|
Koni Törü ya da Kün Tgodı: Hükümdar,adaleti temsil ediyor. Ay-Toldı: Vezir, mutluluğu temsil ediyor. Kut Ögdülmiş: Vezirin oğlu, aklı temsil ediyor. Ukuş: AkılOdgurmış: Vezirin kardeşiA kıbet: Dindar sofa, hayatın sonunu temsilediyor. Kitap Türkçe iki sözcükle yapılan bir tamlamadan oluşmaktadır: 'kutadgu' ve 'bilig'. Anlamı 'kutlandıran bilgi' ya da 'kutlu olma bilgisi' demektir. Ancak 'kut' sözcüğünün anlamı çeşitli dilbilimcilere göre farklılık göstermektedir. Sözgelimi, dilbilimcilerden Vâmbery, Radloff ve Thomsen bu sözün 'saadet' anlamına, Barthold 'majeste' (Haşmetmeab) Arsal ve Kafesoğlu, 'siyasi iktidar' , 'şans', 'saadet', 'bahtiyarlık' gibi karşılıkların ikinci planda kalan ve ancak sonraları ortaya çıkan ikincil anlamlar olduğu düşüncesindedirler. Kimileri de bunu bir dil oyunu olarak açıklar, bilerek kitabın felsefi yoruma açık bırakıldığını savunurlar. Kutadgu Bilig'in Viyana, Mısır ve Fergana yazmaları var. Bunların hepsi de eserin yazıldığı dönemden çok sonra, eserin aslından değil de, kopyalarından alınmış ikinci kat kopyalar. Bu kopyalar, bulundukları yerlerin adlarıyla anılıyor. Uygur harfleriyle yazılı olan Viyana kopyası, 1439'da Herat'ta kopya edildi. Aynı yüzyıl içinde Tokat'a, oradan da 1474'te İstanbul'a getirildi. Ünlü tarihçi Hammer, bunu 19. yüzyıl başlarında İstanbul'da satın alarak Viyana Saray Kitaplığı'na verdi. Bilim dünyasında ilk tanınan kopya da bu oldu. Arap harfleriyle yazılı olan ve Kahire'deki Kral Kitaplığı'nda bulunan Mısır kopyasının ne zaman yazıldığı bugüne kadar belli olmadı. Bu kopya 1896'da ortaya çıktı, 1914'te bulunan ve yine Arap harfleriyle yazılmış olana Fergana yazması ise, eldeki yazmalann en eskisidir ve 13. yüzyıla ait olduğu sanılmaktadır. Her üç kopyanın tıpkıbasımdan Türk Dil kurumu'nca yayımlandı. Bu üç yazmanın karşılaştırılmasıyla meydana getirilen metin ve eserin günümüz Türkçesine çevirisi, Reşit Rahmeti Arat tarafından yapıldı. Prof. Arat'ın hazırladığı karşılaştırmalı kopya, 88 bölümden oluşmaktadır. Baştaki 11 bölüm giriş, 74 bölüm asıl konu, son 3 bölüm de bitiriş bölümleridir.Eser, genellilde mesnevi, sondaki bitiriş bölümleri de kaside biçimiyle yazılmıştır; bunlar 6299 beyitten oluşmaktadır. İçinde 173 tane de dörtlük vardır, hepsi birden 13.290 dize etmektedir. Bu dörtlük biçimdekiler ulusal öğeleri meydana getirmektedir, kitapta düzyazı ve nazım biçimiyle ile önsöz yer almaktadır. Bunlar sonradan başkaları tarafından yazılmış, eserin yazan, konusu ve ünüyle ilgili bilgileri içermektedir.Sözü edilen üç yazmanın da Türkler'in yaşadığı bölgelerde bulunmuş olması, Kutadgu Bilig'in, vaktiyle bütün Türk dünyasına yayıldığı izlenimini vermektedir. Kutadgu Bilig, alegorik bir tartışma özelliği de taşır. Dört kavram üzerine kurulmuş, bunların kişileştirilmesi, dolayısıyla dört kahramanı ortaya çıkartılmıştır. Bunlar dört kişi olmakla beraber, kitap diyaloglardan oluşmaktadır. Bu dört kişi arasında geçen konuşmalarda; birey, toplum ve devlet hayatının düzenlenebilmesi için gerekli olan görgü, bilgi ve erdemlerin neler olduğu ve bunların nasıl elde edilip kullanılacağı anlatılmaktadır. Böylelikle, ideal olan devlet ve toplum yapısı belirlenmek istenir. Sadece dört kavramın birbirleriyle olan ilişkileri veya temsilci kişilerin konuşmalarının içerikleri açılarından sonuçlar çıkarmak mümkün olduğu gibi, her iki durum gözetilerek de değerlendirme yapılabilir.Bugüne kadar, Kutadgu Bilig üzerine yapılan incelemelerde Hint-İran, Çin, Yunan ve islam etkileri olduğu vurgulandı. Çünkü Türkler'in İslamiyet'ten etkilenmeleri hem Araplar, hem de İranlılar yoluyla oldu. Çin'le ikibin yıldır komşuluk ilişkilerinde ve kültür alışverişinde bulundular. İslam felsefesi-Yunan felsefesi, alışverişinden de Aristoteles felsefesi, Farabi ve İbn-i Sina ortaya çıktı. Ancak buna karşın Kutadgu Bilig bağımsız bir kimliğe ve özgünlüğe sahip oldu. Kutadgu Bilig'in önemi anlattığı öyküde ve şeklinde değil, kitaptaki tartışmaların konusunda ve içeriğindedir. Eski Türk geleneğinin etik, toplumsal yaşam, devlet anlayışını içerir. İyiliği öğütler. Bu da tüm dinlerin olduğu gibi, ahlak felsefesinin de dayandığı evrensel ilkelerdir Kutadgu Bilig'in, dönemini yansıttığı; yaşamasını istediği değerleri belirlediği; nostalji yaptığı, ideal bir toplum ve devlet modeli tasarladığı ileri sürüldü. Eserin ne tür nedenlerden dolayı kaleme alındığı bilinmemekle birlikte, dışarıdan gelen bir emir veya istek üzerine yazıldığını gösteren bir işaret de bulunamadı. Yusuf un, yaşadığı dönemin iç karışıklıkları yüzünden sarsılmış olan toplum ve devlet düzenini, bir ideal devlet tasarlamak suretiyle eleştirdiği anlaşılmaktadır. Kitabın sonlarında yer alan "Zamanenin bozukluğunu ve dostların cefâsını söyler" başlıklı bölümde bu görülebilir.Kutadgu Bilig için kimi değerlendirmeciler, geçmişe referansla geleceği kurma çabası, yüzyıllar boyunca imparatorluldar kurmuş bozkır atlı kültürünün pratik zekâ ve zihniyetini 'kuramsallaştırma' denemesidir, yargısında bulunmaktadırlar.
|