|
Halk Edebiyatı -
Aşık Edebiyatı Nazım Şekilleri
|
|
Aşık Edebiyatında sevgi, doğa ve ayrılık duygularının işlendiği, hece ve aruz ölçüsüyle söylenen iki ayrı şiir biçiminin adı. Bu iki şiir biçiminin kendilerine özgü ezgileri de vardır. Hece ölçüsüyle söylenen semai uyak düzeni bakımından koşmaya benzer; xaxa, bbba, ccca... biçiminde uyak alan semailerin bazılarında ilk dörtlüğün abab ya da aaxa gibi değişik biçimlerde uyaklandığı da olur. Hece ölçüsünün ya 4+4 duraklı ya da duraksız 8'li kalıbıyla söylenir. Genel olarak semailer 3-5 dörtlükten oluşur. Saz eşliğinde özel bir ezgi ile okunur ve koşmadan daha canlı ve uçan bir üslubu vardır. Âşıkların aruz ölçüsünün mefâîlün / mefâîlün / mefâîlün / mefâîlün kalıbıyla söyledikleri semailerin dize sayısına ve buna bağlı olarak kurulan uyak düzenine göre gazel, murabba, muhammes ve müseddes gibi biçimleri vardır. Her beyti iç uyak ile dört eşit kısa dizeye bölünebilen gazel biçiminde yazılmış semailere "musammat semai" denir. Bu semai türünün kısa dizelere bölünmesi durumunda 8'li hece ölçüsüne uygun yapılan ve iki mefâîlünden oluşan bir şiir ortaya çıkar. Aruz ölçüsü ile söylenen semailerde her dizenin sonuna mefâîlün / faulün ya da mefâîlün / mefâîlün ziyadesi getirilerek müstezada benzeyen "ayaklı semai" (ya da yedekli semai) oluşturulur. Dağ salına konan kervan, Yağmur yağar gerilenir. Bir kötüye düşen dilber, Ölmez ama, zarilenir.
Bizim ilde bir gül biter, Vakti gelince tez yiter. Her kötü de bir söz atar, Bitmiş işim gerilenir.
Ovalarda olur harman, Yanakların derde derman. Gönül dediğin değirmen, Ufaklanır, irilenir.
Karac'oğlan der ki: İller, Bahçende açılmış güller. Koç yiğide düşen dilber, Al çiçekle korulanır.
|