Felsefe

Fotoğraf

Hüküm Gecesi-Yakup Kadri Karaosmanoğlu PDF Yazdır e-Posta
Roman - Roman Özetleri

Akşam üstü evine dönerken köşe başındaki konağın önünden her geçişinde birkaç saniye duraklayıp içerden gelen şarkı ile karışık piyano sesini dinlemek Ahmet Kerim’de alışkanlık haline geldi. Bu güzel sesin sahibi Samiye’ yi görmek için can atar içeri girmek için her duraklayışında konağın önünde dururdu. Fakat kendine hakim olmasını bildi ve yoluna devam etti. Belki de kiminle karşılaşacağını bilmeden böyle yaptı. Fakat bir gün matbaaya doğru yol alırken Samiye ile yolları kesişti defalarca göz göze geldi. Nihayet ikisi de konuşma cesaretini topladılar. Tabii ki bu konuşma öncesinde mektuplaşmalar oldu. Sami’ ye İttihat ve Terakki Fırkası’ndan olan ağabeyi Selim Necati’nin isteğine uyarak Ahmet Kerim’i gece yarısı odasına aldı. Ahmet Kerim Samiye’nin yatak odasında yakalayıp bir ırz düşmanı gibi öldürme girişimi başarısızlıkla sonuçlandı. Samiye kendini bağışlatmak için çırpındı, bu duygunun, bu isteğin tutsağı oldu, bu yolda her çılgınlığı göz önüne aldı. Ahmet Kerim ise alabildiğine katı bir duygusuzlukla karşıladı onun bütün girişimlerini. Artık aşkı nefrete dönmüştü. Bu inanç, genç kızdaki değişimi görmesini engelledi. Sıradan bir olay biçiminde verilen, ayrıntısız, kısacık bir ölüm haberi geç de olsa Ahmet Kerim’i, bu ölümden kendisini sorumlu tutacağı yeni bir ruh halinin içine itti. Nefret, yerini suçluluk duygusuna bırakır. Artık bundan sonrası Ahmet Kerim için bir nefis muhasebesi dönemi idi.

Sadrazam Mahmut Şevket Paşa’yı öldürmekten sanık kimselerle birlikte tutuklanmak ölümle karşı karşıya getirmişti genç adamı. Bekir ağa bölüğünde, suçsuz ve haksız, idam korkusuyla ‘Hüküm Gece’ sini beklerken bile kişiliğine kabahat bulmadı, bütün sebep ve sonuçlarıyla hayat hesabının yükünü zamanına ve neslinin tarihine yüklerdi.

 

Sırf hürriyete yapılan baskıya karşı koymak ve kişiliğini satılığa çıkarmamak için muhalefete geçen Ahmet Kerim, birdenbire kendini aralarında hiçbir öz ve niyet birliği bulunmayan hasip, Halil Paşazade Ömer Beyler ile Necip Mollalar’ın, Neşet Paşa’ların, Saim Efendi’lerin içinde buldu. Ondan sonrası artık kaybedilmiş bir davaydı. Sinop sürgünü Ahmet Kerim’i içkinin kucağına atmıştı, alkolden yoksun kaldığı hasta olan, eli titreyen bir adamdı. Zavallı anacığına mektup bile yazamaz hale geldi. Ahmet Kerim için asıl acı şey ise henüz Sinop’a gitmeden kendini tanımış olmasıydı.

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle