|
|
|
Sanat -
Sanat Akımları
|
|
İngiltere'de 1954-1957 yılları arasında ortaya çıkan, 1959'a doğru da A.B.D'nde yaygınlık kazanan bir sanat hareketini belirtmek için kullanılan ve ingilizce Popular Art'ın (halk sanatı, popüler sanat) kısaltılmış biçimi olan terim. İngiliz-Amerikan kökenli olan Pop Art hareketi gerçek anlamda birkaç sanatçının çalışmasından doğmuştur. İNGİLTERE'DE Soyut sanattaki geleneksel akımları yadsıyarak, çağdaş dünyayı olumlu bir bakış açısından yakalayıp kavramaya çalışan ve doğrudan doğruya kitle haberleşme araçlarından esinlenen bazı ressamlar, çalışmalarını katıldıkları pek çok sergiyle geniş kitlelere sunma olanağı buldular. Bu sergilerden ilki olan ve 1955'te İnstitute of Contemporary Art'ta düzenlenen İnsan, Makine ve Harekette Richard Hamilton ve Eduardo Paolozzi'nin yapıtlarına yer verildi; bu sanatçılar yapıtlarında "teknik gelişmenin, kurgu-bilime özgü istek ve düşleri en sonunda nasıl yakalayıp giderdiğini" algılanabilir kılmaya çalışmışlardı. 1956'da Hamilton'nun Kim Günümüzde Yuvalarımızı Bu Kadar Farklı, Bu Kadar Sevimli Kılabilir?adlı kolajı.This is Tomorrovv (İşte Yarın) olarak adlandırılan sergide sunuldu; Hamilton bu yapıtında "kentteki popüler kültür"ün fiziksel ve düşünsel uzamını kesin bir biçimde vermeye çalışmıştı. Ama İngiliz Pop Artı'nın gelişmesi, popüler kültüre özgü otomobil, moda resimleri ya da reklam temaları gibi öğelerin, "nesnel" bir biçimde çoğaltılmasına bağlı kalmadı. 1957'ye doğru Amerikan soyut sanatının etkisiyle, aralarında Richard Smith'in de bulunduğu bazı İngiliz Pop Art sanatçıları, soyut sanata doğru evrim geçirdiler; nesnenin çevresiyle ilgili sorunlara duyarlı olan bu ressamlar, görüntüyü (ya da resmi) bir yere "yerleştirmek" ve bunu sözgelimi bir Monet'nin Nilüferler'i ya da büyük bir ekrana yansıtılmış bir film sahnesi gibi çekici kılmak istiyorlardı. Manş ötesi Pop Art sanatçıları arasında önemli bir yeri bulunan ve resim sanatında telmihlere ve alıntılara yer vermekte usta olan Peter Blake'in bu biçim kaygısından (Kendi Portresi, 1961) tümüyle kurtulduğu görülür. A.B.D'DE A.B.D'in resim tarihinde Robert Rauschenberg ve Jasper Johns'un yapıtları, soyut anlatımcılıktan Pop Art'a geçişi sağlar. Rauschenberg, resmin sanata ve yaşama bağlı olduğunu, her ikisinin de imal edilemeyeceğine inanır ve bunları birbirinden ayıran boşlukta bir şeyler yapmaya çalıştığını söyler. Böyle söylemekle de kendi benimsediği yolu tanımlar ve "Pop" yaratıdan doğacak bütün anlam belirsizliklerinin nerede yer alacağını (sanat ve günlük yaşam arasındaki boşluk) belirtir. Daha çok grafik sanatlara ya da reklam kompozisyonlarına özgü tekniklere başvuran ve New York'ta "Amerikan Sahnesi" için çalışa Roy Lichtenstein, Andy Warhol, Tom Wesselmann, James Rosenquist ve Claes Oldenburg gibi A.B.D. Pop Artı'nın öncüleri, her şeye karşın türdeş bir sanat hareketi oluşturmayı başaramadılar. Hepsi de dikkatleri, açıkça normal zamanda kimsenin ilgisini çekmeyen, hatta küçümsenen şeylere çekmeye çalışıyorlardı. PEPSİ-COLA YA DA GÜNDELİK SANAT Lichtenstein, saldırgan bir üslupla (Pop Art'ın mizahı gizlidir) çizgi romanların görüntülerini büyütmüş; bunlardaki sert grafik özellikleri ve soğuk bir biçim anlayışı, belirginleştirilmiş bir optik tramın yarattığı karşıtlık etkileriyle, iyice vurgulamıştır (Good Morning Darling! [Günaydın Sevgilim!], 1964).Andy Warhol ise ele aldığı bir yüzü (Marilyn Monroe, 1962) ya da bir konserve kutusunu şaşmaz bir biçimde dizisel olarak yineledi ve böylece önem taşıyan ya da taşımayan A.B.D. yapımı her şeyin nesnel olarak projeksiyonunu ortaya koydu. Öte yandan Wesselmann, resimle kolaj, sanat tarihi (Matisse, Modigliani) ile reklamcılık arasında "yansıma" etkisi olarak adlandırdığı şeyi yakalamaya çalıştı (Büyük Amerikan Nüleri). Rosenquist de Rauschenberg gibi dünyanın dev bir resimden başka bir şey olmadığım düşünür; bu dev resim, sanatçının "köhne resim uzamından" kaçıp kurtulduğu bir resimdir. Claes Oldenburg de söz konusu uzamı kesinlikle yadsır ve "ben, Kool-Art, 7-Up-Art, Pepsi-Art, Sunkist-Art, Dro-Bomb-Art, Pampry-Art, San-O-Med-Art, 39-Cents-Art ve 9.99-Art'tan yanayım" der. POP ART VE YENİ-GERÇEKÇİLİK Fransa'da Yves Klein, Arman, Christo, Tinguely, Spoerri, Martial Raysse gibi, ürünleri geleneksel olarak soyut çalışan sanatçıların yapıtlarına karşı olan bazı ressamlar, 1960 yıllarında sanat eleştirmeni Pierre Restany' nin "yeni-gerçekçilik" olarak adlandırdığı akım çerçevesi içinde ele alındılar. Son derece ilginç olan, ama uzun süre Pop Art içinde ele alman bu hareketin, Pop Art'tan farklı olduğunu ve sanat ile gerçeklik arasındaki bağıntıları apayrı biçimde ele aldığını belirtmek gerekir.
|
|
|