Felsefe

Fotoğraf

Tipi Dindi-Mahmut Yesari PDF Yazdır e-Posta
Roman - Roman Özetleri

 Macit, geleceğe ümitle bakan, yaşamanın şiddetli fırtınalarından uzak bir gençtir. Nesrin adında bir kız­la sevişmekte, onunla evlenmeyi düşünmektedir. Birgün, cüzdanından düşen bir fotoğraf genç kızla arasını açar. Nesrin, onu terketmiş, bir avukatla nişanlanmış­tır. 

Olay, zayıf iradeli genci büyük sarsıntılara uğra­tır, önce intiharı düşünür; bu düşünceden binbir güç­lükle sıyrılabilir ama artık kendini yitirmiş durumda­dır; içkiye ve kötü eğlencelere yönelir. Kısa bir zaman içinde düştükçe düşer. Artık evinin, yerinin yurdunun izini adresini unutmuş gibidir. Ne hasta babası, ne de bakımsız kalan kardeşleri aklına gelir. Bir batak içinde yuvarlanıp gitmektedir.

Birgün, yine bir batakhanede çırpınmaktayken, ar­kadaşlarından biri kendisine bir mektup uzatır. Du­manlı gözlerle kâğıdı açan Macit, küçük kardeşinden gelmekte olan mektubu okur. Babası, ölüm halinde has­tadır ve gözlerini yummadan önce kendisini görmek is­temektedir. Bir an için kendine gelen genç adam, bir yıldan fazladır eve uğramadığını dehşetle anlar. Derhal gitmeye karar verirse de uyuşmuş iradesinin harekete geçmesi için de günler gerekmektedir. Nihayet, birgün binbir utançlar, üzüntüler içinde mahallesine girer. Fa­kat evinin sokağında konu komşu kendisine ezici bakış­larla bakmaktadırlar. Kapıyı çalar. Uzak akrabalardan birisi karşısına çıkar; babasının ölmüş olduğunu bildi­rir.Macitin evrenini kapkara bulutlar kaplamıştır. Felâketlerin olgunlaştırdığı küçük kardeşleri, sonsuz çare­sizlikler içindedirler. Bu tablo Macit'e bir silkiniş bir kendini bulup hayata karşı yeniden direniş azmi vermiş gibidir. Yetim kardeşlerini alarak başka bir semte, baş­ka bir eve taşınır. Ne var ki işsiz ve parasızdır. Bir yer­lere kapılanmak için bazı eski tanıdıkları yoklar, eli boş çevrilir. Ufkunda bulutlar çoğalmakta, fırtına yak­laşmaktadır. Çaresizlikleri kendisini yeni bataklara sap­lar. Bu sırada yoksulluktan, bakımsızlıktan en küçük kardeşi Müzehher hastalanmıştır. Doktorlar, küçük kı­zın vereme yakalandığını, çok iyi bir bakıma ve gıdaya ihtiyacı bulunduğunu söylerler. Bu imkânları hiç bir zaman elde edemeyecek olan tükenmiş genç adam bü­yük iç çalkantıları ile sarsılmaktadır. Bulutlar, fırtına, hükmünü yerine getirmiş, olmuş, oluşmuş, tipiye dön­müştür.

Hayata ve olaylara karşı daima yenik olan Macit, Müzehher'i bir hastaneye yatırmak için çalmadık kapı bırakmaz; fakat başaramaz, öte yandan küçük kız, has­taneye yatırılmadığına biraz da memnundur; Nasıl olsa yakında ölecek değil mi? Hiç olmazsa evinde, aile hava­sı içinde ölecektir.

Gün geçtikçe Müzehher'in hastalığı ağırlaşır. Elde avuçta satıp savacak bir şeyler de kalmadığı için, gün geçtikçe geçim sıkıntıları artar.Mevsim kıştır; içinde de ısınacak hiç bir şey bulun­mayan evin dışarısında korkunç bir tipi esip durmakta­dır. Bu tipi, Macit'in ruhundaki fırtına ve tipi ile yarış halindedir sanki. Macit artık tamamen tükenmiştir ve Müzehher de ölmek üzeredir.İradesizliği yüzünden ömrünü yele savuran genç fakat bitkin adam, pencereden dışarıyı uzun uzun sey­reder, kendi kendine:

— Tipi dineceğe benzemiyor, der. Varsın dinmesin; nasıl olsa benim tipim beni çoktan boğdu...Müzehher, alev alev yanmakta, sayıklamakta, belki de ecelle son savaşını vermektedir. Onun yataktaki feci durumuna daha fazla katlanamayan Macit, ne olursa olsun bir doktor bulmak ümidi ile, kendini sokağa atar; kar, rüzgâr, fırtma içinde kaybolur.Ertesi gün onu bir cadde ortasında donmuş, kasıl­mış bulanlar hemen bir hastaneye götürürler. Masajlar, tedavilerden sonra bir ara kendine gelir gibi olur. Dışa­rıya bakar: Geceki kardan, tipiden, fırtınadan iz eser kalmamıştır. Genç adam, yanındaki arkadaşına:

— Tipi dindi mi acaba?» dedikten sonra ölür.Tabiatın tipisi gibi Müzehher'in de, kendisinin de tipisi dinmiştir artık.

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle