|
Ferit, ince ruhlu bir hariciye memuru ile öğrenimini batıda yapmış, hassas, sinirli, içki düşkünü bir annenin çocuğudur. Anne veremlidir. Ailenin, Ferit'ten büyük iki kız, Ferit'ten küçük bir kız olmak üzere üç çocuğu daha vardır. Ferit'in iki ablası, annelerinden kaptıkları hastalık sonucu, arka arkaya ölürler. Bu acılara dayanamayan baba, çevresinden kaçar gibi, Avrupa'ya gider. Bu arada verem, Ferit'in küçük kardeşi Nilüfer'e de geçmiştir. Hastalığın daha ilerlememesi için Nilüfer'i teyzesi yanma alıp annesinden ayırır. Bundan kısa bir süre sonra veremli anne de ölür. Birbirini izleyen bu acı olaylar Ferit'in moralini iyice bozmuştur. Bu yüzden, devam etmekte olduğu tıp fakültesinden ayrılır. Olaylar onda bazı metafizik duygular yaratmıştır; onun için felsefe öğrenimine yönelir. Delikanlının artık dikili bir ağacı, belli bir evi yoktur. Hem çok sinirli hem de çok cimri olan teyzesine sığınmayı aklına bile getirmez. Kaldı ki bu teyze, isteyerek yanma aldığı Nilüfer'e karşı bile daima haşindir. Genç adam bir pansiyona yerleşir. Biraz babasının, biraz da karşılaştığı düzensizliklerin etkisi ile Ferit, din duygusuna karşı uzak kalmıştır. Kalmakta olduğu pansiyonda çeşitli tipler ve kişiler barınmaktadır. Ailelerden birinin kızı ortalıkta çok zaman hemen hemen çırıl çıplak dolaşmakta, kayıplar âleminden bir şeyler duyduğunu tekrarlamaktadır. Başka bir odada romatizmadan âdeta kötürümleşmiş bir Tosun Bey oturmaktadır. Lise öğretmeni Aziz Bey de bir başka karakterdir. Ferit, burada da bunalımlar, huzursuzluklar duyar;bunun sonucu olarak sevgilisi Şelma ile kavga edip ayrılır. Sonra bu ayrılığa katlanmanın zor olacağını anlarsa da bir türlü gururuna yedirip ondan özür dilemeye gidemez. Nilüfer, zaman zaman Ferit'e gelmekte; teyzesinin kendisine yaptığı eziyetlerden yakınmaktadır. Bunlara çok kızan Ferit, bir seferinde, bu yüzden teyzesini öldürebileceğini ağzından kaçırır. Onun bu konuşmasını ve teyzesinin çok zengin olduğunu Tosun Bey duymuştur. Birkaç gece sonra, kayıplardan haber veren Zehra, birden çığlık çığlığa uyanır; o anda birisinin bıçaklanarak öldürülmekte olduğunu hissettiğini anlatır. Buna pansiyonda, Ferit dahil, kimse inanmaz ama, iki üç saat sonra hanımın bıçakla öldürüldüğü haberi alınır. Aynı zamanda kadının bütün paraları ve mücevherleri de çalınmıştır. Ertesi günü Ferit'i Tosun Bey odasına çağırıp, bir çekmece içindeki, teyzesinin paralarını teslim eder. Tosun Beyin yaptığı açıklama da şudur: Kendisi aslında profesyonel bir katildir. Teyzeyi kendisi öldürmüştür. Bu işi Ferit'e acıdığı için yapmıştır ve işte şimdi teyzesinin servetini ona aktarmaktadır. Çevrenin etki ve izlenimleri, üst üste gelen aşırı heyecanlar, hele Nilüfer'in hastalığının artarak hastanelik olması Ferit'i daha çok sarsmış, biraz da bulandırmıştır. Şimdi kendisi de, odasında birtakım göze görünmez varlıkların dolaştıklarına, kilitli kapısından bir şeyler söylemek istediklerine, hattâ bazan boğazına sarıldıklarına inanmaktadır. Artık son derecede vehimli sinirli, kuşkucu, korkak olmuştur. Aziz Bey, Ferit'e -bütün bunlardan kurtulmak için-Adada bir ev tutup Nilüferle birlikte bir süre dinlenmesini salık verir. Ferit, denileni"yapar; bir yıl önce ölmüş olan Matmazel Noralya adlı bir kadının evini kiralar. Ama bu evde geçirdiği ilk gece de kendisi için kor-ku verici olmuştur. Hissettiğine göre o anda bir koltukta oturmaktadır ve karşısında Matmazel Noralya bulunmaktadır. Kadın, durmadan ona bir şeyler anlatır durur. Bu bir uyku hali midir, kâbus mudur, Ferit bunu bir türlü tayin edemez. Ertesi günü, Aziz Beyle birlikte evin her yamnı dolaşırken, odalardan birinin kilitli olduğunu görür.- Hizmetçiye odayı açtırınca şaşkınlıklar içinde donup kalır: Oda ve odadaki koltuk, bir gece önce gördüğü dekorun aynısıdır. Ferit hizmetçiden, Matmazel Noralya'nın kim olduğunu sorar. Kadının anlattığına göre Matmazel Noralya çok acı çekmiş, çok mutsuz yaşamış, bu yüzden genç yaşında kendisini dine ve Tanrıya adamış biridir. Son yıllarda ise hemen hemen hiç odasından çıkmamış, kayıplar dünyasından haberler vermeye başlamıştır. Hizmetçi kadın, bunları anlattıktan sonra Ferit'e Noralya'nm özel defterini de verir. Koltuğa oturup defteri okumaya başlayan Ferit, içinde yeni sezgilerin geliştiğini hisseder. Bu odayı, koltuğu ve defteri benimser; birkaç gece moral gücüne ulaşır; artık dine karşı saygılı ve inançlıdır. İyileşmeye yüz tutan kardeşi Nilüfer de bu durumdan memnundur. Genç kızla Aziz Bey arasındaki duygusal arkadaşlık Ferit'i daha da memnun kılar. Bu fırsattan yararlanarak sevgilisi Selma ile de barışır .Artık bunalımlar bitmekte, geride kalmakta, gerçekçi ve mutlu günler ufukta belirmektedir.
|