|
Hikâye küçük bir kasabada başlar. Hikâyenin kahramanları ise o köydendir. Köydeki insanların geçim kaynakları tütün ve üzüm bağlarıdır. İnsanlar bu köyde mutlu ve bir o kadarda huzurlu idiler. Çoğu tütün işçisiydi. Ülkede ve o çevrede en iyi tütün fabrikalarından biri olan Nikotiana tütün fabrikası ülkedeki insanların ekmek teknesiydi. Kimi insanlar bu işe yıllarını vermiş kimileri ise daha yeniydi. Uzun süre bu fabrikada çalışmış işçilerin çoğunun yüzü solmuş ve ciğerleri tütün tozlarıyla dolmuştu. Hikâyenin asıl kahramanı irinadır. İrinada bu köyden biridir. Babası bu köyde tanınan bilinen en iyi polis memuruydu. Kendisi ise lise öğrencisiydi. İrina liseyi bitirdikten sonra doktorluk okumak için köyünden ayrılmak zorunda kaldı. Ve hayatı da bu noktadan sonra değişmeye başladı. İrina hem okul eğitimini görüyor, hem de bir dernekte görev alıyordu. Bu derneğin amacı ezilen, horgörülen halkın yanında olmaktı. Bu dernekte bir müddet çeşitli görevler aldı. Daha sonra o yıllarda köyde olaylar çıktı, işçilerle fabrika sahipleri arasında tartışmalar çıktı. İşçilerin paralarını alamadıkları için bu tür şeye başvurdukları anlaşıldı. Yürüyüşler ve mitingler düzenlendi. Çevre yerlerden işçilere destek vermek için çeşitli dernek ve örgütler geldi. Bir ara çıkan olaylarda bir işçinin ölmesi kalabalığı daha da çılgına çevirmişti ve sonra bir polis memurunun ölmesi olayları daha da çok alevlendirdi. Bu ölen polis memuru ise irinanın babası Çakır dı. Alman sigara tröstleri ile Nikotiana arasındaki gerilim sürüyordu. Taki ikinci dünya savaşı çıkana kadar. Alman ordusu harekete geçmiş Bulgaristan’a doğru ilerlemeye başladı amaçları Yunanistan’a girebilmekti ama bunu yapmaları için Bulgaristan’a girmeleri lazımdı. Bulgaristan’daki askerler çeşitli örgütler bunu engellemeye çalıştı. Kargaşa ve ölümler başladı. Almanlar Bulgaristan’ı adeta yıkıyorlardı. Bu bombardımanlardan da özelliklede Nikotiana ve çevresi etkileniyordu. Almanları ülkeden atmak için partizan adı altında bir örgüt kuruldu bu örgütün planı Almanların canı sayılan benzin istasyonlarını havaya uçurmaktı. Çünkü almanlar benzin olmadan ağır silahlarını kullanamayacak ve savaşı yarıda bırakacaktı. Bunu aynen uyguladılar ve de benzin istasyonlarını havaya uçurdular Alman birlikleri buna karşı koyamadı ve savaşı bıraktı. Ama ülkede her yer yıkılmış ve insanları açlık ve sefalet içindeydi. İrinada bu olanlardan nasibini almıştı. Olan bu olumsuz olaylar onuda etkilemişti. İrina köyden tanıdığı borisle çıkıyordu. Boris ise ünlü Nikotiana‘nın sahibinin damatıydı. O ölünce boris Nikotiana’nın başına geçmişti. İrinada bu yüzden onla çıkıyordu. Sonra boris geçirdiği bir rahatsızlık sonucu ölünce irina yalnız kaldı. Sonra yeni ilişkiler düşündü ama onları da yapamadı. Sonraları irina mesleğinden soğudu ve tekrar köyüne yerleşmek istedi. Her şeyden ve herkesten uzak bir hayat yaşamak için. Bavulunu aldı ve köyüne tekrar geri döndü.
|