|
Halk Edebiyatı -
Tekke Edebiyatı Nazım Şekilleri
|
|
Tekke şiirinin nazım türüdür. Ayırıcı özelliği, tasavvuftaki Tanrı'dan ayrılan ruhun yeniden Tanrı'ya dönüş serüvenini anlatmasıdır. inanca göre madde evrenine inen ruh, önce bitki, sonra sırasıyla hayvan, insan ve tasavvuf yoluna girerek insân-ı kâmil'e (olgun insan) dönüşür. Devriye biçim bakımından koşma gibidir. Örnek Devriye: Cihan varolmadan ketmi ademde Hakk ile birlikte yekdaş idim ben Yarattı bu mülkü çünkü o demde Yaptım tasvirini Nakkaş idim ben
Anasırdan bir libasa büründüm Nar’ü bad’ü Hakk’ü âpdan göründüm Hayrülbeşer ile dünyaya geldim Adem ile bile bir yaş idim ben
Ademin sulbünden Şit olup geldim Nuh’u Nebi olup tufana girdim Bie zaman bu mülke İbrahim oldum Yaptım Beytullahı taş taşıdım ben
Ismail göründüm bir zaman ey can Ishak Yakup Yusuf oldum bir zaman Eyyub geldim çok çağırdım el’aman Kurt yedi vücudum kanyaş idim ben
Zekeriya ile beni biçtiler Yahya ile kanım yere saçtılar Davut geldim çok peşime düştüler Mührü Süleymanı çok taşıdım ben
Mübarek asayı Musa’ya verdim Ruhülkudüs olup Meryem’e erdim Cümle Evliyaya ben rehber oldum Cibril-i Emin’e sağdaş idim ben
Sülb-ü pederimden Ahmed-i Muhtar Rehnümalarından erdi Zülfikar Cihan varolmadan Ehl-i Beyte yar Kul iken zat ile sırdaş idim ben
Tefekkür eyledim ben kendi kendim Mucize görmeden imana geldim Şahimerdan ile Düldül’e bindim Zülfikar bağladım, tığ taşıdım ben
Sekahüm hamrinden içildi şerbet Kuruldu ayni Cem ettik muhabbet Meydana açıldı sırrı hakikat Aldığım esrarı çok taşıdım ben
Hidayet irişti bize Allah’tan Biat ettik cümle Resülullahtan Haber verdi bize seyrifillahtan Şahımerdan ile sırdaş idim ben
Bu cihan mülkünü devredip geldim Kırklar meydanında erkana girdim Şahı Velayetten kemerbest oldum Selman-ı Pak ile yoldaş idim ben
Şükür matlabımı getirdim ele Gül oldum feryadı verdim bülbüle Cem olduk bir yere Ehlibeyt ile Kırklar meydanında ferraş idim ben
Ikrar verdik cümle düzüldük yola Sırrı faşetmedik asla bir kula Kerbala’da Imam Hüseyin’le bile Pak ettim dameni gül taşıdım ben
Şu fena mülküne çok geldim, gittim Yağmur olup yağdım, ot olup bittim Urum diyarını ben irşat ettim Horasan’dan gelen Bektaş idim ben
Gâhi nebi gâhi Veli göründüm Gâhi uslu gâhi deli göründüm Gâhi Ahmet gâhi Ali göründüm Kimse bilmez sırrım kallaş idim ben
Şimdi Hamdülillah Şiri dediler Geldim gittim zatım hiç bilmediler Sırrımı kimseler fehm etmediler Hep mahluk kuluna kardaş idim ben.
|