|
Romanın Başlıca Karakterleri Yusuf: Anne babası öldürülen köylü genç. Muazzez: Kaymakamın genç ve güzel kızı. Selâhattin Bey: Kaymakam Şahinde Hanım: Kaymakamın karısı. Fabrikatör Hilmi Bey ve oğlu Şakir: Kasabanın zengin o oranda da kötü adamlan İzzet Bey: Selâhattin Bey'den sonraki kaymakam Yusuf, Anadolu'nun sayısını Allanın bileceği, ortada kalmış çocuklarından biridir. Doğduğu yerden ötürü adına bir de «Kuyucaklı» sıfatı eklenmiş, böylelikle -ne kadar mümkünse o kadar- bir unvana soyluluğa ulaştırılmıştır. Yusuf'un kötü kaderi, daha dünyanın ne olduğunu bilip öğrenmeden önce başlamıştır: Birgün köylerini basan haydutlar ana, baba kavim kardeş nesi varsa öldürmüşler; böylece çocuk üç beş yaşlarında iken kimsesiz kalmıştır. Bereket versin ki kazada iyi yürekli, efendiden bir kaymakam bulunmaktadır. Çocuğun ser sefil surda burda sürüklenmesine gönlü yatmayan bu adam, Yusuf'u evine alır, az sonra da evlâtlık edinir. Kaymakamın Muazzez adında, Yusuf'tan biraz küçük bir kızı vardır. İki çocuk bazan hırlaşarak, ba-zan dirleşerek iki kardeş gibi bir arada büyümeğe başlarlar. Okul çağı gelince kaymakam Yusuf'u kızı ile birlikte okula yazdırır. Küçük çocuk hiç de abtal değildir; hattâ cin gibi zekidir. Fakat türlü ruh çalkantılarının ve dış etkilerinin altında garip, vahşi bir ruh yapısına ulaşmıştır. Bu yüzden okulu sevmez ve okuyamaz. Kaymakam ve Muazzez Yusuf'u ne kadar sevmekte iseler, kaymakamın eşi Şahende Hanım da bu çocuktan öylesine nefret etmekte, her fırsatta hırpalamaktadır. Böylece yıllar geçer. Yusuf gelişip serpilir. Şimdi onun dünyada tek üstüne titrediği varlık, tam çözümleyemediği duygularla bağlı olduğu Muazzez'dir. Her şeyi iyiye yoran kaymakamın her şeyi kötüye yoran Şahende Hanımın tutumlarına güvenemediği için, Yusuf Muazzez'in üstüne kol kanat germektedir. Birgün Yusuf, kardeşliği ile birlikte bir bayram, yerindedir. Burada eski arkadaşlarından, şimdi kasabada külhanbeyliği ile tanınmış Şakir'e rastlar. Şakir,. Yusuf'un gözü önünde Muazzez'e lâf atar, hattâ daha. da ileri gider. Gözü dönen delikanlı onu epeyce hırpalar. Ne var ki, Şakir güçlü ve varlıklıdır. Ne pahasına olursa olsun Muazzez'i evine atacaktır. Birgün bir düzen hazırlar; babasıyla birlikte kaymakamı kumara oturtup, altından kalkamayacağı bir borca sokarlar. Şakir'in babası, bu borca karşılık Muazzez'i oğluna ister; kaymakam çaresiz razı olur- Ama Yusuf işe karışır, yakın dostu olan bir bakkaldan para alıp kaymakamın borcunu öder. Şimdi Muazzez bu bakkalla evlenecektir. Şakir, Yusuf kadar, bakkala da düşman olmuştur. Düğünde, kaza süsü vererek, güveyi öldürür; yolunu yordamını bularak cezadan da kurtulur. El altından hâlâ Muazzez'i istemekte, baskı ve tehditlere başvurmaktadır. Bu sırada Muazzez birgün Yusuf'a açılır: Kimseyi istemediğini, sadece kendisini sevdiğini, onunla evlenmek istediğini anlatır Yusuf, bu itiraf karşısında büyük sarsıntı geçirir. Aslında, kendini bildi bileli o da Muazzez'i sevmektedir. Ancak bir arada büyümüş olmalarından, bir de belli bir işin sahibi bulunmayışından dolayı, ümitsizdir. Durumu öğrenen ve kızını zengin Şakir'e vermeyi kafasına koymuş bulunan Şahende Hanım -peşkeş çekercesine- Muazzez'i onlara götürür, zamanlı zamansız onunla buluşmasını sağlar. Kadın bir oldu bitti yapmayı kollamakta, fakat Yusuf'tan çekinmektedir. Bunun üzerine Yusuf'la Muazzez anlaşırlar. Delikanlı bir gece genç kıza alıp komşu köylerden birine kaçırır; nikâhını kıydırıp onunla evlenir. Şahende Hanım, olay karşısında küplere binmiştir, fakat kaymakam son derece memnundur. Belki hırçın, dikbaşlı, ama alabildiğine mert olan damadını yamna çağırır, ona dairede küçük bir memurluk da verir. Şahende Hanım bu oldu bittiyi bir türlü hazmedememekte, fakat kocasına karşı gelemediği için dişini sıkmaktadır. Yusuf'la Muazzez, anlayışlı bir yuva kurmuş olmanın mutluluğuna daha tam varamadan, kaymakam bir kalb krizi sonunda ölünce Şahende Hanım yeniden ortalığı karıştırmaya başlar. Bu arada Şakirler de boş durmazlar; yeni gelen kaymakama tesir edip Yusuf'u dairedeki görevinden ayırtıp gezici köy tahsildarlığına verdirirler. Şahende Hanım şimdi yeni kaymakamla, Şakirlerle tam bir birlik kurmuş, evini onların içki ve eğlence merkezi yapmıştır. Kızını da bilerek ve kasten fuhuşa doğru itmektedir- Kısa zamanda dedikodu ortalığı kaplar. Dostları, olan biteni Yusuf'a bildirirler. Artık insanlara karşı inancını ve saygısını kaybetmiş olan Yusuf, bir gece ansızın evlerine çıkagelir. Beynini kurutan feci durumu görünce kendini büsbütün yitirir. Şakir'i, kaymakamı, kaynanasını bir solukta çekip öldürür. Ortaya sürülmüş olan karısını koltuklayıp soluğu şehir dışında alır. Ama tabancasından çıkan kurşunlar Muazzez'i de ağır yaralamıştır. Genç kadın biraz sonra oracıkta ölür. Yusuf, tam bir alt üstlük içindedir. Robot gibi davranışlarla karısmı orada bir çukura gömer. Başını alıp bir yönlere doğru savuşur. Nereye gittiğini kendisi de bilmemektedir
|