|
Halk Edebiyatı -
Tekke Edebiyatı Nazım Şekilleri
|
|
Şathiye (şathiyyât-ı sofiyyâne), tasavvufla ilgili konular, mecazların ve simgelerin kullanıldığı kapalı bir dille, çoğu kez alaycı bir biçimde anlatan tekke şiiri türüdür. Genellikle Bektaşi şairlerince söylenir. Biçim bakımından koşma gibidir. 7, 8 ve ll'lik hece ölçüsüyle söylenir; çoğunlukla, 3-7 dörtlükten oluşur. Çıkdum erik dalına anda yedim üzümü, Bostan ıssı kakıyup der ne yersin kozumu. Agrılık yaptı bana bühtan eyledim ona, Çerçi de geldi eydür kanı aldın kuzumu.
Kerpiç koydum kazana poyraz ıle kaynattım, Nedür diye sorana bandum verdüm özünü.
İplik virdüm çulhaya sarup yumak itmemiş, Becid becid ısmarlar gelsün alsun bezini.
Bir serçenin kanadın kırk katıra yükledüm, Çift dahı çekemedi şöyle kaldı kazanı.
Bir sinek bir kartalı salladı vurdu yere, Yalan değül gerçekdür ben de gördüm tozunu.
Bir küt ile güreşdüm elsüz ayağum aldı, Güreşip basamadum köyündürdü özümü.
Kaf dağından bir taşı şöyle atdılar bana, Öğlelik yola düşdi bozayazdı yüzümü.
Balık kavağa çıkmış zift turşusun yemeğe, Leylek koduk toğurmış baka şunun sözünü.
Gözsüze fisıldadum sağır sözüm işitmiş, Dilsüz çağırup söyler dilümdeki sözümü.
Bir öküz boğazladum kakıldum sere kodum, Öküz ıssı geldi eydür boğazladun kazumu.
Bundan da kurtulmadum nidesini bilmedüm, Bir çerçi geldi eydür kanı aldun gözgümi.
Tospağaya sataşdum gözsüz sepek yoldaşı, Sordum sefer kancaru Kayseri ye azimli.
Yunus bir söz söyledün hiçbir söze benzemez, Münâfiklar elinden örter mânâ yüzünü.
|