|
İzmir Erkek Lisesi'ni (1937) ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nü bitiren (1948) Salâh Birsel, öğrenim gördüğü yıllarda bir süre fransızca öğretmeni olarak çalıştı (1943); sonra Sümerbank Teftiş Kurulu revizörlüğü (1950-1952), iş müfettişliği (1953), İstanbul Edebiyat Fakültesi kütüphane müdürlüğü (1956), Ankara Üniversitesi basımevi müdürlüğü (1960) yaptı. Uzun süre Türk Dil Kurumu yayın kolu başkanlığını yürüttü. ŞİİRLERİ İlk şiiri 1937 yılında Gündüz dergisinde yayımlanan ve 1949 yılına ilişkin bir güncesinde "şiir fikirlerle değil, kelimelerle yazılır" diye belirten Salâh Birsel, bu görüşünü ilk şiir kitabı olan Dünya İşleri'nden (1947) Haydar Haydar'a (1972) kadar özenle sürdürmüştür. Kendi yaşamıyla ilgili şiirlerinin yer aldığı Dünya İşleri'nde, gündelik yaşam konusunu işlediği görülür. "Ben"in çevresinde dönen bu şiirlerde, çatışkıları, hiçbir zaman bir sorunsal durumuna getirmeden, yalnızca betimleyerek sunmayı amaç alan Birsel'in, Hacivat'ın Karısı (1955) adlı yapıtındaysa "ben" konusunun "ben' in aşkı"na doğru genişlediği görülür (aynı yapıtta, gündelik yaşamın çeşitli durumlarını işleyen, bu arada ev yaşamının yergisini yapan şiirler de yer alır}. Salâh Birsel'in aşağı yukarı bütün şiirlerinde yaşanmışın hissedilmesi değil, akılla kavranışı söz konusudur. Gülmecenin ve ince alayın da eşlik ettiği şiirlerinin özelliklerinden biri de, bilinçli olarak şiirsellikten kaçışın ortaya koyduğu yalınlıktır DENEMELERİ Salâh Birsel Haydar Haydar adlı şiir kitabından sonra deneme türüne ağırlık verdi ve bu alandaki çalışmalarını iki doğrultuda sürdürdü: Bilinen anlamda denemeler ile bir çeşit deneme-inceleme türü olan Salâh Bey Tarihi. Denemelerinde genel olarak edebiyatı ana eksen olarak ele alan Salâh Birsel, düşüncelerini, bu eksen çevresinde yergi, gülmece ve ince alay eşliğinde geliştirir. Salâh Bey Tarihi 'ni oluşturan kitaplarındaysa, İstanbul'un, Boğaziçi'nin, İstanbul'daki kahvelerin, vb. tarih kitaplarında belirtilmeye değer görülmeyen ama kendisine göre asıl istanbul'u oluşturan tarih kesitini anlatmaya çalışır. Bu, bir anlamda da, İstanbul uygarlığını oluşturan insanların Salâh Birsel gözüyle anlatılan bireysel tarihidir.Denemelerinde kendisine özgü bir üslup geliştiren yazar, özgün bir sözdağarcığı ve tümce yapısıyla, dilin bütün olanaklarım kullanmaktadır. Eserleri: Şiir: Dünya İşleri (1946); Hacivat'ın Karısı (1955); Ases (1960); Küdrikname (1961); Haydar Haydar (1972). (Bütün şiir kitaplarını 1980' de Köçekçeler adı altında topladı.) Roman: Dört Köşeli Üçgen (1961). Günlük: Günlük (1955); Kuşları örtünmek (1976); Hacivat'ın Günlüğü (1982). Deneme: Şiirin İlkeleri (1952); Sen Beni Sev (1957); Kendimle Konuşmalar (1969); Şiir ve Cinayet (1975; 1976 Türk Dil ödülü);Kurutulmuş Felsefe Bahçesi (1979); Paf ve Puf (1981; 1982 İş Bankası Eleştiri-Deneme Büyük ödülü); Halley Kimi Kurtarır (1981). Deneme-İnceleme: Salâh Bey Tarihi: Kahveler Kitabı (1975); Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu (1976); Boğaziçi Şıngır Mıngır (1980); Sergüzeşti Nono Bey ve Elmas Boğaziçi (1982); İstanbul-Paris (1983); Amerikan Tolstoy (1983). İnceleme: Fransız Resminde İzlenimcilik (1967); Goethe (1972).
|