Felsefe

Fotoğraf

Ece Ayhan PDF Yazdır e-Posta
Şiir - Şairler

İstanbul Atatürk Erkek Lisesi'ni (1953) ve Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni (1959) bitirdikten sonra, Gürün ve Alaca ilçelerinde kayma­kamlık yapan Ece Ayhan Çağlar, memurluktan ayrıldıktan sonra çe­şitli yayınevlerinde çalıştı, çeviriler yaptı. Bir beyin urundan ötürü İs­viçre'de beyin ameliyatı geçirdi (1974) ve belirli aralıklarla İsviçre' ye giderek tedavisini sürdürdü. 

ÖZGÜN BİR ŞİİR ANLAYIŞI 

İlk şiiri 1954 yılında Türk Dili dergi­sinde çıkan ve günümüze kadar ya­yımladığı ürünlerle özgün bir ozan olma niteliğini koruyan Ece Ayhan, daha ilk şiir örnekleriyle İkinci Yeni akımı içinde kendine ayrı bir yer sağlamayı başardı. İlk şiir kitabı Kı­nar Hanımın Denizleri'ni 1959'da yayımladı. İkinci Yeni akımına bağlanan yapıtlar arasında özel bir yeri olan bu yapıttaki şiirlerinde, gerek tarihe karışmış ve söylence niteliğine bürünmüş özel adlar, de­yimler ve sözcüklerle, gerek dilbil­gisi kurallarını özellikle tanımayan, sarsan anlatımıyla bir "Ece Ayhan dili" oluşturmaya başladı. Geniş anlamda tarihsel olaylara, dar an­lamda da geçmişe "göndermeler yapma" tutkusu, sonraki yıllarda yayımladığı şiirlerde özel adlara daha çok yer vermesine yol açtı.

 

  Özel adlar kullanımıyla kendisine simgesel bir anlatım sağladı. 1965' te yayımladığı Bakışsız Bir Kedi Kara ile 1968'te yayımladığı Orto­doksluklar'da, simge ve çağrışım bakımından yüklü bir "düzyazı-şiir" tekniğini benimsedi. Böylece "Ece Ayhan şiirinde" alışılmış dize kulla­nımı ortadan kalktı; ama noktalama işaretlerinin titizlikle kullanılması, dizelerin bir anlamda belirlenmesini sağladı. Ozanın sözcüklerin harf di­zimini bozarak sesdeşlik özelliği ta­şıyan sözcükler yapma ve alışılma­dık türetmelerle yeni sözcükler elde etme anlayışı da özellikle Bakışsız Bir Kedi Kara'da belirginleşti. 1973 yılında yayımladığı Devlet ve Tabiat' ta, içerik açısından, toplumsal ve si­yasal bir bakış açısı ortaya koyarak, şiirlerini biraz alaycı, biraz da öfke­li bir anlatım içinde işledi; özel ad kullanımına az da olsa yer vermeyi sürdürdü, öte yandan, "Ece Ayhan şiiri" nde özel bir yer tutan cinsel­lik, cinsellik karmaşası bu kitapta daha da belirginleşti.  

 

1977 yılında çıkan Yort Savul'da, "Yort Savul" adlı şiiriyle önceki ki­taplarındaki şiirlerini bir araya getirdi. 1981'de yayımladığı Zambaklı Padişah 'taysa, bir ya da iki di­zeden oluşmuş özdeyiş niteliğindeki şiirleriyle, alışılmış genel yargıları tersyüz etmeye çalıştı. Günce-anılarını içeren Defterler'de (1981) has­talık, ameliyat ve tedavi günlerinde (Ekim 1974-Ağustos 1976) yazdığı kı­sa yazılara (dipyazıları) ve çizdiği resimlere yer verdi. 1982'de Çok Es­ki Adıyladır başlıklı şiir kitabını ya­yımladı. 

 

  Eserleri:

Şiir: Kınar Hanımın Denizleri (1959); Bakışsız Bir Kedi Kara (1965); Ortodoksluklar (1968); Devlet ve Tabiat (1973); Yort Savul (1977 ; "Yort Savul" şiiriyle birlikte bütün şiirlerinin toplu basımı; yapıtın sonunda ayrıca, Ece Ayhan üstüne incelemeler yer almaktadır); Zambaklı Padişah (1981); Çok Eski Adıyladır (1982).

Günce-anı: Defterler (1981). 

BAKIŞSIZ BİR KEDİ KARA 

Gelir bir dalgın cambaz. Geç saatle­rin denizinden. Üfler lâmbayı. Uza­nır ağladığım yanıma. Danyal yal­vaç için. Aşağıda bir kör kadın. Hı­sım. Sayıklar bir dilde bilmediğim. Göğsünde ağır bir kelebek. İçinde kırık çekmeceler. İçer içki Üzünç Teyze tavanarasında. İşler gergef. İnsancıl okullardan kovgun. Geçer sokaktan bakışsız bir Kedi Kara. Çuvalında yeni ölmüş bir çocuk. Ka­natlan sığmamış. Bağırır Eskici Dede. Bir korsan gemisi! girmiş kör­feze.

 

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle