Felsefe

Fotoğraf

Saatleri Ayarlama Enstitüsü-Ahmet Hamdi Tanpınar PDF Yazdır e-Posta
Roman - Roman Özetleri

Hayri İrdal'ın büyükbabası Tevkiî Ahmet Efendi, vaktiyle büyük bir felâket geçirmiş, bunun kefareti ola­rak bir cami yaptırmaya karar vermiştir. İnşaata baş­latır; ancak ömrü bu işi tamamlamaya yetmez, tamam­lama işini oğluna vasiyet eder. Oğul -İrdal'ın babası-göreve devam eder. Yeter parası yoktur. Zengin ve dul kızkardeşinden medet umarsa da ondan bir hayır gel­mez. Babasının bu bocalama dönemi içinde Hayri İrdal, gören ve anlayan gözlerini dünyaya açmıştır

Genç çocuk, kendini bildiği andan itibaren, Saatçi Nuri Efendi'de çıraklığa başlar. Nuri Efendi, bir za­mane filozofu, saatlerin dilinden anlayan bir uzmandır. Hayri İrdal ona ve onun saatler konusundaki felsefesi­ne hayran olarak büyür. Ama daha kendisi on yedi yaş­larında iken «üstad»ı ölünce büyük bir boşluk içine yuvarlanır. Asım Efendi gibi yeni ve başka saatçılar kendisini tatmin etmez. Boşluğu ve avareliği içinde bir süre tuluat tiyatrolarında çalışmayı dener. Bu sırada Birinci Dünya Savaşı kopmuştur; askere alınıp dört yıl cephe cephe dolaşır, sonunda kendini yeniden İstanbul' da bulur. Onu karşılayan Mihrimah camisinin yanında, eskisi gibi duran evleri ve şefkatli üvey annesidir.

Hayri İrdal Abüsselâm Efendi adlı eski bir tanıdı­ğın kızıyla evlenir, ondan Zehra adlı bir kızı olur. Kayınbabası ölünce, gerçekten var olup olmadığı bile bi­linmeyen bir miras dâvası onu yıllarca süründürür. Bir süre sonra karısı ölür; Hayri İrdal'ı, miras dâvası sırasında tanıştığı bir ruh doktoru, kurduğu psikanaliz derneğine alır. Artık orta yaşlara doğru yol alan adam, bu derneklerde pek çeşitli insanlarla tanışır. Bütün bun­lar olup biterken onun ruhunun derinliklerinde hep ge­niş bir saat atmosferi yaşamaktadır.

Hayri İrdal, ispirtizma seansları da yapılan der­nekte Pakize adında bir kadınla tanışmış, onunla ikin­ci evliliğini yapmıştır. Ama bu, maddî ve manevî yön­lerden bunalımlı bir evlilik olur.

Birgün semt kahvesinde, doktor arkadşmın kendi­sine tanıştırdığı Halit Ayarcı adındaki kimse, Hayri İrdal'm hayatında dönüm noktası yaratır. Hayri İrdal, İstanbul'un en usta sanatçısının yanında, Halit Ayarcı­nın saatim tamir etmiş; bu olay onların kaderini birleş­tirmiştir. Saat âşıkı iki arkadaş, gelişen dostlukları ile birlikte uzun süren projelerden sonra bir «Saatleri Ayarlama Enstitüsü» kurarlar. Artık Hayri İrdal, yaşa­manın amacını ve mânasını bulmuştur, çok mutludur. Enstitü, kısa zamanda gelişir ve bu ülkü adamına göre gerek toplum, gerekse iki ortak için son derece verimli sonuçlar sağlar. Ama ne var ki Hayri İrdal, çocuklu­ğundan beri süregelen bir saat sevdasının sarhoşluğu içindedir. Kendisini ve müesseseyi yöneten, kendisini bir şeyler, belki de çok şeyler yaptığı vehmini veren hep Halit Ayarcı'dır- Ve Halit Ayarcı, arkadaşına mut­lu bir rüya dünyası yaşatırken, kendisi de bizzat onun karısı ile yaşamaktadır. Kendisi, kendini bildi bileli öz­lemini çektiği saatler dünyasının ve enstitüsünün «basarı ile yürüyen» işleri ile öylesine mesttir ki: karısı Pakize'nin, doğurduğu kız çocuğuna ısrarla Halide adı­nı vermek isteği bile onu daldığı rüyadan uyandırmaz ye en iyi niyetiyle, bir zaman sonra «Çocuğa iyi ki ar­kadaşımın adını vermişiz; gün geçtikçe ona benziyor,» demekten bile kendini alamaz.Saatleri Ayarlama Enstitüsü -güya- kısa zamanda yalnız yurtta değil, bütün dünyada da ün kazanmıştır. Örgüt genişler, yeni binalar yapüır; bu arada kurucu­lar kendüeri için de villalar satın alırlar.

Enstitü böylece çalışmalarının eri yüce döneminde iken birgün bazı Amerikalı uzmanlar işe karışıp bunun gereksizliğini savunurlar. Hükümet de, yaptığı incele­meler sonunda, bunu haklı bulup enstitüyü lağva karar verir. Ama ne ziyanı var? Halit Ayarcı buna çare bul­muştur: öyle ise tasfiye komisyonu ve düzeni kurar ki, müessesenin görevlilerinden hemen hiç biri, hele Hayri İrdal, ömrü boyunca yine işbaşında kalacaktır.

Bu karardan kısa bir süre sonra Halit Ayarcı bir trafik kazasında ölür. Bu ölümden sonra Hayri İrdal, yaşadığı mutlu hayaller ve bilmezlikler dünyasından sıyrılıp yeniden yeryüzüne inmiş midir? Artık onun ora­sını Allah bilir...

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle