|
«Devlet Ana» Anadolu'nun Türkleşmesinin yoğunlaştığı, Osmanoğullarının tarih alanıria çıkıp gelişmeye başladıkları bir dönemin hikâyesidir. Bir yandan Bizans devleti, öte yandan Bizans'a bağlı ve yarı bağlı bulunan birçok tekfurlar ve Hıristiyan şövalyeler, Osmanoğullarının gelişmesini önlemek, Anadolu'nun Türkleşmesini durdurmak çabasındadırlar. Osmanoğullarının başında -sonraları 1. Osman diye anılacak olan- Kara Osman bulunmaktadır. Kara Osman'ın azılı düşmanlarından biri de Şövalye Notus Gladyüs'tür. Notus Gladyüs, Osmanlı beyi ile bazan açıktan, çok zaman da sinsice bir çekişme yürütmektedir. Bir gece bu şövalye, Marvo'nun hanında.Keşiş Benito ile buluşur. İki arkadaş Kara Osman'ın atlarını çalmak için bir plân hazırlamaktadırlar. Bu işi başarırlarsa bir taşla iki kuş vurmuş olacaklar; hem değerli atlar kazanacaklar, hem de düşmanlarını süvari gücünden yoksun bırakmış olacaklardır. Hancı Marvo'nun Liya adlı bir kızkardeşi vardır. Bu kız, Osman Bey'in gözde yiğitlerinden Demircan'la sevişmektedir. Demircan, Osman Bey'in atlarının koruyucusu, bir çeşit süvari kumandanıdır. Şövalye Notus Gladyüs Keşiş Benito nun yardımı ile, bataklığı geçer, gafil avladığı Demircan'ı arkadan okla vurup öldürür. Bu sırada, gencin yanında bulunan Liya da tecavüze uğramış ve öldürülmüştür. Demircan'ın Kerim adında bir kardeşi bulunmaktadır. Kerim savaştan hazzetmemekte, okumayı sevmekte ve molla olmayı düşünmektedir. Fakat büyük oğlunun öldürülüşünün öcünü almak isteyen annesi Bacıbey, onu zorla silâhlandırır ve öç için hazırlar. Çok genç bulunan hancı Marvo'yu da yanma alıp ona çocuğu gibi bakmaya başlar. Osman Bey'in babası Ertuğrul Bey, artık çok yaşlı ve hastadır. Günü gelip ölünce Söğüt halkı, kardeşi Dündar Alp yerine Kara Osman'ı «Bey» seçerler- Dündar Alp, bu duruma üzülür; fakat yapacak bir şey bulamaz. Bacıbey, Kerim'i ve Marvo'yu alarak Kamgan adlı bir dervişe gidip Demircan'la Liya'nın katillerinin kimler olduğunu kesinlikle öğrenir. Kara Osman, zamanın ünlü dervişlerinden Şeyh Edebali'nin kızı Balı Hatun'u sevmektedir. Yakınlarından Alısar Bey'i şeyhe dünür olarak yollar. Fakat çapkın olan Alısar Bey, kızı kendisi beğendiği için, Osman Bey'e şeyhten menfi haber getirir. Halbuki Şeyh Ede-bali, kızını Osman Bey'e vermek istemektedir. Durum meydana çıkınca hakarete uğrayan Alışar Bey, artık Osman Bey'in yanında kalamaz, şövalye Notus Gladyüs'ün tarafına geçer; onunla birlikte Osman Bey'i yıkmaya çalışır. Bu arada Şeyh Edebali, kızını Söğüt beyine vermeye razı olmuştur.Alısar Bey, Şövalye Notus Gladyüs ve başkaları ile birlikte, bir seferinde Osman Bey üstüne güçlü bir baskın yapar. Fakat bu baskın büyük başarısızlıkla sonuçlanır. Baskıncılar, kayıplar vererek, canlarını zor kurtarırlar. Notus Gladyüs, bizzat Marvo'nun attığı bir okla ağırca yaralanır Osman Bey, bundan sonra çevredeki hüküm ye nüfuzunu gittikçe genişletir. Bu arada toprakları da gün günden genişlemekte, beyliği bir devlet haline gelmektedir. Bir seferinde Konya sultanlığına gönderdiği ulağın, gelişinde anlattıklan, Osman Bey'i daha hareketli ve enerjik olmaya zorlar. Bu ulağın anlattıklarına göre Konya'da artık gerçek bir devlet kalmamıştır. MoğoL baskısının da etkisiyle Selçuklu devleti artık son günlerini yaşamaktadır. Türk Beyi, topraklarını genişletmek hususunda artık sistemli hareketlerde bulunmakta; kendisine oğlu Orhan, kaymbabası Şeyh Edebali ve Akçakoca gibi gün-görmüş büyükler türlü konularda yardımcı olmaktadır. Bir seferinde Bilecik tekfuru, Yarhisar tekfurunun güzel kızı Lotus'u istemiş, baba kızını vermek istemeyince işi cebre dökmüştür. Bilecik tekfuru, cebren aldığı kızla olan düğününe komşusu Osman Bey'i çağırır. Aslında bu bir tuzaktır. Tekfur, düğün şenliğine Türk beyinin esirliğini de katarak mutluluğunu iki kata çıkaracaktır- Osman Bey tuzağa başka bir tuzakla karşılık verir. Kadın kılığına soktuğu yiğitleri ile -ki içlerinde Bacıbey gibi gerçek kadınlar da vardır- yaptığı baskında, Bilecik tekfurunu bozguna uğratıp, beyliğine son verir, şehri kendi sınırları içine katar, adamın almaya hazırlandığı Lotus'u oğlu Orhan'la evlendirir. Lotus, müs-lüman olup Nilüfer Hatun adını alır. Bilecik fethini Osman Bey'in öteki ve çeşitli fetihleri, zaferleri izler. Bütün bunlar olurken -birisi ağabeyisinin, birisi ablasının öçlerini almak için çırpman -Kerim Çan'la Marvo daima Osman Bey'in çevresinde ve yardımmdadırlar. Orhan Bey de onlara destek olmaktadır. Sonunda iki genç nihayet muratlarına ererler, önce bir mağaraya sıkıştırdıkları Keşiş Benito'yu, daha sonra da bir bataklığa sürükledikleri Notus Gladyüs'u öldürürler. Osmanlı beyliği hızla gelişip yükselmeye devam ededursun, artık öcünü almış bulunan Kerim Can, yeniden silâhlarını bırakır ve yeniden çok sevdiği kitaplarına döner. Bu arada Bacıbey onu, Aslıhan adlı iyi bir kızla da evlendirmiştir.
|