Felsefe

Fotoğraf

Efruz Bey-Ömer Seyfettin PDF Yazdır e-Posta
Roman - Roman Özetleri

Efruz Bey'in çeşitli ve değişik serüvenlerini anla­tan «Efruz Bey» romanı -bizzat bu romanın kendisi gi­bi- birçok serüvenler geçirmiştir. Şöyle ki: Roman, 1914 yılında, o zamanın dergilerinden «Safahat» ta tefrika, edilmeye başlanmış, derginin kapanmasıyla yarıda kal­mıştır. Eser bundan sonra, Ömer Seyfettin'in ölüm yılı olan 1920 ye kadar değişik gazete ve dergilerde, kimi zaman değişik başlıklar altında, ama romanın kahra­manı «Efruz Bey» adı daima korunarak tekrar tekrar ele alınmıştır

Roman, Ömer Seyfettin'in ölümünden sekiz yıl son­ra, özetlenerek ve eski harflerle son defa olarak 1928 yılında, büyük bir aylık dergide yayınlanmıştır. Aradan kırk iki yıl daha geçtikten sonra da bir yayınevince ki­tap halinde basılmıştır.

Romanı tefrikaya ilk başlayan «Safahat» dergisi onu okuyucularına şöyle sunmuştur:«Bu roman hem hakikat, hem hayaldir. Ömer Seyfettin gerçekte yaşamış ve yaşamakta olan insanlarm bazı garipliklerini, gafilliklerini ince, alaycı kalemiyle göstermek suretiyle cahil, küstah, bilmediği konular üzerinde kalem yürüten, konuşup bilgi taslamaktan korkmayan, sayıları gittikçe artan bir gençliğin ruh ha­lini gösteriyor, onları doğru yola çağırıyor...»

Bu roman gerçekten de böyle bir tip olan Efruz Bey'in, çok şeyler bilir görünüp de hiç bir şey bilmeyen, çok şeyler gerçekleştirebilir görünüp elinden hiç bir şey gelmeyen, her şeye karışan ama hiç bir zaman sonuca ulaşamayan bir karakterin dağınık alanlardaki dağınık davranışlarından meydana gelmektedir. Sonuç, olarak, her şeye burnunu sokan, her şeyde idealist gözüken Ef­ruz Bey, bu dengesizliklerinin seline sürüklenerek ken­disini bir akıl hastanesinde bulur. İşte «Efruz Bey» ro­manının genel çerçevesi bu kısa özetten ibarettir. An­cak eser bir kitap, bir bütün halinde okunduğunda, onun rahmetli, büyük yazarından, Türk toplumu ve bu toplumdaki insanlar, tutumlar, davranışlar hakkında çok zengin mesajlar alınmaktadır.

Altı ana bölümden meydana gelen romanın kahra­manı Efruz Bey, bir bakıma ünlü «Don Kişot» un çağ­daş bir tipidir. Onun gibi yaşlı ve bunak değildir ama, idealistliği onunki kadar temelsiz ve katıksızdır. Sonuç olarak bu genç adam da, o yaşlı ve bunak adam gibi gülünç olmaktan ileriye varamaz. Anlatıldığına göre bir gün yakın arkadaşı ve koruyucusu Ziya Gökalp Bey, Ömer Seyfettin'e:

«— Ömer Bey sen eserlerinin kahramanlarını sev­miyorsun; onları teşhir edip adeta cezalandırıyorsun!.»demiş v.e ondan şu cevabı almıştır:

«— Cancağızım; niçin insafsızlık ediyorsunuz? Ben «Mermer Tezgâh»taki Ali Usta'yı, «And» daki Mıstık'ıve başkalarını sevmedim mi? Ama insaf ediniz, Efruz Bey'i nasıl seveyim?.»

Evet, işte «Efruz Bey» böyle bir romandır ve aslın­da -biraz dağınık oluşu bir yana- Türk edebiyatının önemli aşamalarından biri olarak da kabul edilebilir.

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle