|
Edebiyat-ı Cedide -
Servet-i Fünun
|
|
B ABASI Mehmet Behçet Hicaz Mektupçuluğunda bulunduğu sıralarda Mekke'de doğdu (11 Mart). Peyami Safa'nın babasıdır, istanbul'da Darüşşafaka'yı bitirdi. Evkaf Nezâreti'nde, Posta ve Telgraf Nezârfeti'nde çalıştı. Mülkiye İdadisi'ne edebiyat öğretmeni olarak atandı (1888). Muallim Naci'den sonra «Mirsâd» dergisinde başyazarlık yaptı. Rahatsızlandı (1897) hava değişimi için Midilli'ye gitti. Biraz iyileşir iyileşmez İstanbul'a döndü. Hükümet aleyhinde çalıştığı gerekçesiyle II. Abdülhamit tarafından sürüldüğü Sivas'ta veremden öldü (24 Mart)). İsmail Safa; şiirleri Tanzimat'la Servetifünûn edebiyatımız arasındaki köprü özellikleri taşır. Romantik dizelerle örgülü, alçak gönüllü, çok duygulu, ölçü-kafiye dil kurallarına bağlı, zamanın eskilik-yenilik yanlılarım memnun edecek bir sanat kişiliğinde görünür. Başlıca eserleri: Sünûhât (Terci-i bent biçiminde uzun bir manzume, 1890); Huz mâ Sefa (birinci bölümde babasının, ikinci bölümde kendi şiirleri, 1891; Mağdûre-yi Sevda (uzun ve manzum bir konuşma, 1892); Mevlid-i Pederi Ziyaret (1896); Mensiyyât (şiirler, 1896); Hissiyyât (şiirler, 1912); Muhâkemât-ı Edebiyye (eleştiriler, 1913).
Bu mîllette kim ehli namus olur Olanlar ya menfi ya mahbus olur, Fazilet, hüner akça etmez bugün, Terakki kim isterse casus olur.
|