|
Hikmetlerde din konuları şairin anlayış ve sezgilerine göre işlenir. Hikmet adı, genel olarak Ahmet Yesevî'nin şiirlerine verilmiştir. Zaten kendisi de meydana getirdiği divana, Divan-i Hikmet ismini vermiştir. Ahmet Yesevî şiirlerinin çoğunu aruzla yazmıştır. Hece vezniyle yazdığı manzumelerinde de en çok (7 + 7 = 14) ölçüsünü kullanmıştır. Bu arada Yunus Emre'nin de hikmetler yazmış olduğunu unutmamak gerekir.Hikmetler, genel karakterleri bakımından, okuyucuyu din konuları üzerinde düşünceye sevkecici manzumelerdir. Yunus Emre'nin bu alandaki şiirleri İlâhi adını taşır. Aşağıda Yesevî'den bir hikmet örneği Ol Kaadir-niın kudret bilen nazar kıldı Hurrem bolup yir astığa girdim mına Garip bendeng bu dünyadan güzer kı'dı Mahrem bolup yir astığa girdim mına Zâkir bolup, şâkir bolup Hak-nı taptım Şeyda bolup, rüsvâ bolup candın öttüm Andın songra vahdet meydin katre tattım Hemdem bolup yir astığa girdim mına Ahmet Yesevî Dörtlüklerin anlamlan şöyledir :Güçlü Tanrım şöyle bir kudretle baktı, bundan sevinç duyarak yer altına girdim işte. Tanrım, garip kulun dünyasından geçti şimdi. Bir dost olarak yer altına girdim işte.Zikreyledim, şükreyledim, Hakka taptım; delli oldum, ayıplandım, candan geçtim. Ondan sonra birlik şarabından bir damla tattım. Peygamber'le hemdem olup yer altına girdim. Ahmet Yesevî bu hikmetini, Peygamberin ölüm yaşı olan 63 yaşına geldiği zaman, yer altında yaptırdığı ve kalan ömrünü içinde geçirmek istediği çilehane'de yazmıştır. Çünkü Yesevî'ye göre madem ki Peygamber bu yaşta yer altına girmiştir, kendisinin de bu yaştan sonra yer yüzünde yaşamasına bir sebep yoktur.
|