Felsefe

Fotoğraf

Nasrettin Hoca Fıkralarından Seçmeler PDF Yazdır e-Posta
Roman - Roman Özetleri

DÜDÜK

Eşeğine binmiş bizimki

Gidiyormuş pazara,

Köyün çocuklan

Çıkmış karşısına:

"Bize düdük al" demişler

"Öttürelim

Şenliğe boğalım köyü."

"Olur" demiş Hoca,

"Haydi, sökülün paralan."

Parası olanlar

Vermiş,

Olmayanlarsa

"Getir de verelim" demiş.

Akşamüstü

Dönmüş köye Hoca.

Almışlar çevresini

Çocuklar çığlık çığlığa:

"Düdükler geldi,

Düdükler" diye.

Hoca, çıkarmış düdükleri

Heybesinden,

Para vermiş olanlara

Uzatmış bir bir

Para vermeyenler

"Hani bizimkiler" deyince,

Şöyle demiş Hoca:

"Kulağınıza küpe olsun:

Parayı veren

Düdüğü çalar."

BURANIN YABANCISI

Hoca bilmediği bir şehre gelir.

Önemli bir iş halletmek üzere

Koşar dururken daire daire,

Yolunun üstüne biri dikilir.

Bu adamı ne görmüştür, ne tanır;

Mühimce bir şey söyleyecek sanır.

İşi de hayli sıkışık o ara

Adama sora sora

Bugün günlerden nedir?" diye sorar.

Hoca'nın kanı tepesine uğrar.

Ama kalp kıracak söz söylemez;

"Elininkörü!" diyecek, diyemez;

Başka bir kaçamaklı cevap arar.

İşi var, oyalanacak vakti yok.

Çene çalmaya da çoktan karnı tok.

Yürür yoluna gider;

Adama şöyle der;

"Ben buranın yabancısıyım, ağam"

Afallar kalır

adam. 
 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle