Felsefe

Fotoğraf

Germaine Richier PDF Yazdır e-Posta
Heykeltıraşlar - Heykeltraşlar

Montpellier Güzel Sanatlar Okulu'ndaki öğreniminden (1922-1925) sonra Paris'te Bourdelle'in kişisel atölyesin­de çalışmaya başlayan(1925) Germaine Richier, Max Kaganovitch galeri­sinde açtığı ilk kişisel sergisinden son­ra 1934'te Blumenthal heykel ödülü­nü kazandı. O sıralarda üslubu, kla­sik bir esin biçiminin ötesine geçemi­yordu. Sekiz yıllık bir çalışmadan son­ra, 1944'e doğru sanatçı kendine öz­gü kesin çalışma biçimini buldu; bu­nun "zayıf" ya da "güçsüz" anlatım­cılık olarak nitelenmesi, yonttuğu hac­min bazı bölümlerine uyguladığı aşırı incelikten kaynaklanıyordu.

   

Bu aşırı incelik merakına, gelişmesi­nin sonucu olarak nitelenebilecek, ke­narları tırtıklı, delikli, pürtüklü biçim­lerden oluşan bir yapı ya da daha doğ­rusu "birdenbire belirme" denk dü­şer; heykelci bazen söz konusu biçim­leri, aralarına gerdiği tellerle birbi­rini bağlamış ve böylece, belirmekte olan bir biçimden, hacimli, soyut bir biçime geçişi sağlamaya çalışmıştır. Hayali düzlemlere dayalı olan bu hacimli biçimin işlevininse bir çeşit "kazanma" hareketi içinde çevrede­ki uzama egemen olma, sahip çıkma olduğu sanılır (Örümcek; Çift; vb.). 1950'de Germaine Richier'nin Assy Kilisesi için gerçekleştirmiş olduğu İsa Heykeli büyük bir skandala yol açmış ve inanç sahibi pek çok kişinin kültür alanındaki konformizmi ile sa­natçının özgürlüğü arasında var olan karşıtlıkla ilgili olarak ardı arkası ke­silmeyen tartışmaların başlamasına neden olmuştur.

 Bir yıl sonra, Sao Paulo ikiyıldabir sergisinde heykel ödülünü kazanan sanatçı, 1956'da Paris'teki Art Mo­derne Ulusal Müzesi'nde düzenlenen sergi sayesinde büyük ilgi gördü. Richier'nin yaratıcı gücü en iyi nesnelerdeki insanbiçimcilikte (Su , tunçtan, 1953-1954), karma düşüncede (Karın­ca, tunçtan, 1953) ya da bir değişim anında (Fırtına, 1947-1948; Kasırga 1949) kendini belli eder. Düşselliğin gereklikleriyse sanatçının heykelini hiçbir biçimde gerçek yaşamdan koparmaz. Biçimler bir çeşit gerilim içinde tükenir ve yeniden doğarlar (Boğa Güreşi, tunçtan. 1953). Söz ko­nusu gerilim, '"dipleri boyalı kurşun" yığışımları, renkli camlar (1952) ya da çokrenkli büyük alçılar (At, 1957-1958) arasından, kimi zaman, "kaygıyı" kendi tuzağına düşürmek üzere bir oyun görünümüne bürü­nür.
 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle