|
Romanın Başlıca Karakterleri İrfan Galip: 22-23 yaşlarında yeni edebiyatkuşağından bir genç.Ferdane Hanım: irfan Galip'in annesi.Galip Efendi: İrfan'ın babası, defterdardı, 4-5 yıl önce ölmüştü.Ragıp: İrfan'ın ağabeyi.Bedriye Hanım, Emine Hanım, Emeti Hanım:Komşu kadınlar.Mebrure Hanım: Emeti Hanım'ın kızı.Hayriye: Emeti Hanım'ın kızı.Feriha Davut: İrfan'ın mektuplaşarak evlendiği kız.Emsal Kalfa: İrfan Galip'in evlerindeki yardımcı.Haydar: Mahallenin bakkalı. 1910 yılında Halley Kuyrukluyıldızı'nın Dünya'ya çarpacağı söylentileri tüm İstanbullular'ı korkutur. Bundan hareketle Hüseyin Rahmi Gürpınar bu romanı kaleme alır. Roman öylesine gerçekçi ve yalın bir anlatıma sahiptir ki, kısa sürede roman da söylenti kadar yaygınlaşır, halkın korkularının yersizliğini sergiler. İstanbul günlerdir bir dedikodu ile çalkalanmaktadır. Halley Kuyrukluyıldızının Dünyamıza çarpacağı, herkesin öleceği söylentileri halkta bir panik yaratmaktadır. Romanın başkahramanı İrfan, 22-23 yaşlarında sinirli, gururlu, yeni edebiyat kuşağından, felsefe ve tabiat bilgisinde derinleşmiş bir gençtir. Yirmi paralık dergilere bedava şiir ve yazılar gönderir. Hiçbir şeyden hoşnut değildir. Memleketinden, milliyetinden, ailesinden, insanlardan, bilgisizlik ve geri kalmışlıktan.... Her şeyden hoşnutsuzdur. Üzüntüyle çağdaş felsefe kitaplığındaki kitapları okur. Evrim üzerine yazılar yazıp, gazetelere gönderir. Fakat bu yazılar nedense yayımlanmaz. Bu durum ise, onu çok üzer. Eserlerini gençlerin kalem sadakalanyla yaşatmaya çalışan haftalık bir gazetede yayımlatır. Evrim üzerine yazdığı makalesinin yayımlanmasından büyük gurur duyar. Şöhret hırsıyla yanıp kavrulmaktadır. Evlilik konusunda ise ümitsiz içindedir. Aşk konusunda utangaç ve çaresizdir. Bir gün bu güzel kadınlardan birine yolda rastlar, ona kur yapar. Kadın onu alaycı bakışlarla süzer. Bu sessiz hakaret karşısında çok üzülen İrfan, o günden sonra tüm kadınlara düşman olur. Kadınların gelişmemişliği, zayıflığı üzerine birçok makale yazar. Basın dünyasında bu kadın düşmanlığıyla biraz tanınır.1326 (1910) yılı Mayıs başlangıcında Dünya'mızın Halley Yıldızı'nın kuyruğu içinden geçeceği gibi heyecan verici bir haber çıkar. Herkes, kadınlar başta olmak üzere çok korkar. En çok korkanların kadınlar arasından olduğunu duyan İrfan, kadınlardan öç almaya karar verir. Bütün kadınları toplayarak bir konferans vermeyi kararlaştırır. Bir gece evin camekanlı büyük sofasında lambalar yakıldı. İskemleler, minderler hazırlandı. İrfan Bey'in vereceği konferansa yedi mahalleden genç ihtiyar bütün kadınlar davet edildi. İrfan Bey engin bilgisini kadınlara göstermek için anatomiden, siyasetten, kuyruklu yıldızdan konuşarak kadınları iyice korkutmaya çalıştı. Bir rüyasını, rüyasında gördüğü Halley'i, okuduğu gazetelerde ve yabancı basında çıkan haberleri anlatır. Halley'e Avrupalı astronomların "Müthiş Mâ" adını verdiklerini söyler. Bir gün İrfan Bey'e bir kadından imzasız bir mektup gelir. Kadın Halley Kuyrukluyıldızı hakkında geniş bilgi almak istemektedir. Mektup İrfan'ı çok heyecanlandırır. Hemen aşk sözcükleriyle dolu bir cevap yazar, Halley hakkında da bilgi verir. Kızı konferansına davet eder. Bir gün sonra mektubun cevabını almak için bir kadın büroya gelir. İrfan Bey mektubu kadına verir, fakat beklediği cevap gelmez. Konferans günü gelip çatar. İrfan kızın geleceğini sanır, fakat kızı göremez. Mektuplaşmalar devam etmektedir. Bir gün mektubu getiren kadının peşine düşer. Kadının genç olduğunu görür. Kadın bir köşede sinirli bir şekilde bir delikanlıyla konuşur. Sonra gözden kaybolur. Birkaç gün sonra kadın yine mektup getirir. İrfan yine kadının peşine düşer. Kadın Beyoğlu'nda bir eve girer. İrfan bakınırken güzel bir kadın gelip, ona mektuplar yazanın Feriha Davut aşiftesi olduğunu, bunu birçok erkeğe yaptığını, hatta kendi kocasını da bu şekilde ayarttığını söyler. İrfan çok üzülür. Birkaç gün sonra yine o meçhul kadın bir mektup getirir. İrfan cevabında kadına evlenme teklif eder. Ertesi günü gelen mektupta kız teklifi kabul ettiğini ve annesinin gelip onu istemesini söyler. Fakat bir koşulu vardır: Kuyrukluyıldızın Dünya'ya çarpacağı gün gerdeğe girmek! Ertesi gün annesi, kızı görmeye gider. Dönüşünde "Kız güzel ama bize yaramaz, fazla serbest" der. Annesinin itirazlarına rağmen kızı isterler . İrfan, içgüveysi gidecektir. Pazartesi günü nikâh kıyılır. Perşembe günü güvey girilecektir. İrfan sabırsızlıkla bekler. Sonunda Feriha gözükür ve balkona Kuyrukluyıldızı gözlemeye çıkarlar. İrfan, yalvararak kıza yüzünü açmasını söyler. Kız yüzünü açtığında hayretten dona kalır. Beyoğlu'nda 151 no'lu evin kapısında gördüğü ve Feriha'yı kötüleyen kadın karşısında durmaktadır. Kız, İrfan Bey'e durumu anlatır. Onun sevgisini sınadığını söyler. Böylece sabaha kadar konuşurlar. Halley'i unutmuşlardır. Sabaha karşı gerdeğe girerler.
|