Felsefe

Fotoğraf

Beyaz Gemi PDF Yazdır e-Posta
Roman - Dünya Edebiyatı Roman Özetleri

Romanın Başlıca Karakterleri

Çocuk: Okuma sevinciyle düşlerle, söylencelerle büyüyen romanın başkahramanı.

Maral Ana: Masallarda geçen kutsal hayvan.Geyik.

Mümin: Çocuğun dedesi. Onu sever, yetiştirmeye çalışır.

Orozkul: Bekey Hala'nın kocası. Sevgisiz, hain bir adam

Bekey Hala: Orozkul'un karısı. 

 

Romanın kahramanı yedi sekiz yaşlarında bir çocuktur. İki masalı vardır. Biri kendinindir. Başka kimse bilmez. Öteki ona dedesinin anlattığıdır. Sonra ikisi de yok olup gider. Çocuk o yıl 7 yaşını doldurmuştur. Annesiyle babası ayrı olduğu için ona dedesi bakmaktadır. Dedesi dünyanın en iyi insanıdır. Bütün gün durmaksızın çalışır. Çiftlikteki bütün işleri o yapar. Karısının huysuzluklarına, damadının saygısızlıklarına kızı Bekey ve torunu için sessizce katlanır .Uğradığı haksızlıklara sessizce boyun eğer. Başkalarının yapması gereken işleri de o yapar. Büyüklük taslamayan, kendi halinde bir adamdır. Torununu ise çok sevmektedir. Torunu da onu çok sever. Zavallı çocuğun dedesinden başka hiç kimsesi yoktur. Çocuk dedesinin armağanı sahra dürbünüyle her gün Isık-Göl ü seyretmekte, içinde babasının olduğunu ve onu almaya geldiğini hayal ettiği "Beyaz Gemi"nin gelmesini beklemektedir. Balık olmak, Isık-Göl'de yüzmek, beyaz gemiye kavuşmak. Ve babasına selam vermek. Ben senin oğlunum demek. Ona her şeyi, yaşadıklarını, acılarını anlatmak...

 

Çiftlikteki her gün kavga gürültü içinde geçmek­tedir. Halasının kocası Orozkul huysuz bir adamdır. Çocuklarının olmamasından karısı Bekey'i suçlamakta sürekli içki içip onu dövmek­te, kaynatasına hakaretler etmektedir. Mutsuzluğu onu sevgisiz ve hain yapmıştır... Ayrıca tembel ve rüşvetçidir de. Bekey Hala da çocuğu olmadığı için çok mut­suzdur. Sürekli ağlamakta, Orozkul'u memnun edebilmek için onun her türlü hakaretine, dayak­larına sessizce katlanmaktadır. Çocuk ise kendi hayal dünyasında yaşamaktadır. Yatağa girince dedesinin anlattığı maral masallarını düşünmektedir. Efsaneye göre Boynuzlu Maral Ana onların soyunu yok olmaktan kurtarmıştır. Bu nedenle kutsal bir hayvandır. Dedesinin anlattığına göre onlara asla dokunmamak gerekir. Çok uzun yıllar önce onların ataları maralları öldürdüğü için gücenmişler, artık buralara gelmez olmuşlardır. Çocuk sürekli düşünmektedir. İnsanlar niçin böyle yaşarlar? Niçin bazıları iyi bazıları kötüdür? Niye bazıları mutlu bazıları mutsuzdur? Niye bazılarından herkes korkar da bazılarından kimse korkmaz?

 

 Ama bu soruların cevabını bulamamaktadır. Bir gün dedesi Orozkulla birlikte ormana tom­ruk çekmeye gider. Orozkul devletin yasak koy­duğu taze ağaçları el altından gizlice satmaktadır. O gün gene karısını öldüresiye dövmüştür. Bu çiftlikten, karısından, kayınpederinden nefret etmekte, şehre gidip yeni bir yaşam kurmak, buralardan kurtulmak istemektedir. Büyük bir hınçla ihtiyar adamı koca koca tomrukları tek başına çekmeye zorlamaktadır. Orozkul rüşvet aldığı adamları eve yemeğe çağırmıştır. Ormanda karşılarına çıkan maralları avla­mayı, böylece konuklarına güzel bir ziyafet çekmeyi düşünmektedir. İhtiyar adamın "onlar mübarek hayvan, öldürülmez" demesine çılgınca öfkelenmiş, bir hainlik planlamaktadır.

Çocuk avluya çıktığında, ağzına kadar etle dolu bir kazanla karşılaşır... Mümin Dede kazanın dibindeki odunları karıştırmaktadır. Çocuk dedesini hiç böyle görmemiştir. Yaşlı adam torununa uzak, tuhaf bir bakışla bakmaktadır. Çocuğu neredeyse iterek yanından uzaklaştırır. Biraz ilerde Orozkul bir adamla et paylaşmak­tadır. Yerde kanlar içinde Boynuzlu Maral Ana'nın başı durmaktadır. Çocuk gözlerini kesik baştan ayıramaz. Donup kalmıştır. Birden içi öfkeyle dolar. Hayallerinin bir parçası olan Boynuzlu Maral Ana'yı öldüren bu insanları cezalandırmak istemektedir. Midesi bulanmakta, kusacak gibi olmaktadır. Avluda dedesi kımıldamadan yerde yatmaktadır. Torununa Boynuzlu Maral Ana'nın kutsallığını anlatmış, onu buna inandırmıştır. Sonra da anlat­tıklarına kendisi ihanet etmiştir. Bunu talihsiz kızı ve torunu için yapmıştır. İşte bunun için ölü gibi yatmaktadır. Çocuk dedesine "balık ola­cağım dede ve yüzüp buralardan gideceğim " diye bağırır. Fakat dede ölü gibi yatmaktadır. Çocuk çaya doğru yürür ve hemen suya girer ve akıntı alıp onu götürür.

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle