|
Edebiyat-ı Cedide -
Servet-i Fünun
|
|
İSTANBUL'da doğdu. Düzenli bir öğrenim görmedi. Jandarma Dairesi reislerinden Hakkı Paşa'nm oğludur. Kendi kendini yetiştirmiştir. Jandarma Dairesi Tahrirat Kâtipliği yaptı. Özel okullarda Türkçe ve yazı dersleri verdi. Basın hayatına girdi. İçkiye düşkünlüğü, derbeder yaşamı yüzünden, karaciğer rahatsızlığından İstanbul'da öldü (26 Ocak). Yenikapı Mevlevihane mezarlığında toprağa verildi. Deliliğe varan alkol tutkunluğunu gazellerinde açıkça belirtir : Rind-i mihnet-perverim, mey-hâneler ağlar bana! Eşk-i gül-gûnum görüp peymâneler ağlar bana! Mehmet Celâl; duygusal hayalci şiir ve hikâyelerile dikkati çeker. Büyükada'da geçen gönül serüvenlerini anlatan şiirlerile «Ada Şairi» olarak ün yapar II. Abdülhamit yönetimine karşı çıkan yazıları yüzünden bir aralık evi basılır. Yaşayış düzensizliği, ömrünün kısalığı sanat çalışmalarında olumsuz etkinlikler yapar. Gözleme dayalı romantik özellikler taşıyan konuşma diline yatkın romanları dikkate değer. Edebiyat tarihi çalışmaları da vardır. Mehmet Celâl'in içtenlik en belirgin yanı sayılabilir. Başlıca eserleri : Ada'da Söylediklerim (şiirler, 1886); Cemile (Roman, 1886); Dâmen-âlûde (roman 1887); Bir Kadının Hayatı (roman, 1890); Vicdan Azapları (roman, 1890); Küçük Gelin (ondört yaşındaki karısının ölümü üzerine yazdığı roman, 1892); Gazellerim (1894); Zâde-yi Şair (şiirler, 1895); Âsâr-i Celâl (şiirler, 1896); Sürûd (şiirler, 1896); Osmanlı Edebiyatı Numuneleri (1896); Solgun Yadigârlar (1899); İsmet'e Taarruz (1900); Leman Kuşdilinde (1910); Nedamet (1910).
|