Felsefe

Fotoğraf

Küçük Ağa-Tarık Buğra PDF Yazdır e-Posta
Roman - Roman Özetleri

Romanın Başlıca Karakterleri

 İstanbullu Hoca: Sonradan adı "Küçük Ağa" asıl adı Mehmet Reşit olan Kurtuluş Savaşı'na katılmış genç bir din adamı.            Ağır Ceza Reisi: Kuvayı Milliyeci, Akşehir'dekilerin lideri.Salih: Sağ kolunu, kulağının yarısını Arap çöllerindeki savaşta kaybeden Akşehirli genç.Ali Emmi: Kuvayı Milliye'yi ilk destekleyen, güçlenmesi için geçmiş yaşına rağmen çalışan,bilge bir insan.Hurşit Ağa: Başlangıçta karşı olmasına rağmen daha sonra Kuvayi Milliyeye katılan lider. 

Mehmet Reşid Efendi, İstanbul'da Fatih medrese­sinde okumakta plan Konyalı bir gençtir. Dine, şeriata, halifeye ve halifelik sıfatını üzerinde taşıyan padişaha yürekten bağlıdır. Güzel seslidir. Yaşma göre güçlü ve dinleyenleri etkileyici bir hitabet tarzına sahiptir. Ateş­li ve atılgan bir kimsedir.

Zaman, Birinci Dünya Savaşı'nın bitimi, mütareke şartlarmı hiçe sayan düşmanların dört bucaktan Ana­dolu'yu işgale koyulduğu kara günlerdir. Son vatan par­çası da elden gitmek üzeredir- İstanbul'daki hükümet acizlik içindedir. Anadolu'da ise bölge bölge kıpırdama­lar başlamıştır. Kadere boyun eğmek isteyenlerin ya­nında:«Karılarımız, kızlarımız neden aç kaldı?» «Neden yakacağımız, yiyeceğimiz yok?»

 Biz Galiçya'sından Kanal'ma kadar dünyanın her yerinde arslan gibi evlâtlarımızı bırakalım da (bu ko­nuşmalar Akşehir'de geçmektedir) İtalyan oğlanları ta kasabamıza kadar gelsin ha? Sebep?...» çeşidinden ya­kınmalar yavaş yavaş genişlemektedir. Ve bütün bu kı­pırdanmalar, irili ufaklı örgütlenmelerden İstanbul hü­kümeti tedirgindir.

Dahiliye Nazırlığı, cerbezesine ve zekâsına güven­diği o medreseli genci, Mehmet Reşid Efendi'yi «padi­şaha olan bağlılığın takviyesi »ni sağlamak göreviyle Ak­şehir'e gönderir.

Genç medreseli, Konya valisi tarafından ağırlana­rak, hatırı sayılır bir karşılama töreni içinde Akşehir'e gelip yerleşir. Vaiz, nasihat ve sohbetleri ve öteki çalış­maları ile, kendisine verilmiş olan «görev»de başarıya ulaşmaya başlar. Taraftarları kendisini Emine adlı gü­zel bir kızla başgöz de ederler.

Öte yandan Kuvâ-yı Milliye de gittikçe güçlenmek­te. Anadolu'nun birçok kentlerini ve buralardaki halkı kendi safhma çekmektedir. Artık «Hoca»lığa yükselen Mehmet Reşid Efendi epey bir süre Akşehir'i bu hare­ketin dışında tutmayı mümkün kılacak kadar güçlüdür. Mehmet Reşid Hoca'nm Kuvâ-yı Milliye için giderek tehlikeli hale geldiğini öğrenen Garb Cephesi Kuman­danı Ali Fuat Paşa, onun için «vur emri» çıkartır. İşin kendisi için kötüye gittiğini gören Hoca, kılık değiştire­rek Akşehir'den kaçar. Bir zaman şurada burada gezi­nir. Ne var ki değiştirdiği kılıkla birlikte onda ruh veimân değişikliği de başlamıştır. Bir müfreze kurup ba­sma geçer. Hafiften vatan, millet ve özgürlük düşman­larıyla çatışmaya koyulur. Başyardımcısı, daha Birinci Dünya Savaşı'nda sağ kolunu kaybedip Akşehir'e dön­müş, ama yine memleket hizmetine ve Kuvâ-yı Milliye-ce kendisini yakalamaya gönderilmiş olan Çolak Salih' tir. Zaten onu hidayete erdiren de bu yiğit Anadolu ço­cuğudur. Çolak Salih Mehmet Reşid Hoca'ya asıl mem­leket gerçeklerini -dili döndüğünce- anlatınca, keskin bir yön değiştirmesi yapan Mehmet Reşid Hoca, bu un­vanından sıyrılıp «Küçük Ağa» lakabına bürünmüş ve bozguncularla çarpışmaya başlamıştır. «Küçük Ağa» şimdi asıl din, imân vatan hainleriyle boğuşan bir müf­rezenin başındadır.

«Küçük Ağa» şurada burada düşmanla ve bozgun­cularla çarpışırken bir çatışmada ağır şekilde yarala­nır Akşehir'e, öldüğü yolunda bir haber gelir. Bunun üzerine, bazı yakınları, Emine'yi bir başkası ile evlendi­rirler. O sıralarda Çerkez Ethem ve kardeşleri henüz Ankara'dan kopmamışlardır. Küçük Ağa bir süre bun­lardan Tevfik Bey'in emrinde çalışır.

İşler yavaş yavaş Kuvâ-yı Milliye'nin lehine geliş­mektedir ve Akşehir şimdi Türk ordusunun- en büyük karargâhlarından biri olmak yolundadır. Bir ara bir fırsatmı bulup Akşehir'e gelen «Küçük Ağa» karısının bir başkası ile evlendirilmiş ve o günlerde de ölüm ya­tağında bulunduğunu görür. Karısını bu adamdan bo­şatıp yeniden nikahlamak niyetindedir. Fakat Emine çok geçmeden ölür. Küçük Ağa, küçük oğlu Mehmed'i, vaktiyle düşmanı bulunduğu ve şimdi ise en güvendiği bir Kuvâ-yı Milliye taraftarına emanet ederek, daha çok bilenmiş bir hınç ve daha çok artmış bir imânla -hizmete devam için- Ankara'nın yolunu tutar.

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle