Felsefe

Fotoğraf

Şıpsevdi-Hüseyin Rahmi Gürpınar PDF Yazdır e-Posta
Roman - Roman Özetleri

Babası öldüğü zaman on beş yaşlarında bulunan Meftun Beyi amcası himayesine alır ve öğrenim yap­ması için onu Paris'e yollar. Ciddî bir öğrenime hiçbir zaman aklı ve gönlü yatmayan delikanlı, orada birçok okulu denerse de bunların hiç birinde karar tuttura­maz. Kendisini, birbirinden renkli bulunan Paris'in ge­ce ve gündüz âlemlerine kaptırır. Bununla birlikte am­casına yolladığı mektuplarda hep başarılarından bah­setmekte, ondan devamlı para çekmektedir.

Genç adamın Paris'teki bu mutlu ve hovardaca ya­şayışı, amcasının ölümü ile, birden son bulur. İsteme­yerek İstanbul'a döner. Erenköy'de babadan kalma köş­ke yerleşerek, Fransa'da alıştığı ve tiryakisi olduğu alafranga hayatı sürdürmeye çabalar. Bu arada ailenin -başta geçim derdi olmak üzere- birçok problemleri de sorumsuz gencin omuzlarına çökmüştür.öte yandan tedirginliği artıran dertlerden biri de Meftun Bey'in, evdeki herkesi zorla, alafranga yaşayışa yöneltmesidir. Şimdi o, evin bir odasını adeta dersane yapmış, hizmetçiden uşağa kadar herkese batılı yaşayış kuralları hakkında ders vermektedir. Ev halkı, çok ya­dırgadığı bu çabalara, salt, Meftun Bey'in ailenin tek erkeği olması yüzünden katlanmaktadırlar.

Bütün bunlar neyse nedir ama, elde avuçta kalan son şeyler de satıldığı için geçim zorluğu artık onları gittikçe daha çok daraltmaktadır. Alafrangalık buda­lası genç adam, çaresizlik içinde kıvranırken bir olay yardımına yetişir: Kızkardeşi Lebibe, komşulardan Ka­şıkçılar Kâhyası Kasım efendinin Oğlu Mahir'le seviş­mektedir. Kasım efendi cahil, son derece alaturka, çok mutaasıp bir adamdır ama çok da zengindir. Meftun, lazkardeşini onun oğluyla evlendirdiği takdirde geçim sıkıntısından kurtulacağını umar. Bir tesadüf işini da­ha da kolaylaştırır; adamın, bir de gelinlik çağında kızı bulunmaktadır. Meftun, bu kızı da kendisi alarak zen­gin komşusuyla büsbütün içli dışlı olmayı kurar. Ka­sım Efendi, zenginliği oranında da cimridir. Onu bu çifte evlenme işine razı etmek için Meftun Bey -aslı ol­madığı halde- çevreye, kendisine piyangodan büyük ikramiye çıktığı söylentisini yayar.

Bu alafranga komşusuna çok kızan, hattâ ondan nefret eden Kasım Efendi, başlangıçta şiddetle ve ha­karetle reddettiği halde, Meftun'un böyle birden zen­gin olduğunu duyar duymaz kızı Filibe'yi ona vermeye razı olur. öte yandan oğlu Mahir de Meftun'un kızkardeşi Lebibe ile evlenmiştir.

İşin burasına kadar plânlarını başarı ile uygulayan Meftun, bundan sonra hiç ummadığı bir sonuçla karşı­laşır. Zengin Kasım Efendi, damadına yardım etmek şöyle dursun, oğlu Mahirle gelininin geçimini de onun üstüne yıkmıştır. Ayrıca tam bir alaturka terbiyesi gör­müş bulunan Edibe de yeni evini, kocasını, kocasının ölçüsüz alafrangalıklarını yadırgamaktadır. Bu yüzden dış görünüşte güldürücü fakat gerçekte hüzün ve ibret verici bir çok olaylar birbirini kovalar.

Kasım Efendi'den yararlanacağım umarken, tersi­ne omuzuna yeni kamburlar yüklenmiş olan Meftun, ar­tık gırtlağına kadar borca girmiştir. Bu işin altından dürüstlükle kalkamayacağını anlar; kayınbiraderi Ma­hiri de kandırarak, Kasım Efendiyi-meşru olmayan yollardan- sızdırmaya başvurur. Mahir'e babasının mührünü, hanlarının birinin senedini ve bir miktar da parasını çaldırtır. Mahirle Meftun, hem çaldıkları pa­rayı, hem de ipotek ettikleri hanın parasını zevk ve eğ­lence yerlerinde yerler.

Ahlâksızlığı ilerleten Meftun, Mahiri bir Fransız dostunun karısı ile tanıştırıp ona âşık olmasını sağlar. Kadına deli gibi tutulan Mahir, şimdi onun ve kayınbi­raderinin elinde bir oyuncaktır. Sık sık babasının para­larını çalıp kadına ve Meftun'a iletir. Yaşlı ve cimri Ka­sım Efendi, paralarının çalındığını sezmekte, fakat bumı kimin, nasıl yaptığını bir türlü çözümleyememektedir; bu yüzden şaşkınlık, perişanlık içindedir. 

Öte yandan, kocaları tarafından açıkça ihmal edil­mekte olan Lebibe ve Edibe de ızdırap içindedirler. Bü­tün bu ızdıraplarm sonucu nihayet bir gün meyvasmı verir: Onlar da başka erkeklerle düşüp kalkmaya baş­larlar. Kasım Efendi ise oğlunun ve damadının hırsız­lıklarını öğrenmiştir. Derhal kızını Meftun'dan boşatır; oğlunu da evlâtlıktan reddeder. Ortalık artık allak bul­lak olmuş, sevdiği Fransız kadının iki yüzlülüğünü öğ­renen Mahir intihar etmiş, Meftun da/bir yolunu bulup Paris'e kaçmıştır. Edibe, yeniden baba evindedir ama, bir kere kocasından alacağı alafranga dersini almıştır; "bunun gereği olarak şimdi evine gizli gizli erkek sok­maktadır. Bu son felâketi de öğrenen Kasım Efendi'ye felç gelir, kütük gibi bir köşeye yığılır.

Olaylardan yine de ucuz kurtulmuş bulunan Mef­tun, Paris'te kaymbabasmın ölümünü beklemektedir; o ölür ölmez İstanbul'a dönüp servetine konmayı düşün­mektedir. Mahir'den dul kalan kızkardeşi Lebibe'ye ge­lince; o, küçük çocuğuna, artık hiç bir zaman geri dön­meyecek olan babasının matemlerini anlatmakla meş­guldür.

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle