne zaman, kimden ve kimin tarafından derlendiği belli de­ğildir.Türk masallarını bilimsel bir anlayış­la derleyip yayımlayan Macar türkoloğu İ. Kunos oldu (XIX. yy'ın sonu). Öte yandan, F. Giese, G. jacob, T. Menzel de Türk masallarını derleyip yayımladılar.

Türkçede masal konusunda ilk kitap, adı K.D. kısaltmasıyla gösterilen bir yazara aittir: Türk Masalları (1912-1913).Türkçülük akımının önderi Ziya Gökalp, Küçük Mecmua 'da "Masalları Nasıl Toplamalı" (1922) başlıklı bir yazı yayımlayarak Türk masallarının derlenmesi konusunda izlenmesi gere­ken yolu gösterdi. Ne var ki, kendi derlediği masal metinlerini birtakım değiştirme ve eklemelerle yeniden ya­zarak yayımladı (Altın Işık, 1923). Cumhuriyetten sonra masal derleme ve çalışmalarında Halkevleri ile üni­versitelerin önemli katkıları oldu. Ma­sal yayımlarında araştırmacıların iki ayrı yol izledikleri dikkati çekti. Bir bölüm araştırmacı derledikleri masallar üstünde konu, dil ve anlatım açısından birtakım değişiklikler yaptılar ayrıca masalların nereden, ne zaman: kimden ve kim tarafından derlendiği konusunda bilgi vermediler (Eflatun Cem Güney, Tahir Alangu, Naki Tezel). Bir bölüm derleyici de yayımladıkları masallar üstünde herhangi bir değiştirme yapma yoluna gitmeyip, anlatıcının dil ve anlatım biçimiyle vermeyi yeğlediler (Pertev Nailî Boratav, Mehmet Tuğrul, Saim Sakaoğlu Bilge Seyidoğlu, Umay Günay, vb.)!Ayrıca Pertev Nailî Boratav ile Wolfram Eberhard 2500 Türk masalı üs­tünde çalışarak 378 masal tipi saptadılar.

MASALLARIN YAPISI

Masalların, özellikle de olağanüstü masalların yapısı, birçok filolog ve, edebiyat tarihçisi tarafından incelenmiş, masaldaki anlatının dayandığı evrensel kurgu ortaya çıkarılmaya ça­lışılmıştı ama masal incelemesinde yöntemsel açıdan bir bütünlük sağla­namamıştı. Rus halkbilimcisi ve dilbi­limcisi Vladimir Propp, 1928'de ya­yımladığı Morfologiya Skazki (Masa­lın Biçimbilimi] adlı yapıtıyla, kendin­den önceki masal incelemelerinin bı­raktıkları yöntemsel boşlukları dol­durdu. Bu yapıtta, A. N. Afanasyev' in derlediği olağanüstü Rus halk ma­sallarını inceleme konusu olarak se­çen Propp, yaptığı çözümleme ve sınıf­landırmalarla olağanüstü masalların kaynaklandığı temel yapıyı belirledi. Propp'a göre, görünüşte son derece çeşitli olan olağanüstü masallar kişilerin, işlev diye adlandırılan belli sa­yıda eylemleri üstünde eklemlenerek oluşuyordu. Bir başka deyişle, kişile­rin masaldan masala değişiklik göste­ren özellikleri altında, değişmeden ka­lan eylemleri, işlevleri vardı. Propp, yaptığı çözümleme sonucunda 31 iş­lev saptadı (sözgelimi, uzaklaşma, ya­sağı çiğneme, soruşturma, çatışma, güç işi başarma, tanınma, cezalandır­ma, evlenme).

Propp, ayrıca, bu işlevlerin 7 kişi çev­resinde dağılım gösterdiğini de belir­ledi: Saldırgan; bağışçı; yardımcı; prenses; gönderen; kahraman; düzme­ce kahraman.Propp, yapıtının sonunda masal türünün birbirini bütünleyen iki tanımlamasını yapar.İşlevlerin birbirini izle­mesine göre yapılan tanımlama; 7 ki­şinin varlığına göre yapılan tanımla­ma.Propp'un olağanüstü masallara ilişkin bu çalışması yıllar sonra Batı dilleri­ne çevrilmiş ve yöntem açısından ma­sal çözümlemelerinin yanı sıra, genel anlatı çözümleme tekniklerine de ön­cülük etmiştir.Olağanüstü masallar ayrıca psikana­lizin de inceleme konusu olmuş ve bazı psikanaliz uzmanları, masalın,dil dü­zeyine aktardığı şeyin, anlatıcının ai­lesiyle arasındaki bilinçaltı bağıntılar olduğunu belirtmiştir.

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle