|
İSTANBUL'da doğdu. Babası Yemen Kumandanı iken ölen İsmail Hakkı Paşa, annesi duygulu bir kadın şair olan Fehime Nezihe hanımdır. Nümune-yi Terakki özel ilkokulu'nu, Davutpaşa Rüşdiyesi'ni, Vefa İdâdî'sini bitirdikten sonra, bir süre Hukuk Mektebi'nde okudu. Hariciye Nezaretine memur olarak girdi (1903); ayrıca Mercan, Kabataş idadilerinde edebiyat öğretmenliklerine başladı (1907). Ticaret hayatına atıldı (1917-1918). Zonguldak milletvekili oldu (1928). Türk Dil Kurumu'nda üye ve başkan yardımcısı olarak görev aldı. Akciğer kanserinden İstanbul'da öldü (14 Aralık). Celâl Sahir Erozan; ilk yazısı «İrtikaa» isimli bir dergide çıktığı zaman henüz onbeş yaşındadır; bir yıl sonra «Servetifünûn» da ilk şiiriyle görünür (Ekim, 1899); sonra sırasıyle Malûmat, Pul, Musavver Fen, Edeb, Genç Kalemler, Türk Yurdu, Halka Doğru, Türk Sözü, Bilgi Mecmuası edebî kişiliğinin kronolojik dünyasını yansıtan kaynaklar olur. «Ahmet Celâl, Şarık, Velhan, Hikmet Celâl» imzalı şiirler de onundur. Her yeniliği benimser. «Edebiyat-ı Cedide» cilerle sanat hayatını, Fecr-i Atî'cilerle Hececileri de sürdürür; en sonunda vezinsiz şiir akımına katılacak kadar yenilikçidir. «Yeni Lisan» ve «Millî Edebiyat» çalışmalarına emeği geçer. Bunlara karşın; aşk ve kadın şairi olarak tanınır: «Bütün hayatımı onlar verir de ben yaşarım / Kadınlar olmasa öksüz kalırdı eş'ârım!» Şiir kitapları: Beyaz Gölgeler (1909); Buhran (1909); Siyah Kitap (1911).
|