|
SERVET-İ FÜNÜN'a bağlı, ünlü bir romancı ve tiyatro yazarımız. İstanbul'da doğdu. Soğukçeşme Askerî Rüştiyesi'nde, Mekteb-i Bahriye'de okudu (1884-1893). Henüz deniz lisesinde öğrenciyken edebiyata merak sarmıştı. Yazdığı hikâyelerle Servet-i Fünûn dergisine girdi. Deniz subayı çıktıktan sonra da yazmayı bırakmadı. 1908'de subaylıktan ayrıldı. Yaşantısını yazarlıkla, dergicilik ve ticaretle sürdürdü. Son günleri sefalet içinde geçti. Ölümü (23 Aralık). Yaşamı mutsuzluklarla doludur. Üç kez evlendiği halde hiç birinde mutlu olamamış, edebiyat tutkusunu aşkın ve müziğin peşinde koşarak sürdürmeye çalışmıştır. Yazarlık anılarını anlatırken, Servet-i Fünûncuların günlük yaşamım en canlı yanlarıyla onda buluruz. Mehmet Rauf; daha Deniz Harp Okulu'nda okurken, İngilizce ve Fransızca öğrenmiş; Fransız realist ve natüralistlerini tanımıştı. Romancılığı üzerinde Halit Ziya Uşaklıgil’in etkisi büyüktü. Türk edebiyatının ilk büyük psikolojik romanı olan «Eylül», sanatının en büyük eseri sayılır. Sözdizimi, zamanının nesircilerinden çok daha sadedir. Hikâye, mensur şiir, roman ve tiyatro oyunlarında kişiliğini yansıtan, kahramanlarının varlığında kendi duygu ve düşüncelerini yaşatan bir tutum içerisindedir. Realizmle de yetinmeyerek natüralizmi savunmasına karşı aşk tutkusunun romantizminden kurtulamaz. 1899 tarihli, 445 sayılı Servet-i Fünûn dergisindeki makalesinde roman anlayışını şöyle dile getirir. Mehmet Rauf'un otuzu aşkın eseri vardır. En tanınmışları; Siyah İnciler (mensur şiirler, 1901); Eylül (roman, 1901); İntizar (hikâyeler (1909); Pençe (piyes, 1909); Âşıkane (hikâyeler, 1910); Bir Aşkın Tarihi (hikâyeler, 1911); Son Emel (hikâyeler, 1913); Ferda-yı Garam (1913); Sansar (piyes, 1920); Kadın İsterse (hikâyeler, 1923); İlk Temas, İlk Zevk (hikâyeler, 1923); Karanfil ve Yasemin (roman, 1924); Genç Kız Kalbi (roman, 1925); Böğürtlen (roman, 1926); Son Yıldız (roman, 1927); Halâs (roman, 1929); Yara (roman, 1935).
|