|
Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Klasik Filoloji Bölümü'nü bitiren Can Yücel, İngiltere' ye giderek Cambridge Üniversitesi'nde aynı konuda eğitim gördü; sanat tarihi dersleri aldı. 1946-1950 yılları arasında Paris'te kaldı. Londra'da BBC'nin Türkçe bölümünde spikerlik görevinde bulundu. Yurda döndükten sonra, 1963-1965 yılları arasında turist rehberliği yaptı. Siyasal çalışmalara katıldı. İstanbul'a yerleşerek geçimini çeviriyle sağlamaya başladı. 1971'de bir çevirisi nedeniyle hüküm giydi, 1974'teki aftan yararlanarak serbest bırakıldı. Vatan, Demokrat, vb. gazetelerde ve Yenilik, Seçilmiş Hikâyeler, Sosyal Adalet, Şiir Sanatı, Dönem, Yön, Papirüs, Yeni Dergi, Gösteri, vb. dergilerde yazılan yayımlandı. Federico Garcia Lorca, William Shakespeare, Peter Weiss, F. Scott Fitzgerald, vb. yazarların çeşitli yapıtlarını türkçeye çevirdi.
Şiir yayımlamaya üniversite yıllarında başlayan Can Yücel, asıl kişiliğini oluşturan şiirlerini, ilk kitabının çıktığı 1950'den sonra yazdı. Dil ve biçim arayışı içinde olduğu bu şiirlerini Sevgi Duvarı (1974) adlı kitapta topladı. 1950-1970 yılları arasında Can Yücel'in şiirinde, kişisel bir üslubun yanı sıra İkinci Yeni akımının söyleyiş ve imge etkisi görüldü; gerçekten de Can Yücel bu dönemde İkinci Yeni'nin getirdiği deyiş olanaklarından yararlandı. Aynı biçimde Garip akımının, "öylesine söylenivermiş" gibi görünen dize tekniği de Can Yücel'in bu dönem şiirinde etkili oldu. Can Yücel'in 1970 öncesindeki şiirleri yaşamdan kaynaklanır; yaşam, dolaylı ya da dolaysız sorguya çekilir, çarpıcılıklar göze batırırcasına vurgulanıp yerilir. 1970'ten sonra Can Yücel giderek siyasallaşan yergi şiirlerini, günlük yaşamdan kaynaklanan ve ince alayla yumuşatılmış şiirleriyle birlikte işledi. Yaşama umutla baktı, klasik anlamda olmasa bile kendine özgü lirizmi elden bırakmadı. Dizelerin ve sözcüklerin dizilişinde görsel bir etki elde etmeye yöneldi. Bu tür şiirlerinde anlamı yalnızca sözcüklerle değil, aynı zamanda şiirin biçimiyle de vurguladı.Can Yücel'in dili, uyaklardan, yoğun imgelerden, halk deyişlerinden ve argodan, yinelemelerden, sözcük oyunlarından, vb'nden yararlanan bir üslubun biçimlendirdiği kendine özgü bir dildir. Eserleri: Şiir: Yazma (1950); Her Boydan (çeviri şiirler, 1959); Sevgi Duvarı (1974); Bir Siyasinin Şiirleri (1974); Ölüm ve Oğlum (1976); Şiir Alayı (toplu şiirler, 1981); Rengâhenk (1982); Gökyokuş (1984); Beşibiyerde (beş kitabının yeni basımı, 1985)
|