Felsefe

Fotoğraf

Kendi Gök Kubbemiz PDF Yazdır e-Posta
Roman - Roman Özetleri

İlk basımı 1961 yılında yapılan kitaptaki 81 şiir, üç rolümde sunuluyor. "Kendi Gök Kubbemiz", "Yol Düşüncesi" ve "Vuslat". YKY'de 4. basımın-11. Kazım Yetiş imzalı sunuşta yazım yönünden kimi düzenlemelere gidildiği belirtilerek, şöyle deniliyor:"Bilindiği gibi, Yahya Kemal'in sağlığında hiçbir kitabı yayımlanmadı. Onun vefatından sonra mer­hum Nihad Sami Banarlı, şairimizin sağlığındaki düşüncelerinin ışığında, eserlerini büyük bir titiz­likle Türk okuyucusuna kazandırdı. En küçük notlar bile değerlendirilerek 12 kitaplık bir Yahya Kemal külliyatı Yahya Kemal Enstitüsü'nün neşriyatı olarak çıktı. Yeni bir baskı dolayısıyla imla­da, şairimizin ve Nihad Sami Banarlı'nın Hassasiyetlerini tedirgin etmeyecek, küçük bazı değişiklikler yapıldı.  Bu eserde; Yahya Kemal'in sade dille yazmış olduğu ve kendisine büyük ün sağlayan 81 şiiri yer almaktadır.

Bu şiirler: a) Kendi Gök Kubbemiz; b) Yıl düşüncesi;  c)  Vuslat başlıklı üç bölümde toplanmıştır.

Kendi Gök Kubbemiz bölümünde: daha çok, Anadolu ve Rumeli topraklarını yurt edinerek İslamlığın da etkisiyle yepyeni bir uygarlık yaratan Türk'ün tarih içindeki yeri, şiir diliyle vurgulanır. Yol Düşencesi'nde de sonsuzluk, rintlik ve ölümle ilgili duygular, derinliğine dile getirilir. Vuslat'ta ise daha çok aşk ve sevda şiirleri yer almaktadır. Fakat her üç bölümde de, başka bölümlerde sonsuzluğun ağır bastığı Deniz; Antik-çağ'a özlemi yansıtan Bergama heykeltraşları; özgürlüğün bedelini dile getiren Altor Şehrinde; gençlik yıllarındaki Paris'in daha çok kültür hay­atını yansıtan Eski Paris ve hemen ondan sonra gelen Büyü Şiir; iyi saatte olsunlan anlatan Cinler ve Madrid'de Kahvehane gibi hem bitmemiş izlenimi bırakan hem de konuyla uzaktan yakından ilgisi olmayan şiirler bir aradadır. Üstelik Yahya Kemal'in duru dille yazmış olduğu şiirleri kesin olarak bölümlere de ayıramazlar: Aşkı, sevdayı, sevgiliyi yansıtan şiirlerinde bile aşk vatan tarih çoğu zaman içice işlendiğinden bir bölümdeki şiirler, rahatlıkla öteki bölüme de gire­bilirler... Tıpkı "Bir Tepeden"de olduğu gibi!... Ayrıca Fenerbahçe ve Erenköyü'nde Bahar gibi şiirlerindeki aşk ve doğa güzelliği içice işlenmiştir... Mihriyar'da hayran olarak seyrettiğimiz güzel, Türk tarihinin derinliklerinden süzülerek gelir karşımıza:

Hayran olarak bakarsınız da

Hülyanızı fetheder bu hâli:

Beş yüz sene sonra karşınızda

İstanbul fethinin hayâli. 

Moda'da Mayıs'ta, doğa güzelliği ile ölümü "şairane" teselliyle münisleştiren duygu yine içiçedir: 

Hayâtı râyiha sihriyle sindiren toprak,

Bugün de semtine baksanı, çiçek, çimen,

yaprakiçinde rahata varmış yatan aziz ölüler

Demek ki böyle bahar örtüsüyle örtülüler!

Geçiş'te doğa öğeleriyle ölüm içiçedir: 

Artık güneş görünmez olur, gök bulutludur,

Rahatça dal, ölüm sonu gelmez bir uykudur. 

Böyle örnekler pek çoktur. Edebiyat tarihçileri Mahir Ünlü-Ömer Özcan, 20. Yüzyıl Türk Edebiyatı adlı kitaplarında Kendi Gök Kubbemiz'i şöyle anlatırlar: "Yahya Kemal Beyatlı’nın bu şiirleri, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın deyişiyle, "hızını geçmiş zaferlerden alan gururu... ölüleri ve dirileri beraberce kucaklayan merhamet ve kederi...hep musikinin nizamını benimsemiş bir sanatın" (Varlık, 15 Temmuz 1961) ürünleridir. Açık Deniz, Itrî, Akıncı, Mohaç Türküsü, Hayal Şehir, Kar Musikileri, Ok, Yol Düşüncesi, Sessiz Gemi, Rintlerin Ölümü, Mehlika Sultan, Vuslat, Ses, Erenköyü'nde Bahar, Geçmiş Yaz, Nazar, Endülüs'te Raks... 

Yahya Kemal Beyatlı'nın şiirlerinde, "geçmişe karşı duyulan sevgi ve özlem" (Bir Tepeden...), "sonsuzluğa ulaşma duygusu" (Açık Deniz...), "İstanbul'u sevmek" (Bir Başka Tepeden), "ölüm kaygısı", (Yol Düşüncesi), "aşk ve lirizm", (Geçen Yaz), "egzotik görünümler ve müzik" (Kar musikileri...) başlıca temalar olarak görülür. Ahmet Hamdi Tanpınar, "Açık Deniz manzumesi de "Deniz" gibi aynı sonsuzluk endişesinin mah­sulüdür. Yalnız birincisinde sükûnet halinde bulu­nan tabiatın kendi ruhunda konuşmasını anlatan şair, ikincisinde sadece ruhundaki gurbetin adamı olur..." diyor. (Edebiyat Üzerine Makaleler, 1977, s. 305) ,Deniz Türküsü' için de şunlan söylüyor: "Bu manzumenin en büyük hususiyeti bir atmos­fer şiiri olmasıdır... Şairi tanıyanlar, onun şiirinde veya nesrinde olsun, hususi sohbetinde olsun yaşadığı veya tahayyül ettiği bir anı yakaladığını derin bir hads (seziş) ile erdiğini çok iyi bilirler..." Yahya Kemal Beyatlı'nın İstanbul'a duyduğu sevgi, onu, semt semt ilginç görünüşleriyle, zenginlik ve yoksulluklanyla ayrı güzellikte görmesindendir. Birçok şiirine yansıyan bu duygulan, kimi yazarların, bütün yurt için duyduğu sevginin birer simgesi saymaları; Anadolu'yu yeterince gezmemiş, Ankara'yı bile benimsememiş bir şair için doğru olmasa gerektir. Onun yurt (vatan) kavramı ancak Balkanlar, İstanbul ve Osmanlı Tarihi'nin şanlı say­faları için söz konusu olabilir 

BİR BAŞKA TEPEDEN 

Sana dün bir tepeden baletim aziz İstanbul!

Görmedim; gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer, 

Ömrüm oldukça, gönül tahtıma'keyfince kurul!

Sâde bir semtini sevmek bile bir ömre bedel. 

Nice revnaklı şehirler görülür dünyada,

Lâkin efsunlu güzellikleri sensin yaratan.

Yaşamıştır, derim, en hoş ve uzun rüyada,

Sende çok yıl yaşayan, sende ölen, sende yatan! 

Ülküsel bir yolculuğun şiiri olan Mehlika Sultan ise, Deniz Türküsü'ndeki temayı masalsı bir söy­leyişle yineleyen başarılı şiirlerdendir. Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Mehlika Sultan şiiri­ni, Yahya Kemal'in, Fransız sembolist şairi Maeterlinck'ten yararlanarak bir fantezi biçiminde yazdığını söyler." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Gençlik ve Edebiyat Hatıralan, 1969, s. 141, Mahir Ünlü-Ömer Özcan, 20. Yüzyıl Türk Edebiyatı, İst. 2003, s.97) Eleştirmen Tahir Alangu da Yahya Kemal için girişte saptadığımız çağdaş Türk şiirinin kapısını aralayan oldu görüşüne katılanlardandır. Bunu şöyle dile getiriyor: "Şiirlerinde tasvirle birlikte hikâyeyi de kullanan Yahya Kemal, divan nazmının başlıca kusuru sayılan kompozisyon zorluklarını aştı, Tanzimat sonrası yönelmelerindeki "yabancılaşma"nın karşısına çıktı, "eski-yeni" yol­unu açanlardan biri oldu. Üstelik bu çetin işi, kendimize güvenmenin, kaynaklarımıza yeniden bağlanmanın gerektirdiği, dar bir geçit'te başardı."

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle