|
Roman -
Roman Özetleri
|
|
Erzurum Hastanesine başhekim olarak gelen Şâkir Feyzi’yi bir gün bir hasta için hastanın evine çağırırlar.Hasta olan kişi yaşlı bir kadındı.Bu yaşlı kadına bütün komşuları saygı gösteriyorlardı.Küçük hizmetçi bir kızla yaşıyordu.Eşi vefat etmişti.Bu hastaya dört, beş defa tedavi etmek için evine gitmişti.Yaşlı kadın bir süre sonra iyileşip ayaklanmıştı, ama çok geçmeden tekrardan rahatsızlanmıştı.Doktor her gün ziyaret etmeye başlar.Bir gün yaşlı kadın doktor Şâkir Beyle ciddice görüşmek istediğini söyler.Doktorla görüşmeye başlar ve konuya girer.Yaşlı kadın meşhur Abdüssamed Paşa’nın konağında kahya kadın olarak çalıştığını ve bu paşanın dünyada sadece bir kızının olduğunu söyler.Sadece kızının üstüne titreyen bir adamdı bu.Ancak kızı bir gün bir adamı sevmiş ama sevdiği adam sadece babasının parası için sevgi gösterisi yapmıştır.Raci adındaki adam kızı böyle elde ettikten sonra paşadan ister.Ama paşa kızı vermez.Raci sırf paşanın paralarına konmak için kızı kandırıp kaçırır.Hem de Fransa’ya kaçırır.Paşa kızını hiç affetmez.
Bir gün paşa rahatsızlanır ve ansızın ölme korkusundan kahya kadını çağırttırır.Çok zengin olan paşa yaşlı kadına mirasını kızına ulaşmasını istemiş ve yatağın altından kalın bir kitap çıkartıp içinden bir mektup aldı.Bu mektubun Fransa postanesine gönderilmesini istedi.Kızına yazdığını söyledi.’’cevap gelirse kızımın eline geçmiştir’’dedi.’’Paranın yeri bu kitabın içinde saklı.Kızım bu kitabi iyi okusun,incelesin.Eğer cevap gelmezse bil ki mektup eline geçmemiştir ve kitabı kesinlikle yabancılara verme der’’Daha sonra Şâkir Bey kitabı alarak İstanbul’a gelir.İstanbul’da yirmi gün kadar araştırma yapar.Kitabın sırrını ortaya çıkartmak için satır satır bütün kitabı okur.Satırlardan anlam çıkartmak mümkün görünmüyordu.Ama yinede sırrın yarısını ortaya çıkarmıştı.Önce bir otele yerleşti.Paşanın kızı olan Hâdiye Hanım’ın İstanbul’a gelip gelmediğini araştırmaya başladı.Bunun içinde İstanbul’la derin bir bilgisi olan arkadaşına gitmesi gerekiyordu.Bu arkadaşı Şişli’de oturuyordu.Arkadaşıyla buluştu.Birden aklına gelmiş gibi Abdüssamed Paşa’nın kızı Hâdiye Hanımla bilgisi olup olmadığını sorar.Bu soru üzerine arkadaşı hemen telefona sarılır ve bir numarayı arayarak Hâdiye Hanımın adresini alır ve Taksim’de oturduğunu öğrenir. Arkadaşında biraz daha oturduktan sonra müsaade isteyerek hemen Taksim’e doğru yol alır. Hanımefendinin evine varır kapıyı çalar ve kapıyı açan evin hizmetçisiydi. Şakir Bey evin hanımıyla görüşmek istediğini söyleyince hizmetçi Şakir Bey’i evin salonuna alır.Daha sonra Hâdiye Hanımla karşılaşırlar.Hanımefendi otuz kırk yaşlarında çok nazikti.Şâkir Bey bütün olanları baştan sona kadar anlatır.
Bu duruma Hâdiye Hanım ve on yedi on sekiz yaşlarındaki bulunan kızı çok sevindiler.Paranın yerini bulmak için uzun çapa harcadılar.Yalnız bu paradan haberi olan Raci Bey Şâkir Bey’i takibe alır.Bir türlü peşini bırakmaz. Şâkir Bey bu sırada sırrı çözmeye paraların yerini bulmaya çok az kalmıştır. Hâlime Hanım ve kızı çok endişe içindedir.Şâkir Bey,uzun süren süren takibe rağmen paranın yerini bulur.Ancak Râci Bey yüzünden eline geçiremez bir türlü.En sonunda Şâkir Bey Râci Bey yakalattırır.Bu çok zor olur ama sonunda paralara ulaşır. Hâdiye Hanım ve kızı çok mutlu olurlar.Sonunda da Şâkir Bey Hâdiye Hanımdan kızını ister ve Hâdiye Hanım bundan mutlu olarak kızını Şâkir Beye verir.Mutlu mesut yaşamaya devem ederler.
|