|
Holden, Pencey’de okumaktaydı. İngilizce hariç tüm dersleri zayıftı. Oda arkadaşı olan Stradlater, yakışıklı, şımarık, kendini beğenmiş ve kızlardan başka işi olmayan ukala ve düzenbazın tekiydi. Holden’in yan oda arkadaşı ise Ackley adında,durmadan tırnaklarını yiyip yere tüküren, pislik ve sevimsiz bir çocuktu. Holden, oda arkadaşının eski kız arkadaşıyla takılması nedeniyle bir akşam Stradlater ile fena bir şekilde kapışıp sinirlerinin son derece bozuk olması nedeniyle Pencey’i terk eder. Holden, Pencey’den ayrılmadan önce arkadaşına sattığı daktiloya karşılık aldığı yüklü bir miktar parayla yola koyulur ve New York’a gider. Yolda başına gelmedik şey kalmaz. New York’a giden Holden daha Noel tatili başlamadığından eve gidemez. Ailesinin okuldan atıldığını anlamamasını ister. Çünkü bu atıldığı okulların dördüncüsüdür. Holden, o gece çok içmiştir. Bir taksiye atlar ve taksiciye saçma sapan sorular sorar. Ona Kışın havuzun donmasıyla ördeklerin nereye gittiğini? sorar. Taksici Holden’in ne demek istediğini anlamaz ve onu taksiden atar. Holden o geceyi sokakta geçirir. Holden’in sabah uyanır uyanmaz ilk işi kendine bir otel odası bulmaktır. Holden cebindeki parayı yavaş yavaş savurmaya başlar. Kendisini berbat, pislik ve iğrenç bir otel odasının içinde bulur. Cebinde fazla parası kalmadığı için bu otel odasını tutmak zorunda kalmıştır. Holden, biraz dinlendikten sonra, havanın kararmasıyla otelin en alt katında bulunan bara iner. Holden, yaşının küçük olmasına rağmen boyu uzun olduğu için yaşını büyük göstermeye çalışır ve barmenden içki ister. Barmen biraz terettüt içinde şaşırarak Holden’in yaşını sorar. Holden, beklemediği bu soru karşısında şaşırır ve sert bir tavırla içkisinin getirilmesini ister. Holden, o gece çok içer ve odasına çıkmak üzere asansörü bekler. Asansör görevlisi Holden’e bir gecelik kız ister misin? diye sorar. Holden, beklemediği bu soru karşısında biraz terettüt ile asansör görevlisinin teklifini kabul eder ve anlaşırlar. Holden, odasına çıkar ve kızı beklemeye başlar. Holden, kafasındaki soru işaretleriyle düşünürken kapı çalınır. Holden, biraz heyecanla kapıyı açar ve kızı karşısında görür. Kızı içeriye alır ve yaptığının yanlış olduğunu anlar ve bunu kıza anlatmaya çalışır. Kızın parasını vererek onu geri gönderir ve o gece Maurice’den ağır bir dayak yer ve o gecenin sabahı otelden ayrılır. Cebinde parası kalmadığı için Holden kız kardeşi Phobeyle buluşmaya karar verir. Holden, kız kardeşi Phobe’den aldığı parayı harcamamak için eski hocası olan bay Antoli’nin evine gider ve o geceyi bay Antoli’nin evinde geçirir. Bay Antoli’nin sapıkça davranışları karşısında rahatsız olur ve evi terk eder. Holden Noel’e iki gün kala uzaklara gitmeyi planlar ve Phobe’ye bir not yazar hem onunla son kez görüşüp konuşmak hemde ondan aldığı parayı geri vermek için onunla buluşmaya karar verir. Ama planında olmayan şeyler gerçekleşir. Phobe’de onunla gitmek ister. Ama bunun mümkün olmayacağına karar veren Holden tekrar eve döner. ‘’Bundan sonra ise onu yepyeni bir hayat bekliyordur. Fakat uçuk fikirleriyle hayatı sorgulamaya devam edercektir.’’
|