Felsefe

Fotoğraf

Hakkı Atamulu PDF Yazdır e-Posta
Heykeltıraşlar - Heykeltraşlar

Türk heykelcisi (Nevşehir, 1912). 1934'te İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Heykel Bölümü'ne giren Hakkı Atamulu, önce Mahir Tomruk'un yanında çalıştı; sonra Rudolf Belling'in atölyesine geçti. Akademi' yi bitirdikten (1938) sonra, Belling'in önerisine uyarak, sanatını geliştir­mek amacıyla Almanya'ya gitti, Frankfurt ve Berlin'de Garbo ve Arnobrekker'le çalıştı. Yurda dönünce 1946'da Nijat Sirel'le birlikte Malat­ya'daki Atatürk ve İnönü heykelleri­ni gerçekleştirdi. 1951'de projesini Yavuz Görey'in çizdiği İstanbul Üni­versitesi bahçesindeki üçlü figür grubunu yaptı. 1960'ta doğduğu yöre olan Derinkuyu'ya yerleşti. Be­lediye başkanı olarak 1972'ye kadar çalıştığı bu ilçede, heykellerden oluşan bir açık hava müzesi oluştur­maya çalıştı. Özellikle 1971-1972 yıl­larında 10 non-figüratif (soyut), 5 fi­güratif heykel içeren ve aralarında 9,70 m yüksekliğinde taştan Atatürk heykelinin de yer aldığı bir Kültür Sitesi'nin oluşturulmasında büyük çaba harcadı. 

ANIT—HEYKELLER 

Açılışı 23 Temmuz 1965'te yapılan Erzurum'daki Atatürk ve Erzurum Kongresi adlı anıt-heykel Hakkı Ata­mulu'nun en tanınmış yapıtıdır. Kaidesinde bir kabartma frizi halin­de Erzurum Kongresi'nin konu alın­dığı, Atatürk'ü ayakta asker ünifor­masıyla temel figür olarak anıtlaş­tıran bu heykelde, sanatçının konu­ya bağlı kalmakla birlikte, soyut et­kilere de büyük ölçüde açık olduğu görülür. Bütün akademik nitelikleri­ne karşın, özellikle Atatürk heyke­linde sert ve geometrik biçimlere, ayrıntıdan uzak temel işlevlere önemli yer verilmiştir. Ayrıca, Nev­şehir'deki Atatürk'ü at üstünde gös­teren taş heykel ile gene Nevşehir' deki Damat ibrahim Paşa heykelin­de de, söz konusu özelliklere rastlanır. 1946'da açılışı yapılan Damat İbrahim Paşa heykeli, bronz malze­menin etkileyici havası ile Osmanlı tarihinin ünlü bir kişisini yansıtan tarih bilinci arasında, zorlamasız bir dengenin bulunduğunu ortaya koyar. Gene bronza dökülmüş olan Malatya'daki İnönü heykeli de, yük­sekliği 6 m'yi bulan anıtsal görkemiyle, Cumhuriyet Türkiyesi'nin çağ­daşlık savaşını yansıtır. 

Hakkı Atamulu'nun figür özelliğini koruyarak ve malzemenin olanakla­rına bağlı kalarak heykelde ölçülü ve sınırlı soyutlamalara gitmesi, Ru­dolf Belling'in bir katkısı olarak yorumlanabilir. Ama sanatçıda, ay­nı dönemin anıt tasarımcılığını belli ölçütler üstüne oturtan geleneksel düşüncenin de etkili olduğu tartışma götürmez: ayrıca, çağdaş heykel kavramını doğup büyüdüğü yöreye götürmüş olması da, sanatçının kişi­liği açısından ilgi çekici bir özellik­tir.

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle