Felsefe

Fotoğraf

Gün Olur Asra Bedel PDF Yazdır e-Posta
Roman - Dünya Edebiyatı Roman Özetleri

Romanın Başlıca Karakterleri 

Yedigey Cangeldi: Boranlı'ya bağlı bir tren istasyonunun makasçısı.Ukubala: Yedigey'in karısı.Kazangap: Yedigey'e iş bulan, ev veren dostu, arkadaşı.Karanar: Kazangap'ın Yedigey'e armağanı olan çift hörgüçlü deve.Abutalip Kuttubayev: Boranlı'nın en bilge kişisi, savaşta esir düşer, yazdıklarından dolayı tutuklanır. Zarife: Abutalip Kuttubayev'in eşi.  (Romanın bir başka çevirisi de Mehmet Özgül tarafından yapıldı, "Gün Uzar Yüzyıl Olur" adıyla yayımlandı.)

Roman, Sarı-Özek bozkırının Boranlı tren istasyonunda yaşayan beş altı aileden biri olan Kazangap'ın ölümüyle başlar. Boranlı istasyonunun makasçısı Yedigey'in karısı Ukubala, kocasına dostları Kazangap'ın öldüğünü haberini götürür. Gözyaşlan içindedir. Her ikisi de üzülmüştür. Yedigey, cenaze hazırlıkları için Boranlı'ya gider. Bu arada Sovyet - Amerikan uzay çalışmalan, Parke Uzay Üssü yapılmaktadır. Yedigey, aziz dostu, can yoldaşı Kazangap'ın ölümüne, böylesine ilgisiz ve kimsesiz bir şekilde bu dünyadan gitmesine çok üzülür. Çünkü ölen Kazangap, onun Sarı-Özek bozkırına yerleşmesine ve sağlığına kavuşmasına çok yardımcı olmuştur. Savaştan döndüğü yıllarda Yedigey Cangeldi, işsiz, hasta ve güçsüzdür. Savaşa gitmeden önce Aral Gölü'nde balıkçılık yapmaktadır. Savaştan güçsüz ve yorgun dönen Yedigey'e bozlar ikliminin iyi geleceğini söyleyerek onu Boranlı istasyonuna götürmüş, iş ve ev vermiştir. Dahası yeni yavrulamış devesini yavrusuyla Yedigey'e vermiş, sütünün yarısını kendisinin içmesini, diğer yansını da yavru Karanar'a içirmeyi hiç unutmamasını istemiştir. Bugün boyu poşu, gücü ve gösterisiyle bölgenin en görkemli çift hörgüçlü devesi olan Karanar, ölen Kazangap'ın hediyesi ve Yedigey'in süt kardeşidir.

  

Yedigey ve eşi Ukubala, Boranlıya döner ve cenaze hazırlıklarına başlanır. Ölenin oğlu Sabitcan ve kızı kentte yaşamaktadır. Onlara da haber gönderilir. Her ne kadar oğul Sabitcan eğitim görmüş biriyse de güvenilir biri değildir. Cenaze hazırlıkları tamamlanır. Cenaze Karanar'a yüklenir ve Boranlı'dan uzakça bir yerde olan Ana-Beyit Mezarlığı'na doğru yola çıkılır. Yolculuk sırasında Yedigey'in kafasından tüm bir yaşamı, meydana gelen olaylar gözünün önünden bir film şeridi gibi geçmeye başlar.

  

Önce Ana-Beyit Mezarlığı ve efsanesini hatırlar, oğlu tarafından öldürülen bir ananın acıklı hikâye­sidir bu. Yedigey çok hüzünlenir. Abutalip Kuttubayev, eşi Zarife ve çocuklarını hatırlar. Abutalip, savaşta esir düşmüş, Partizanlılarla birlikte savaşmış ve geri dönmüştür. Boranlının en bilge kişisidir. Yazdıklarından dolayı tutuklanır ve orada ölür. Yedigey, Zarife'ye umutsuz bir aşkla tutulur. Bunu hiçbir zaman Zarife'ye açamaz. Zarife çocuklarıyla birlikte Boranlı'yı terk eder. Bu aşk Yedigey'e Sarı-Özek'te yaşanmış ve destanlaşmış başka bir aşkı, Raymanlı Ağa ile Begümay arasındaki trajik aşkı hatırlatır ve çok üzülür. Balıkçılık yaptığı ve karısının ilk çocuğuna hamile olduğu yıllar aklına gelir. Özlemle geçmişi düşünür. Burada cenaze alayı Ana-Beyit Mezarlığı'na yaklaş­maktadır ve zaman da daralmaktadır. Yedigey yeniden Abutalip'in ölümünü ve karısı Zarife'ye karşı duyduğu gizli aşkı hatırlar. Boynunda hâlâ onun hediyesi olan atkıyı okşar, içi burkulur.

 

Kendisini ve eşinin yaşlandığını ve ihtiyarlığa hazırlanması gerektiğini, olgunlaştığını düşünür. Cenaze alayı Ana-Beyit Mezarlığı'na giderken Yedigey, kendisinin ve ulusunun geçmişini, acı-tatlı yanlarını bir bir gözlerinin önünden geçirir. O gün onun için "asra bedel bir gün" olur. Yetkililer cenazenin gömülmesine izin vermez. Öte yandan, Rus-Amerikan ortak araştırması sonunda kozmonotlar, uygarlık düzeyi Dünya'nınkinden çok daha yüksek bir gezegen keşfederler. Bu gezegende yaşayanlar Dünya'lılarla iletişim

 

kurmayı düşünürler. Ama daha yüksek bir uygarlığı, daha iyi bir yönetimi kendileri için zararlı gören Dünyalı yöneticiler, bunu istemezler. Eserde bilimkurgulu bir bölüm de Dünyanın geleceğine göndermelerde bulunur.

 

Yedigey Cangeldi, Ana-Beyit'i uzay üssü yapanlardan hesap sormak için Karanar'ın sırtında Ana-Beyit'e döner. Tam kapıya vardığında uzay üssünden uzaya roketler fırlatılmaktadır.

 

Roman şu vurguyla sona erer:

"Bu yerlerde trenler doğudan batıya, batıdan doğuya gider gelir, gider gelirdi. Bu yerlerde demiryolunun her iki yanında, ıssız,engin, sarı kumlu bozkırların özeği Sarı-Özek uzar giderdi..." 
 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle