|
Heykeltıraşlar -
Heykeltraşlar
|
|
İlk öğrencisi olduğu Sanayi-i Nefise Mektebi (Güzel Sanatlar Akademisi) Heykel Bölümü'ne girişi bir raslantı sonucu gerçekleşen (okulun çevresinde gezinirken, müdür Osman Hamdi Bey'le karşılaşmış ve okula girmek isteyip istemediği yolundaki bir soruya olumlu yanıt verince, Heykel Bölümü'nün başında bulunan Oskan Efendi' nin atölyesine kaydını yaptırmıştı) İhsan Özsoy, dokuz yıl süren öğreniminden sonra burayı birincilikle bitirdi ve 1891'de uzmanlık için Paris'e gönderildi. Orada Osman Hamdi'nin önerisine uyarak, önceleri J.-B. Gustave Deloye'nın yanında bir süre çalıştıysa da sonradan Güzel Sanatlar Okulu'na geçti. Burada Arthur Soldi'den ve Thomas'dan ders aldı. 1895'te öğrenimini bitirince yurda döndü. Bir arkadaşıyla özel bir heykel atölyesi açtıysa da, toplumun heykel sanatı karşısındaki olumsuz tutumu nedeniyle, atölyeyi kapatmak zorunda kaldı. 1897'de eski adı Asâr-ı Atika olan Arkeoloji Müzesi'nde eski eser onarımında çalıştı. Oskan Efendi'nin Akademi'deki görevinden emekliye ayrılması üzerine, onun yerine heykel atölyesi öğretmenliğini yürüttü. Bu görevinin yanı sıra, 1912'de Kız Sanayi-i Nefise Mektebi'nin heykel bölümünde de çalıştı. Arkeoloji Müzesi'nin ünlü yapıtlarından İskender Lahdi'nin onarımında, Oskan Efendi'ye yardım etti, 1933'te de Akademi'deki görevinden emekli oldu. SANATI İhsan Özsoy'un günümüze kalmış olan heykellerinin sayısı oldukça azdır. Türkiye'de heykel sanatının gelişmesinde, bu dalla ilgili eğitim ve öğretimin canlanmasında önemli katkıları bulunan Özsoy'un, şimdi İstanbul Resim ve Heykel Müzesi'ndeki iki portre heykeli (Kerime Salahur ve Nimet Hamm büstleri) bu sanatçının, daha çok bu türde çalışmış olabileceği izlenimini vermektedir. Kadıköy Süreyya Sineması sahnesinin üzerine yaptığı dans eden çocuklar frizi ve bu frizin iki tarafına yerleştirdiği iki genç figürü de, ondan günümüze kalmış sayılı yapıtlardan biridir. Büstlerinde doğaya bağlı ve bir ölçüde akademik anlayış, onun kendi dönemindeki yetişme koşullarıyla ve eğitim ilkeleriyle yakından ilgili görülebilir (Paris'ta Deloye'nın atölyesini bırakmasında başlıca neden, kendisine doğadan çalışma olanağının verilmemiş olmasıydı).İhsan Özsoy, bu yüzyılın başında emekleme dönemini yaşayan çağdaş Türk heykel sanatının öncülerinden biridir.
|