Felsefe

Fotoğraf

İntibah PDF Yazdır e-Posta
Roman - Roman Özetleri

Romanın kahramanı Ali Bey, yirmi yaşlarında zengin bir ailenin tek çocuğudur. İyi bir öğrenim görür, on yaşına gelinceye kadar birkaç dil öğrenir. Annesi ve babasının koruyucu kanatları altında yaşadığı için pek hayat tecrübesi yoktur.

Yirmi yaşındayken babası ölür. Koruyucusunu kaybeden Ali Bey, bunalıma düşer. Annesi oğlunun bu durumuna çok üzülür. O'na eğlence yerlerine gitmesini söyler. Özellikle Çamlıca'yı tavsiye eder. Ali Bey artık tam bir Çamlıca aşığı olmuştur. Çamlıca'da bazı gençler arabaları ile gezen kadınlara laf atıp, mektup verirler. Ali Bey, bunlara hayret eder. Bir gün kendisi de arkadaşlarıyla gezerken bir arabaya işaret verir. İşaretine içerideki kadından cevap gelir fakat ne olduğunu anlayamaz. Arkadaşlarına sorar "Tenha bir yerde buluşalım" demek olduğunu öğrenir.

Ertesi gün tekrar Çamlıca'ya gider. Fakat kadın gelmez. Uykusuz bir gece geçirir. Sabah erkenden tekrar Çamlıca'ya gider. Bu kez araba görünür. Arabadan hoş, alımlı bir bayan iner. Böylelikle tanışırlar. Bu kadın Mahpeyker adında iffetsiz biridir. Ali Bey kadının mazisini bilmediği için ona aşık olur. Mahpeyker de Ali Bey'i beğenmiştir. Onu iyice kendine bağlamak ister. Ali Bey evlenme teklif eder. Fakat Mahpeyker, "kabul edemeyeceğini, kendisiyle evlenmesine imkan olmadığını, evlilik dışında bütün arzularına talip olduğunu" söyler. Ali Bey bu sözleri pek anlamaz.

Ali Bey, kalemdeki arkadaşı Atıf Bey'e her şeyi anlatır. Bir gün Atıf Bey'le Çamlıca'ya giderler. Mahpeyker de oraya gelir. Atıf Bey kadını uzaktan görür. Kadına birisi laf atar. Ali Bey laf atan kişiyle kavga eder. Ve kadının kim olduğunu öğrenir. Tabii ki Mahpeyker'in nasıl bir insan olduğunu öğrenen Ali Bey'e kendisini affettirecek bir şeyler söylemesi gerekir. Bir kurban olduğunu, bundan hiç suçu olmadığını söyler. Ali Bey'in kendisine inandırır.

Olanı biteni öğrenen annesi, oğlunun iyiliği için eve Dilaşup adında güzel bir cariye alır. Fakat Ali Bey'in aklı fikri Mahpeyker'dedir. Artık günlerini hep onunla geçirmeye başlar. Ali Bey bir gün yalıya gider. Mahpeyker'i evde bulamaz. Kadın aynı kendisi gibi düşüncede olan ve her kötülükte ona yardım eden dostu Abdullah Efendiye gider. Bu adam Mahpeyker'e tutkundur. Suriye'de çirkin işler yaparak zengin olmuştur. Oldukça çirkin ve suratsızdır. İstanbul'da Abdullah Efendi'yi bulamayınca eve gelemez. Ali Bey, Mahpeyker'i daha iyi bir gözle değerlendirir. Ve nasıl biri olduğunu anlar. Bütün gece bekler, ertesi sabah yalıya dönen Mahpeyker'le kavga eder ve ayrılırlar.

Eve dönen Ali Bey, Dilaşup'u fark eder. Gün geçtikçe ona ısınmaya başlar. Evlenmelerine karar verilir. Mahpeyker bu arada terk edildiğini anlayınca Ali Bey'den ve Dilaşup'tan intikam almaya karar verir. Mahpeyker, her şeyine göz yuman ihtiyar dostu Abdullah Efendi ile bir plan hazırlar. Kızı hamamda gören kadınlardan vücudundaki benler hakkında bilgi edinir. Bir takım erkeklerin ağzında bunları duyan Ali Bey deliye döner. Eve gider ve Dilaşup'u döver, kendisi de hastalanır. Mahpeyker bir esirci aracılığıyla kızı satın alır. Kendisi gibi kızın da ahlakını bozmak ister, fakat başaramaz.

Bu olaylardan sonra Ali Bey, babadan kalan bütün malları satar ve içkiye düşer. Tüm serveti elden çıkar. Ana oğul sefalete düşerler. Annesi tara evinde, geçimini dikiş dikerek kazanır. Fakat fazla dayanamaz ve ölür. Ali Bey ise bir kaç kadeh içki parası için arzuhalcilik yapar.

Mahpeyker, Ali Bey'i tekrar ele geçirmek için mektuplar yazar. Fakat cevap alamaz. Ve onu ortadan kaldırmayı düşünür. Abdullah Efendiyle bir plan hazırlarlar. Hile ile Ali Bey Üsküdar'da bir bağ evine çağrılır. Ali Bey'i Abdullah Efendi'nin yardımcısına öldürtmek isterler. Dilaşup'u da oraya götürürler. Dilaşup yapılan planı öğrenir ve Ali Bey'e söyler. Önce Ali Bey buna inanmaz. Fakat durumun onun söylediği gibi olduğunu öğrenince, Dilaşup'un yardımıyla çarşafı ip gibi kullanarak evden kaçar. Fakat paltosunu evde unutmuştur, Dilaşup ona sarınıp yatar. Biraz sonra Hırvat gelir. El yordamıyla bulduğu Dilaşup'u Ali Bey zanneder. Elindeki bıçağı kalbine saplar ve öldürür.

Bu arada Ali Bey, karakola gider ve birkaç zaptiye alarak gelir. İçeri girip de Dilaşup'un cesediyle karşılaşınca çok sinirlenir. Mahpeyker de bu arada saklandığı yerden çıka gelir. Her şeyi Ali Bey'e anlatır. Ali Bey dayanamayarak Dilaşup'u öldüren bıçağı alır ve Mahpeyker'i öldürür, ve zaptiyelere teslim olur. Hırvat yakalanır, Abdullah Bey'e inme iner. Ali Bey artık her şeyini kaybetmiştir. Altı ay hapishane köşelerinde sürünür. Bu hayata fazla dayanamayarak ölür. Roman "son pişmanlık fayda vermez" atasözü ile son bulur. 

FİGÜRLER

Ali Bey : Romanın merkezi figürü Ali Bey'dir. Olaylar onun Ali Bey'in etrafında cereyan eder. Ali Bey 21-22 yaşlarında bir delikanlıdır. Zengin bir ailenin tek çocuğudur. Tahsiline ve terbiyesine önem verilmiştir. Çocuk yaşlarında dahi birkaç lisan bilirdi. Görgülü, kibar, ahlaklı bir gençtir. Fiziki yönleriyle sarı benizli, zayıf, asabi bir genç olarak tanımlayabileceğimiz Ali Bey, müşfik bir annenin ve bilgili, görgülü bir babanın kanatları altında yaşadığı için hayat tecrübesi pek azdır. Ayrıca Ali Bey, gösteriş yapmayı ve para harcamayı sever.

Mahpeyker: Romanın ikinci önemli kahramanıdır. Ahlak ve terbiye bakımından Ali Bey'in tam zıddı bir ailede yetişmiştir. Biraz okuma yazma bilir. Zeki, alımlı, kurnaz, ikiyüzlü, sahtekar ve menfaatine düşkün bir kadındır. Güzelliğini kullanarak Ali Bey'i kendisine aşık eden bir fahişedir. Fakat bir müddet sonra Ali Bey tarafından terk edilince intikam peşinde koşar. A.H. Tanpınar kitabın en canlı tipiniz şüphesiz Mehpeyker olduğunu söyler.

Dilaşup: Ali Bey'in Mahpeyker'den kurtulabilmesi için Ali Bey'e annesi tarafından satın alınan cariyedir. Çok güzel bir genç kızdır. Temiz, sessiz, saf bir genç kız olan Dilaşup, Ali Bey'i görür görmez ona aşık olur. Sık sık bayılır. Mehpeyker'in aksine ahlaklı sadık, vefalı esir bir genç kızdır. Romanda çok kuvvetli bir şahsiyet olarak çizilmemiştir. Mahpeyker'in karşısına çıkmak için ortaya konulmuştur. Yine Tanpınar'ın ifadesiyle "fuhşun karşısında temiz bir insan işte bu kadar..."

Fatma Hanım: Ali Bey'in annesidir. Yazar, romanın yazıldığı yılların geleneksel Türk kadım tipini Fatma Hanımla çizer. Oğlunun iyiliği için çaba sarf eden, müşfik fedakar bir annedir. Fakat romanda silik bir şahsiyet olarak verilmiştir.

Atıf Bey: Ali Bey'in kalemdeki arkadaşıdır. İyi bir insandır. Ali Bey Mahpeyker'le olan ilişkilerini sırdaşı olan Atıf Bey'e isim vermeden anlatır.

Abdullah Efendi: Yaşı 70'i aşkın, yüzü çiçek bozuğu olan Abdullah Efendi çok çirkindir. Mahpeyker'e aşıktır. Oldukça zengin olan Abdullah Efendi kötü niyetli, sahtekar, ahlaksız ve maddeci bir insandır. Mahpeyker'in kirli işlerindeki en büyük yardımcısıdır. Para için yapamayacağı kötülük yoktur.

Mesut Bey: Atıf Bey'in dayısıdır. Atıf Beyle birlikte Kuzguncuk'taki yalıda otururlar.

Hırvat: Ali Bey'i öldürmek için kiralanan bir katildir.

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle