Birinci Dünya Savaşı, bütün Avrupa'yı ve çevresini bir yangın yerine çevirdikten sonra, ortadan çekilmişti. Açlık ve perişanlık bütün milletleri sarmış, ekonomik düzen alt-üst olmuştu, Amerika bile bütün dünyaya silâh depoluğu yapmasına rağmen, sonradan ekonomik kriz geçirmeye başlamıştı.Bütün bu çatışmaların ve karışıklıkların içinde, milyonlarca insanın ölmesi, bir maksada bağlı olmayan aile göçleri, servetlerin yok olması, ahlâk kıymetlerinin değişmesi, kutsal inançlardaki sarsıntı, güven bağlarının kopması, çılgınlıkların ve ihtirasların vicdanlarda mahkûm edilmesi, değer verilen ne varsa hepsinin iflâsa doğru gitmesi karşısında toplumlar, şaşkınlık ve ıstırap içinde kalmışlardır.
Bu sebeplerle Birinci Dünya Savaşı'ndan perişan bir durumda çıkan toplumlarda gençlik, büyük bir ümitsizliğe düşmüştü. Hiçbir değere inanmıyorlar, her şeye şüphe içinde bakıyorlardı.1916 yılında, İsviçre'de T. Tzara adındaki Polonyalı bir gencin etrafında toplanan bir gurup, Tzara'nın sözlükten rastgele bulduğu Dada kelimesini, kurmak istedikleri sanat akımına ad olarak verdiler; kurdukları bu sanat akımına Dadaizm dediler. Dadaizm, iki türlü karakter gösterir :
1. Kübizmin bir devamı olması :Dadaizm önceleri kübizmin bir devamı gibi görünmüştür. Tıpkı kübizm gibi, önceleri maddeye karşı koymuş, konunun dış görünüşünü tasvir etmekle yetinmemiş, zihnin geometrisini göstermeye çalışmıştır. Böylece sanatı, eşyanın yüzeyinden kurtarmaya çalışmıştır.Dadaizm, sonradan bu görüş ve düşünüşten birdenbire vazgeçti. Her şeye, ama şeye isyan etmeye başladı. 2. Dadaizm'de şüphecilik :Şüphecilik, olumlu ya da olumsuz hiçbir kesin yargıya varamayan, şüphe içinde kalmayı uygun bulan bir düşünce sistemidir.Dadaizm, etrafta dönüp dolaşan hiçbir şeyin doğruluğuna ve varlığına inanmıyor. Romantizmin de ötesine gerçek, aklın hiçbir değeri olmadığını bağırıp durdu. Birinci Dünya Savaşının arkası sıra doğan hayat şeklinin manasızlığını ve özellikle edebiyat sanatçılarının parıltılı çabalarını mizah yolu ile hiçe saydı. Bütün edebî akımlara güldü.
Edebî sanat anlayışındaki farklı tutumları ve gayretleri mânâsız buldu.Zamanın bir parçası içinde meydana gelmiş psikolojik dengesizliği ve herşeye karşı koymayı bir çaba haline getiren ve Amerika'da bile etkileri görülen Dadiaizm, uzun ömürlü olmamış, doğuşundan altı sene sonra dizlerindeki dermanı kaybetmiştir.Bu böyle olmakla beraber dadaizm, İsviçre, Fransa ve öteki memleketlerde düzenlediği toplantılarla kopardığı yaygara sayesinde, alaylı da olsa bütün sanat âleminin ilgisini üzerine çekebilmiştir. Fakat yaslandığı temel taşları dayanıksız olduğundan çabuk çökmüştür..Dadaizm, tiyatro alanında da uygulanmış, fakat büyük bir başarı sağlayamamıştır.
Resim alanında Sanat ve estetik duygusu olmayan Dadaistlerin, mantıksız konu seçtikleri; kağıt, tahta ve benzeri malzemelerden garip tekniklerle resim yaptıkları görülür. Çocuksu heyecanlarla, her türlü akılcılığa, Avrupa uygarlığına ve savaşa karşı bir protesto hareketidir. Sanata karşı sert tutumları olsa da, bazı sanat akımlarının (Sürrealizm, Soyut Sürrealizm, Pop-Art, Kavramsal Sanat vs.) ortaya çıkmasında elverişli bir ortam hazırlamıştır.
M. Duchamp, J. Arp, M. Ernst, F. Picabîa, M. Ray hareketin önde gelenleridir.