|
Rus kökenli heykelci kardeşler:Antoine Pevsner (Orel, 1886-Paris, 1962) ve Naoum Neemia Pevsner(Briansk, 1890-Waterbury, Connecticut, 1977). Antoine Pevsner Fransız uyruğuna, Naum Gabo olarak bilinen Naoum Neemia Pevsner de A.B.D. uyruğuna geçmiştir. Önce Kiev Güzel Sanatlar Okulu 1909), daha sonra da Petersburg Güzel Sanatlar Akademisi'nde (1912) öğrenim gören A. Pevsner, Ortaçağ Rus sanatına ve Bizans ikonalarına, resmi öğretimden çok daha duyarlıydı; sanat yaşamına resimle başladı, 1915'teri sonra heykelciliğe yöneldi. Paris'te 1911 ve 1914'te kaldığı süreler içinde yurttaşı olan ve kübizmi öğrenmesine katkıda bulunan Archipenko ile dostluk kurdu. N. Gabo'ysa sanat yaşamına daha geç bir dönemde başladı. Gerçekten de Almanya'ya yaptığı bir yolculuk sırasında önce Berlin'de kaldı; ardından Münih'te tıp, doğa bilimleri ve mekanik öğrenimi gördü; sanata olan eğilimini sanat tarihçisi Heinrich Wolfflin aracılığıyla fark etti. Birinci Dünya savaşı başladığında iki kardeş tatillerini geçirmek üzere Rusya'da bulunuyordu; N. Gabo, Oslo'ya gitti; A. Pevsner de 1915'te Norveç' te kendisine katıldı. Burada resim yapmayı (Beyaz Domino, 1914; Palyaço Başı, 1915) sürdürdüğü halde, Gabo'nun çalışmalarından (1914'te Ar-chipenko'nun gerçekleştirdiği Çok renkli Baş tarzında katlanmış metal, tahta, karton ya da selüloyit levhalar) gözle görülür bir biçimde etkilendi. 1917 baharında Rusya'ya dönen A. Pevsner, Moskova'da güzel sanatlarla uygulamalı sanatların bir arada öğretildiği bir okulda ders vermekle görevlendirildi. Kandinski, Maleviç, Tatlın, Mansurof ve kendisiyle aynı tarihte dönmüş olan Gabo'yla birlikte Ekim Devrimi'nden sonraki, süprematizmden konstrüktivizme kadar bir özgün girişimler bolluğuna yol açan sanat hareketine etkin bir biçimde katıldı. Kübizmden ve Tatlin'in kuramlarından kaynaklanan konstrüktivist sanat görüşleri, bu tarihten başlayarak Pevsner ve Gabo'nun çalışmalarını yönlendirdi. 5 Ağustos 1920 de yayımladıkları Gerçekçi Bildirge adlı çalışmada, özellikle hacmin tek uzamsal kavram olmadığını, sanatın uzam ve zaman kavramlarına, iki temel öğe olarak dayanması gerektiğini açıkladılar; bu çalışma konstrüktivizme temel bir kuramsal katkı sağladı. Bununla birlikte, açıklanan ilkeler, A. Pevsner ve N. Gabo tarafından, ancak 1922'den, yani N. Gabo ve kardeşinin S.S.C.B'nden ayrıldığı tarihten sonra gerçek anlamda uygulandı. A. Pevsner 1924'te kesin olarak Paris'e yerleşti ve burada 1930'da Fransız uyruğunu seçti; N. Gabo'ysa, önce Berlin'de (1922), ardından Paris' te (1932-1935; bu süre içinde iki kardeş Abstraction-Creation [Soyutlama-Yaratma] topluluğuna katıldılar) ve on yıl süreyle İngiltere'de (1936-1946) kaldıktan sonra A.B.D'ne göç etti. YAPITLARI Pevsner'in geliştirilebilen yüzeyler (1936-1938), yapılar (sarmal biçiminde, 1943; dinamik, 1947), freskler (Okyanus'taki Hayvan Topluluğu, 1944), sütunlar (Barış Sütunu, 1954) gibi büyük yapıtlarıyla, geometrik ve mimari (konstrüktivizm) bir anlatımdan, tunçtan prizmatik yüzeylerin kozmik simgeselliğine geçilir; bu tunçtan prizmatik yüzeyler, ışığı titreştirir ve uzamın uğrayabileceği sonsuz gelişmeleri maddesel kılar (Kuşun Havalanması, General Motors'un Bilimsel Araştırma Enstitüsü, A.B.D.). N. Gabo'nun yaptığı kompozisyonların çoğuysa mimari bir özellik taşır; bu durum henüz 1923-1924 yıllarında gerçekleştirmiş olduğu yapıtlarda bile belirgindir (camdan, plastikten, metal ve tahtadan Sütun, 1923, New York; Bir Ha valimam İçin Anıt Maketi, 1924-1925). 1936'ya doğru sanatçınm dik açı kullanımından vazgeçerek çalışmalarında naylon ipler ve saydam plastik maddeden çubuklar (özellikle biçimleri daha kıvrıntılı,çizgileri daha bükülgen olan heykellerde) kullanmaya yöneldiği görüldü (Küresel Bir Motif Üstüne Çeşitlemeler, 1937). N. Gabo büyük boyutlu yapıtlar (Rockefeller Center İçin Anıt, 1949, New York; çelikten Bijenkorf Anıtı, Amsterdam, 1954-1957) gerçekleştirerek mimari kesinlik ile uzamda geliştirilen çizgisel yapı arasında bir çeşit denge sağladı.
|