Felsefe

Fotoğraf

Action Painting-Hareket Resmi PDF Yazdır e-Posta
Sanat - Sanat Akımları

1939-1945 savaşından sonra ABD'de ortaya çıkan bir resim akı­mını belirtmek için eleştirmen Harold Rosenberg'in bulduğu terim. Her türlü ön hazırlığa karşı çıkan ve ressamın çalışırken yaptığı her el kol hareketinin, doğrudan doğruya yapıta yansımasını, yapıtın özünü oluşturmasını amaçlayan action painting (hareket resmi) akımı' ister soyut resim olsun, ister figüratif re­sim, biçim ve renkleri düzenleme is­teğinin yaratıcılığı yönlendirmesine de karşı çıkar: Yapıt, ressamın yal­nızca kol hareketinden doğmalıdır; bu hareket tuvalin üstüne geriye dö­nüşü olmayan bir otomatizmle yan­sır. Bir biçimin yapılışmdaki kesin sürenin ilk kez estetik bir değer ola­rak kabul edilmesini sağlayan bu akım, A.B.D. sanatçılarının, o dö­nemde Mondrian'ın aydın geometriciliğiyle temsil edilen Avrupa soyut resmine ilk tepkisi, aynı zamanda da A.B.D. resminin Avrupa'ya ilk kat­kısı sayılabilir.

 

Action painting'in yaratıcısı olan jackson Pollock'ın, coşkuyu işlenmemiş bir biçimde an­latmayı araştırırken karşılaştığı ilk engel, ressamın kullandığı alışıla­gelmiş gereçlerin özelliğiyle ilgilidir. Fırça ya da bıçak kullanımının, renklerin miktarının ve karışımının, teknik açıdan zaman yitimine, dolayısıyle da başlangıçtaki canlılığın yi­tirilmesine yol açtığına inanan Pollock, bu sorunu dripping (damlat­ma) tekniğiyle çözmüştür: Yere ya­tırılmış bir tuvalin üstünde, sanayi boyalarıyla dolu delikli bir kutu gez­dirilir ve kutudaki boyalar, ressa­mın hareketine göre boşalır; tuva­lin üstünde oluşan çizgi ya da biçim­lerse (kıvrımlar, benekler, çizikler), hareketin durumuna göre belirlenir. Franz Kline daha geleneksel bir tek­nik benimsemiştir: Fırçayla tuval üstünde siyah renkte geniş şeritler oluşturulur; bunun yaratacağı çar­pıcı görsel etki, tuvalin beyaz yüze­yine çarpan hareketin doğallığından kaynaklanacaktır. Önceleri kübiz­min etkisinde kalan Robert Motherwell'se, sanatını belirleyen geometrik eğilimlerden kurtulabilmek için action painting'in tekniklerinden ya­rarlanmaya başlamıştır. A.B.D'nde akımı benimseyen öbür sanatçılar arasında Tooker, Tworkov, James Brooks, action painting'i dengeye ve yazı sanatına yönelten joan Mitchell, Helen Krankenthaller sayılabi­lir.

 

Akım, Avrupalı sanatçıları da etkilemiştir: İtalya'da tuvali doğru­dan doğruya bıçakla kesip kertik atan Santomaso ve Lucio Fontana; Fransa'da yapıtları enformel sanat doğrultusunda olduğu halde, yaratıcılığındaki hareketsel özellik ve ya­pıtı oluşturmadaki aşırı hız nedeniy­le action painting'e yaklaşan Georges Mathieu. Action painting'in gerçeküstücülerin başvurduğu otoma­tik yazının biçimsel bir benzeri oldu­ğu ileri sürülmüştür. Ama, Pollock' un gerçeküstücülerden etkilenmesi­ne ve Andre Breton'un Je Surrealisme et la peinture (Gerçeküstücülük ve Resim) adlı yapıtında ona da yer vermesine karşın, bu benzerlik tar­tışma konusudur. Gerçi action painting'de de, gerçeküstücülük de de bir otomatizm vardır ama, action painting, bilinçsiz olan coşkunun billurlaşmasına yol açan harekete daha çok önem vermekle, yalnızca hareketin izlerini taşıyan tabloyu üstü kapalı bir biçimde küçümse­mektedir. Action painting doğrultu­sunda gerçekleştirilmiş olan yapıtlar, varlıklarını ikinci elden sürdü­rürler; çünkü bunların özgürlük ve gücünü oluşturan hareket yok ol­muştur. Yapıtın tümünü elde edebil­mek için tabloyu, nasıl gerçekleşti­rildiğini gösteren bir filmle destekle­mek gerekir.Bu nedenle de Pollock'un tuval karşısında çalışması,1950yılın­da Namuth tarafından filme alınmış­tır.

 Bu açıdan action painting'i, resim­deki anlatımcılığın aşırı bir biçimi olarak benimsemek ve tablonun yal­nızca hareket yararına ortadan kal­dırıldığı acting art (hareket sanatı) araştırmalarında bu hareketin man­tıksal uzantısını görmek gerekir
 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle