|
Ben küçükken Tanrı babamla konuşurdu. Babam sürekli resim yapardı. Bunun için sürekli evden ayrılmak zorunda kalırdı. Babam bir gün yine evden gitti. Çok olmuştu gideli. Onu bir daha hiç affetmeyeceğimi düşünüyordum. Ama geldiğinde yine affettim onu. Isabel adada yaşıyordu. Küçük kardeşiyle bazen okuldan sonra bir tepeye giderlerdi. Sean müzik çalar Isabel ise ona uyarak dans ederdi. Bir gün yine Isabel dans ederken, müzik hızlandı ve Isabel ona ayak uydurmak için o da hızlandı ve aniden durdular. Isabel arkasını döndüğünde San kayaların üstüne uzanmış kriz geçiriyordu. Isabel ilk başka bunun numara olduğunu sandı fakat bu gerçekti. Muiris Gore, Isabel’i Galway’daki yatılı bir okula kaydetti. Isabel okuller açıldığında tekneyle Galway’a doğru yola çıktı. Annem babamı çok sevmişti. Hatta ona mektup bile yazmıştı. Babam da annemi çok severdi. Bunları hep bana annem anlatırdı. Bir gün babam yine resim yapmak için evden gitmişti. Çok uzun zaman olmuştu gideli. Babamın gittiğinden beri annem odasından hiç çıkmazdı. Bütün gün radyosunu dinlerdi. Babam bir gün çıkageldi. Önce benimle sarıldı ve annemin yanına gitmek için odasına çıktı. Babam kapıyı çaldı. Fakat annem açmıyordu. Babam kapıyı kırıp içeri girdiğinde annemi ölü bulmuştu. Isabel adaya döndüğünde aradan üç ay geçmişti. Noel zamanıydı ve deniz çok dalgalıydı. Isabel okulda bütün kızlardan çok farkılydı ve o çok güzel bir kızdı. Isabel Sean’ın bu hale gelmesinde kendini suçlu buluyordu. Ve adaya döndüğünde Sean’nın başucundan hiç ayrılmıyordu. Isabel tekrar okula gittiğinde aşık olacağını bilmiyordu. Tekrar Galway’a gitmek için vapura bindi. Okula gelmişti. Yağmur bardaktan boşalırcasına yağıyordu. Isabel ise dışarı çıkmış yürüyordu. Okula geldiğinden beri canı çok sıkılıyordu. Yağmurda dışarı çıktığına hiç bu kadar mutlu olmamıştı. Isabel yağmurda yürürken yanında bir araba durdu ve arabaya binmesini söyledi. Isabel de hemen bindi. Adam adının Peader olduğunu söyledi. Peader Isabel’e aşık olmuştu. Isabel bir süre sonra arabadan indi ve tekrar okuluna gitti. Ertesi gün Peader Isabel’in okuluna gitti. Isabel onu karşısında görünce çok şaşırdı. Peader artık geceleri uyuyamıyor hep onu düşünüyordu. Peader Isabel’i tekrar arabaya bindirip uzak bir yerlere gittiler. Idabel okula gittiğinde hiçbir şeye konsantre olamıyor ve derslerine çalışamıyordu. Isabel de Peader’e aşık olmuştu. Peader tekrar okula geldi ve onu götürmek istediğini söyledi. Isabel bunu kabul etmedi. Isabel Peader’i bulmak için onun evine gitti, fakat annesi onun gittiğini söyledi. Annem öldükten sonra evi hiç temizlemedik. Babamla bir gün temizliğe başladık ve her yeri temizledik. Öğlen gibi babamla çay içmeye gittik. Babam iş için bir haftalığına şehir dışına çıkacağını söyledi. Bende gitmek istediğim de kabul etmedi. Giderken bana biraz para bıraktı. Babam gittikten sonra bende onun peşinden gittim. Babam bir deniz kenarında durmuş ve denize giriyordu. Boğulduğuna zannettim ve hemen ben de denize atladım. Sonra denizden çıktık. Babamla deniz kenarında kamp kurduk babam her sabah bir tepeye çıkıp resim yapıyordu. Artık gitme vaktinin geldiğini söyledi babam. Fakat bilet bulamadık. Bir gün daha beklememiz gerekiyordu. Bizde samanların olduğu yerde beklemeye karar verdik. Resimleri sakladık ve çay içmeye karar verdik. Geldiğimizde bütün resimler mahvolmuştu. Sadece iki resim kalmıştı. Onları alıp eve döndük. Babam bir tanesini arkadaşına verdi. Döndüğümzde babama iş bulduğumu söyledim. O da hiçbir şey demeden olumlu karşıladı. İş çok sıkıcıydı. Ben gittikten sonra babam öldü ve ondan bana kalan tek şey bir resim oldu. Ve benim onu bulmam gerektiğine inanarak yola çıktım. Isabel Peader’i buldu. Peader onu çok sevdiği için Isabel’e evlenme teklifi etmişti. Isabel de bunu düşüneceğini söyledi. Bunun içinde ara sıra mektup yazdığı annesinin yanına adaya gitti. Isabel adaya döndüğünde durumu, olup biten her şeyi annesine anlattı ve teklifi kabul edip etmemesi için annesine danıştı. Margaret bunun kötü olacağını bildiği halde ona bir şey dememişti. Sean’a soruyordu, fakat o hiç karşılık vermiyordu. Isabel Sean’ın düzelmesi için onu sürekli tepeye götürüyordu. Bir işaret bekliyordu. Eğer Sean düzelirse Peader’le evlenmeyecekti. Isabel Sean’ı adada kaldığı sürece hep tepeye götürdü. Fakat hala bir işaret yoktu. Isabelde Peader’in evlenme teklifini kabul etti. Peader adaya geldiğinde Isabel’in babası Muiris Gore Peader’i uyarmıştı. Evlilik günü Isabel hala bir işaret bekliyordu, fakat olmuyordu. Isabel ve Peader evlendi ve balayına gitmek için Galway’a gittiler. Babamdan kalan o resmi bulmak için sattığı kişiye sordum. O da bana resmi alan kişinin adını ve adresini söyledi. Trenle hemen oraya gitmek için yola çıktım. Nicholas evi bulmuş ve kapıyı çalmıştı. Önceki gün düğün olduğu için ev çok dağınıktı. Kapıyı açan Muiris Gore idi. Nicholas resim için geldiğini söylemişti. Sean ve Margaret aşağı iniyorlardı. Sean tekerlekli sandalyedeydi. Sean Nichholas’ı görünce kendi kendine mırıldanmaya başlamıştı. Margaret bunu Nicholas’ın şansı olarak görüyordu. Margaret Isabel’in resmini Nicholas’a göstermişti. Nicholas ise sonradan deli gibi aşık olacağını bilmeden resme beğenmişçesine bakıyordu. Nicholas ve Sean tepeye gittiler. Ve Sean orda yürümeye başladı. Muiris öğretmendi ve sınıfın camından onları izliyordu. Sean ve Nicholas hemen Muiris’in yanına gittiler ve oradan da hep birlikte Margaret’in yanına gittiler. Sean bunu Isabel’e göstermek için Nicholas ile birlikte Galway’a gittiler. Nicholas Isabel’e aşık olmuştu hem de çok aşık olmuştu. Adaya döndüklerinde Margaret nicholas’ın Isabel’e aşık olduğunu anlamıştı. Nicholas Isabel’e bir mektup yazmaya karar verdi. Mektubu yazdı ve onu postaneye götürdü. Margaret hemen Nichola’ın peşinden gidip mektubu aldı ve yaktı. Mektupta Nicholas’ın Isabel’e olan aşkı yazıyordu. Nicholas cevap alamayınca hastalandı ve yataklara düştü. Günden güne Nicholas daha çok hastalanıyordu. Ona ikinci bir mektup daha yazmaya karar verdi. Yazdı ve mektubu postaneye götürmesi için Margaret’e verdi. Margaret onu da yaktı. Nicholas üçüncü bir mektup yazdı ve bunu da göndermesi için Margaret’e verdi. Margaret mektubu açtığında kağıtta sadece AŞK yazıyordu. Bu aşkın üç harfiydi. Margaret bunu da yaktı. Nicholas düzelmeye başlamıştı. Isabel’e bir mektup daha yazmaya karar vermişti Nicholas. Mektubu yazdı ve Galway’a giden bir tekneye verdi. Margaret umutsuzca giden mektubun arksından bakıyordu. Nicholas’ta Isabel’in bu mektup üzerine geleceğine inanıyordu. Ve Nicholas Isabel’i sevmek için doğduğunu biliyordu.
|