|
Edebiyat-ı Cedide -
Servet-i Fünun
|
|
Servet-i Fünûncular; Fransız dilinin sözdizimine yakın, konuşma dilimizden uzak, yabancı sözcüklere genişçe yer veren bir anlatım kullanırlar. Edebiyat-ı Cedide dilinin en çok işlerlik kazandığı alan, «roman dili» oldu. Namık Kemal'in açtığı yolu biraz daha geliştirdiler. Belirtisiz isim tamlamalarına ağırlık verdiler. Servet-i Fünûncular, Tanzimatçılar kadar Doğu'yu bilmedikleri, Batıyı da gerektiği kadar anlayamadıkları için, ikisi arasında bir köprü olamadılar. Bir dil zenginliği düşüne kendilerini kaptırdılar. Acem ve Arap sözcüklerinden yeni sözcükler üretmeye kalkışmaları, yüzyıllardır süregelen dil kargaşalığımızı biraz daha karıştırmaktan başka bir işe yaramadı. Servet-i Fünûncular Arapça ve Farsçaya düşkünlüklerinde tasvire fazla yer vermelerinin etkinliği büyüktür. Sanatlı, artistik üslûp isteğiyle süslü anlatıma yönelirler. En başarılı oldukları nesir türlerini hikâye ve roman kompozisyonlarında gösterirler.
|