Felsefe

Fotoğraf

Sidarta PDF Yazdır e-Posta
Roman - Dünya Edebiyatı Roman Özetleri

Bir Brahman oğlu  olan Sidarta, kendisi gibi bir Brahman oğlu olan Govinda ile birlikte büyümüştü. Sidarta ve Govinda birlikte birçok meditasyon yapmıştır. Govinda Sidarta'nın bilgi ve zeki olması karşısında ona her geçen gün hayran kalıyordu. Govinda onun ile birlikte iken birçok şey öğreniyordu. Sidarta ile dolaşırken kendini çok rahat hissediyordu. Bir gün nehir kıyısında meditasyon yaparken Sidarta'nın gözü uzaklardaki çilekeş samanalara takıldı. Sidarta'da kendisinin onlara katılmak istediğini ve bunu yapacağını dostu Govinda'ya anlattı. Govinda bu isteğinden Sidarta'yı vazgeçirmek istedi.Fakat onun gözlerindeki isteği ve ısrarı göründe bunu başaramıyacağını anladı. Sidarta Govinda'nın da kensisi ile gelip gelmiyeceğini sordu. Govinda kararsız olduğundan birşey söyleyemedi.  Fakat en yakın dostu Sidarta'dan da ayrılmak istemiyordu. Sidarta eve gidip hemen isteğini babasına söyledi. Babası Sidarta'nın bu isteği karşısında şaşkındı. Fakat Sidarta kararından emindi ve dönüşü yoktu. Babası bu isteğini geri çevirince Sidarta diretti ve sabaha kadar olduğu yerden kıpırdamadan durdu. En sonunda babası Sidarta'nın ısrarı karşısında izin verdi. Sidarta izinden sonra annesinin yanına giderek onunla vedalaştı ve yola koyulmaya başladı. Yolda giderken  Sidarta yolun kenarında birinin oturup onu beklediğini gördü. Bekleyen kişi dostu Govinda idi. Sidarta ve Govinda samanalarla karşılaşıp onlara kendilerininde onlara eşlik etmek istediklerini söylediler ve onlara katıldılar. Sidarta ve Govinda samanalara benzemişlerdi. Onlarda samanalar gibi aç ve susuz kalmayı, acı çekmeyi, nefeslerini gerektiği zaman kullanmayı öğrenmişlerdi. Samanaların yanında uzun bir zaman kalan Sidarta ve Govinda aradıkları hayatın burda olmadığını anlamışlardı. Fakat aradan geçen o kadar yıl sonra ne yapabileceklerini bilmiyorlardı.

 

 Birgün Sidarta ve Govinda  ulu bir kişinin Gotama'nın bir öğreti verdiğini ve bunu herkesin beğendiğini öğrenmişlerdi. Sidarta ve Govinda da bu öğretiyi çok merak etmişlerdi ve bu öğretiyi dinlemek için samanaların yanından ayrılmışlardır. Sidarta ve Govinda ulu kişiyi görmeye gelenleri ve onun öğretisini dinlemeye gelenleri görünce çok şaşırmışlardı. Çünkü dünyanın her tarafından öğretiyi dinlemek için insanlar geliyordu. İki dostta bu öğretiyi dinlemeye koyuldular ve çok hoşlarına gitmişti. Govinda aradığı hayatın burda Gotama'nın yanında olduğuna karar verdi ve onunla birlikte kalarak onun öğrencisi olmak istediğini Sidarta'ya söyledi. Sidarta'nın da kendisi ile birlikte kalmasını istedi. Fakat Sidarta aradığı hayatın burda da olmadığını söyleyerek dostu,kardeşi Govinda ile vedalaşarak yanından ayrıldı.  Sidarta artık tek kalmıştı.  Yanında eskisi gibi dostu govinda yoktu. O kendi kararını vererek Gotama'nın yanında kalmıştı. Şimdi Sidarta ne yapacaktı? Nereye gidecekti? 

 

 Sidarta yolda yürürken bir güzel bayana rastlamıştı.  Bu bayan çok güzel biriydi ve çokta zengindi.  Sidarta kente gidip bu kişi hakkında birşeyler öğrendi. Bu kişinin o çevrenin en zengin kişisi olduğunu ve çok güzel birisi olduğunu öğrendi.  Sidarta ertesi gün hemen onun yanına gidip konuşmak istediğini hizmetlilerine söyledi. Onun karşısına çıkıp onun kendisine öğretmenlik yapmasını istedi. Fakat Kadın ona parasının olup olmadığını zengin olup olmadığını sordu. Sidarta ise bunların hiçbiri bende yok diyerek cevapladı. Sidarta bu sözler üzerine  hemen bir iş buldu ve kısa zamnada para kazanmaya başladı. Kısa bir süre sonra zengin olan Sidarta akıllı ve zekiliğiyle herkesi kendine hayran bırakmıştı.

 Sidarta zenginliğin verdiği heves ile her zenginin yaşadığı hayatı yaşamış. Onlar gibi eglenmiş,gezmiş, kumar oynamıştı. Bir süre sonra Sidarta aradığı hayatın bu olmadığınıda anlamıştı. Sidarta bu yalan hayattan bıktığını ve bunları bırakıp başka hayat bulmak için yola koyuldu. Bütün zenginliğini  bir tarafa bırakarak başka hayat aramaya çıktı.

Sidarta bir nehir kıyısına gelerek kayıkçıya kendisini karşı kıyıya geçirmesini istedi. Kayıkçı ile karşı kıyıya geçerken kayıkçı Sidarta'ya nereye gittiğini sordu. Sidarta da belli bir yeri olmadığını söyledi. Kayıkçı Sidarta'ya kendisi ile birlikte kalmasını söyledi ve beraber yaşamaya başladılar. Sidarta kayığı öğrendi. Birçok yolcuyu karşı kıyıya geçirdi.  Sidarta hayatında öğrenmediği birçok şeyi nehirde öğrendi. Sidarta birgün bir çocuğunun olduğunu öğrendi ve buna çok sevindi.  Sidarta'nın oğlu zenginliğe alışmıştı ve onun yanında hep somurtuyordu. Sidarta ise buna hep anlayış gösteriyordu ve çocuğa baskı yapmıyordu. Çocukta bunu bildiği için daha çok yaramazlık yapıyordu.  Sidarta'ya kendisini zenginliğ alıştığı eve götürmesini istiyordu. Fakat Sidarta bunu yapmıyordu. en sonunda çocuk kaçıp gitti. Sidarta onun peşinden gitmeyi isteyince kayıkçı buna engel oldu. Çocuğun kendisinin yanında mutlu olmadığını ve alıştığı hayatın istediğini söyleyerek Sidarta'yı onun peşinden gitmemesi için ikna etti.

  Sidarta yaşamında öğrendiği tek şeyin hayatın gelip geçici olduğunu, hiçbir şeyin kalıcı olmadığını öğrendi.
 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle