(Romanın kahramanı) Signor Tenente, İtalya-Avusturya savaşında, Kuzeydoğu İtalya'daki Udine Vadisi'nde bulunan bir İtalyan birliğinde sağlık görevlisi olarak çalışan Amerikalı bir gençtir, Udine'de oturan Kral, durumun nasıl gittiğini görmek için, çatışmaların yaşandığı bu bölgeye her gün gelir. O kış durum kötüdür ve sadece kolera salgınında yedi bin kişi ölür.
Ertesi yıl pek çok zafer kazanılır. Bölük ovanın ardındaki ırmağı geçip Gorizia kasabasına yerleşir. Artık savaş, hemen ötelerindeki dağlarda, bir mil ötede yaşanmaktadır. Kasabada yaşayanlar vardır; hastaneler, kahveler, biri erler, öteki subaylar için iki genelev bulunmaktadır. Subaylar, kasabada, vakitlerini içki ve fahişelerle geçirir. Subaylar arasında, vakit geçirmek için başvurulan bir diğer yol da, genç ve ciddi olan birlik Papazına şaka yapmaktır. S. Tenente, papazın derin inanışlarına ve bu ülkeye beslediği sevgiye karşılık ona saygılıdır. Kışa doğru S. Tenente izne çıkar.
S. Tenente, birliğine döndükten iki gün sonra, en yakın arkadaşı Rinaldi aracılığıyla, Cutherine Barkley'le tanışır. C. Barkley, İngiliz hastanesine yeni gelmiş, gönüllü bir hastabakıcıdır. Yarım kan İskoç olan Barkley, 1915'ten beri hastabakıcılık yapmış, sekiz yıl birlikte olduğu sevgilisini savaşta kaybetmiş biridir. S. Tenente, ilk başta C. Barkley'i güzel ve ele geçirilebilecek bir av olarak düşünür. İkinci buluşmalarında, Barkley, S. Tenente'yi kesinlikle reddeder ve ardından, bir an sonra, kendisine sarılmasına ses çıkarmaz. C. Barkley ikisi arasındaki aşkın istikbalinden kehanetle bahseder. Signor Tenente, kadının, muhtemelen biraz kaçık olduğunu veya harpte ölen nişanlısının matemini çektiğini sanır. S. Tenente, tam bir yakınlıkla kıza bağlanmaz, fakat C. Barkley'den uzak kaldığı zamanlarda da, kendisinin "yalnız ve boş" olduğunu hisseder.
İlk buluşmaları üzerinden bir hafta geçmeden, S. Tenente'nin cankurtaranların başında, cepheye gitmesi emredilir. Bir top hücumu sırasında S. Tenente ve onun ambulans şoförü arkadaşları sığ bir sipere gizlerler. Sığınakta yemek yerlerken, civarda patlayan bir bomba, erlerden birini öldürür ve S. Tenente'yi de başından ve bacalarından ciddi bir şekilde yaralar. Bir ambulans ile Sahra hastanesine kaldırılır. Burada S. Tenente'nin Rinaldi adındaki arkadaşı ve papaz ziyaretine gelir.
S. Tenente, daha iyi tedavi imkanlarına sahip olan Milano'daki "Amerikan Hastanesi"ne yatırılır. C. Barkley de daha sonra hastabakıcı olarak Milano'ya gönderilir. Burada S. Tenente ve C. Barkley birbirlerini sevdiklerini itiraf ederler ve aşk hayatı yaşarlar.
Ameliyat için doktorun, gezmek için gittiği yerden dönmesini beklerler. Çok sonraları gelen doktor, S. Tenente'nin kalçasındaki çelik parçalar» ameliyatla çıkarır. Parçalanmış dizinde ameliyat yapılması için altı ay beklenmesi gerektiğine karar verir. S. Tenente buna karşı çıkınca, Valentini adındaki bir diğer doktor, ertesi sabah ameliyat yapmayı kabul eder.
Yaz boyunca süren nekahet devresinde S. Tenente ve C. Barkley bir birlerinin sevgilileridirler. S. Tenente evlenmek ister, fakat C. Barkley buna gerek olmadığını söyleyerek, "biz özel olarak evlendik'' der. Ayrıca, C. Barkley, bir dini olmadığı için evliliğin kendisi için önemli olmadığını ifade eder. Hastanede, gece nöbetlerini C. Barkley alarak daha fazla birlikte olma imkanına kavuşurlar. Barkley'in iş aralarında da mümkün olduğunca görüşürler; gündüzleri Ferguson'la birbirlerine notlar yazıp gönderirler.
S. Tenente'nin dizi çabuk iyileşir, önce koltuk değnekleriyle sonra bastonla yürümeye başlar. Bazen Ferguson ve Barkley'le at yarışlarına giderek vakit geçirirler. Artık Uç haftalık iyileşme izninden sonra cepheye dönecektir. S. Tenente.
S. Tenente, cepheye dönmeden, C. Barkley, gebe olduğunu söyler. Bir an için huzursuzlaşan S. Tenente, kendisinin de bir çocuk istediğini belirtir. Barkley, S. Tenente'ye cephede iken, her şeyin yolunda gideceğini ve üzülmesine gerek olmadığını söyler. İyileşme izninde tatil yapmayı düşünürken, sarılık hastalığına yakalanır S. Tenente. Alkol şişelerini dolapta gören, hastane yöneticisi Van Campen, S. Tenente'yi bilerek sarılık olup savaştan kaçmaya çalışmakla suçlar ve bunu rapor eder. Bu yüzden iyileşme izni yanar ve cepheye dönmek zorunda kalır.
S. Tenente cepheye döndüğü zaman, birlikler, Caporette'den çekilmeye başlamışlardır. Ameliyat yapacak çok hastası bulunduğundan Rinaldi ümitsiz bir haldedir. Rinaldi için, ancak çalıştığı zaman hayatın bir manası vardır. Sonu ermek bilmeyen harp, Papaz'ı da ümitsizliğe düşürmüştür; başarı ümitleri her geçen gün biraz daha azalır.
Binbaşı, Tenente'yi dört arabayı teslim alacağı Bainsizza'ya gönderir. Bu yer Avusturyalıların bulundukları yamaca çok yakındır. Bombardıman bütün şiddetiyle başlar. Kuzey cepheyi Alman ve Avusturyalılar varmışlardır. İtalyan birlikleri çekilmek zorunda kalır. S. Tenente yanındaki Piano, Bonello ve Aymo adlarındaki erlerle üç arabayı alarak geri çekilir. Anayola çıkarlar fakat anayol tıkalıdır, konvoy olduğu yere çakılıp kalır. S. Tenente, bu arada, arkadaşlarına bakmaya gider. Bonello yanına istihkamcılardan iki çavuş, Aymo ise arabasına geride kalmış iki kız almıştır. S. Tenente, anayoldan ilerleyemeyeceklerini anlayınca, bir ara yola saparlar. Fakat yolda S. Tenente'nin arabası çamura saplanır. S. Tenente, iki istihkamcıya odun keserek tekerleklerin altına koymalarını emreder. Aldırış etmeyip, uzaklaştıkları için S. Tenente , silahı ile birini yaralar ve kendi çavuşu Bonello yaralıyı öldürür.
Diğer istihkama kaçmayı başarır. Arabayla daha fazla ilerleyemeyeceklerini S. Tenente, yanlarına aldıkları iki kızı da anayola doğru gönderir.
Arabayı yolda bırakan S. Tenente ve üç çavuş, arkadan gelen Almanların eline düşmemek için hızlı hızlı yürümeğe başlarlar. Üzerlerine ateş edilir ve Aymo ölür. Ateş edenlerin İtalyanlar olduğunu düşünürler. Çünkü sona kalan İtalyan askerleri her şeyden korkarlar; o yüzden Almanlardan çok İtalyanlar tehlikelidir. Teslim olarak hayatını kurtarmayı düşünen Bonello da ayrılır.
Piani ile kalan S. Tenente, evlerine dönmek için koçan çok sayıda İtalyan askerine rastlar. Tagliamento nehri üzerinde bir köprüde, kaçan subayları yakalamak ve öldürmekle görevlendirilen İtalyan harp polisi, S. Tenente'yi tevkif eder. Sorguya çekilmesini beklediği sırada, sorgulanan herkesin öldürüldüğünü gören S. Tenente, birdenbire fırlar ve kendisini nehre atar. Ardından ateş ederlere de sağ alim kıyıya çıkar. Yalanlarda bulunan bir trene atlar ve Milano'ya kadar gider. Artık S. Tenente, silahlara veda etmiş ve "kendi ayrı barışı"nı yapmıştır.
Milano'da S. Tenente, C. Barkley ve Ferguson'un, İtalya göller bölgesindeki Streasa kasabasına gittiklerini öğrenir. Hemen peşlerinden gider ve Barkley'e kavuşur.
Stresa'daki günleri güzel geçer. Kaldıkları otelin barmeni, S. Tenente'ye bir asker kaçağı olarak, tevkif edilebileceğini ikaz eder. S. Tenente ve C. Barkley'i gülde bir sandal beklemektedir. İki sevgili, yağmurlu ve fırtınalı gecede, Maggiore gülünden, karşı tarafa İsviçre'ye geçerler. Kendilerini kısa bir zaman için güz altında tutan İsveçli gümrükçüleri, kış sporu yapmak için geldiklerine inandırırlar ve geçici vize almayı başarırlar.
Monreuks'a bakan bir dağ evine giderler. Sevgi ve huzur içinde kışı geçirirler. Fakat ilkbahar yağmurları ile, Catherine'nin doğumu yaklaşır ve Lozan'a giderler. Hastanede çocuğu sezaryen ameliyatıyla almak zorunda kalırlar. Çocuk ölü doğar ve C. Barkley ölümün eşiğindedir. S. Tenente ümitsizlik içinde kıvranır, fakat bu hiç bir fayda vermez. İç kanaması bir türlü dinmeyen C. Barkley hayata gözlerini kapar. S. Tenente, sevgilisiyle vedalaşmak ister, fakat bu ayrılış manasız görünür, bu bir heykele hoşça kal demekten farksızdır. S. Tenente hastaneden ayrılır ve yağmur altında otele doğru yürümeye başlar.