|
Romanın Başlıca Karakterleri Genç adam: Yazar olmak istiyor, günleri açlık içinde geçiyor.Madam Gundersen: Genç adamın ev sahibi.Bay Christie: Gazeteye iş ilanı veren dükkân sahibi.Matmazel: Genç adamın sokakta tanıştığı ve âşık olduğu kız. Roman 1888'de Oslo (Kristiania) da geçer. Kristiania kentinin yumruğunu yemedikçe kimse burayı bırakıp gidemez. Genç adam bir tavan arasında yoksulluk içinde yaşamaktadır. Arada bir dergilerde çıkan yazılarından kazandığı küçük paralarla yarı aç yarı tok günlerini sürdürmektedir. Bütün gün parklarda dolaşmakta buralarda kendi gibi yoksul insanlarla banklarda oturup bazen onlarla sohbet ederek bazen de sinirlenerek vakit geçirmektedir. En lüks yemeği ise peynir ekmektir. Uzun zamandır istediği gibi bir yazı da yazamamıştır. Bu durum onu çok üzmüştür açlık beyninin boşaltmış gibidir. Eve döndüğünde bir sürprizle karşılaşır. Ev sahibinden mektup gelmiştir. Oturmakta olduğu evin kirasını ödemediği için evi hemen boşaltması gerektiğini çünkü bu kirayla geçinmekte olduğunu bildiren bir mektuptur. Hemen iş bulması para kazanması gerektiğini düşünür. Gazetede gördüğü bir iş ilanına başvurur. O gece sabaha karşı uyanır. Aklına gelen bir iki cümleyi karalamaya başlar. Sözcükler sel gibi akmaktadır. Yazdıklan 15-20 sayfa olmuştur. Bu yazıdan yüklü bir para kazanacağını düşünmektedir. Böylece bu kötü odadan kurtulacaktır. Hemen ev sahibine birkaç gün içinde borcunu ödeyeceğini bildiren bir mektup yazar. Çok sevinmekte, Tanrı'ya ve bütün dünyaya karşı minnet duymaktadır. Sabahleyin yazısını gazeteye götürür. Müdürün okumasını akşama gelip sonucu öğreneceğini söyler. Akşama kadar sokaklarda dolaşır. Saat 4'te gazeteye gider. Müdür yazıyı henüz okumadığını, okuyunca onu arayacaklarını söyler. Yatacak yeri ve hiç parası yoktur. Geceyi ormanda geçirmeye karar verir. Ertesi gün açlıktan ve geceyi soğukta geçirmiş olmaktan perişandır. Midesi bulanmakta ikide bir öğürmektedir. Yollarda yüksek sesle konuşmakta, ikide bir gülmektedir. Delirmiş gibidir. Battaniyesini almak için odaya uğradığında yazısının kabul edildiğini bildiren bir mektup bulur. Bu makale ona 10 kron kazandırmıştır. Kazandığının bir kısmıyla karnını doyurur, bir kısmını da kendisinden daha kötü durumda olduğunu düşündüklerine verir. Böylece yine parasız kalır. Geceyi yine ormanda geçirir. Soğuktan ve açlıktan perişan bir durumdadır. Sürekli ağlamakta, Tann'ya yakarmaktadır. Rehinciye verecek eşyası da kalmamıştır. Son olarak ceketinin düğmelerini rehin vermek ister ama rehinci alaycı bir bakışla onu geri çevirir. Açlıktan ve soğuktan tanınmayacak haldedir. Açlıktan saçları tutam tutam dökülmekte vücudunda yaralar açılmaktadır. Beyin hücreleri dumura uğramış gibidir. Tek bir satır bile yazamamaktadır. Yüksek sesle konuşup gülmekte, arkasından ağlama nöbetine tutulmaktadır. Bazen delirdiğinden kuşkuya düşmektedir. Sokaklarda dolaşırken kapısının önünde bir kız dikkatini çeker. Lambanın altında durup onu izlemektedir. Kızın dört gündür hep aynı yerde durup onu izlediğini hatırlar. Selamlaşırlar, sonra konuşarak birlikte yürümeye başlarlar. Açlığını ve yorgunluğunu unutmuştur. Tekrar buluşmak üzere sözleşirler. Yatacak yeri olmadığı için geceyi yine titreyerek sokaklarda geçirir.İş başvurusuna da olumsuz yanıt almıştır. Kaderine küfretmekte sürekli ağlamaktadır. Sokaktaki kızla yeniden karşılaşırlar. Kız onu eve davet eder. Fakat saçma sapan konuşmalarını dinledikçe ondan korkmaya başlar ve hizmetçinin geleceğini söyleyerek onu evden uzaklaştırır. Yıkılmıştır, onu yaşama bağlayacak hiçbir şey kalmamıştır. Tekrar açlığına ve ümitsizliğine geri döner. Ölmek ve bu dünyadan kurtulmak istemekte, Tann'ya sitemler yağdırmaktadır. Bir gün rıhtımda oturup denizi seyrederken, Rus bandıralı bir gemi görür. Kaptana kendisini tayfa olarak alması için yalvarır. Artık gemidedir ve Kristiania'ya hoşçakal demektedir
|