|
Zeki Ömer Defne, Cumhuriyet dönemi Türk şiirinde Halk şiiri geleneğinden yola çıkarak millî ve yerli bir söyleyişe ulaşan ve kendine has bir tarz oluşturan şairlerimizden biridir. 1903'te Çankırı'da doğdu, eğitim hayatını tamamladıktan sonra öğretmen oldu. Hafız, hattat ve şair olan babasının, Ahmediye ile Muhammediye gibi dinî eserleri okuyan annesinin ve çevresinin anlattığı halk masalları ve okuduğu manilerle büyüdü. Şiirinde Anadolu havasının ve folklorunun renk renk soluklanmasında, yarım asır edebiyat öğretmeni olarak yurdu dolaşmasının büyük tesiri vardır şüphesiz. Çeşitli dergilerde yazan Defne, halk şiirini yeni ve farklı bir söyleyişle yaşatmaya çalıştı. İlk kitabı Denizden Çalınmış Ülke'de bu millî iklime olan büyük yakınlığını ve sevdasını görürüz. Bir şiiri, "Karışam kuşlara, çığrışam" diye başlar. Şiirlerinin isimleri bile buram buram Anadolu kokar. Bir memleket türküsü, bir yurt güzellemesidir bunlar: "Isparta’nın Halıları Gül Kokar", "Aldı Eğin", "Bir İncecik Duman Tüter", "Basmalar Bahçesi", "Ilgaz", "Bozkır", "Hasta Sazın Türküsü", "Demiryolundaki Çiçek", "Bahçelerde Kış Şarkısı" bu bahçeden derlenmiş bir demet çiçek sadece... Mahallî motiflerle oluşmuş bir güldeste bir bakıma... Zeki Ömer'in Halk şiiri türünde yazmasında büyük şairimiz Yahya Kemal'in etkisi ve teşvikleri olmuştur. Nitekim Defne, bunu eserinin başında bir vefa borcu ve şükran nişanesi olarak levhalaştırır: "Aziz Üstat, bir gün 'Defne, sen Halk Tarzı'na devam edecek ve onu, yeni imkânlar, yeni mevzular içinde inkişaf ettireceksin...' demiştiniz. Hocalık hayatımın artırabildiğini zamanlarında bu vadide yazdığım bazı şiirlerimle işte, ilk defa, huzurunuzdayım üstadım." Zeki Ömer sanat görüşünü ve amacını, "Memleket içinde yaşayan, sıcak, bizden, samimi ve tatlı, canım Türkçe'nin şiirdeki yerini denemek ve sesini, teneffüsünü duymak ve duyurmak" şeklinde özetler. Defne'de bazen Yunus'un mistisizmini görürüz, bazen de Fuzuli'nin bilgeliğini... Zaman zaman Nâbî’nin hikmetini sezeriz. Ama o daha çok Karacaoğlan, Dertli ve Köroğlu'dur. Sağlam bir dil ve kuvvetli bir söyleyişe sahip olan şair, Halk şiirinde geleneği bozmadan yeniliğe yelken açtı. Tatlı bir hüzün egemen oldu şiirinde. Her ne kadar ömrünün sonlarına doğru serbest nazımla günlük hâdiseleri ele alan şiirler kaleme alıp bu vadide parlak eserler ortaya koyduysa da, hece ölçüsüyle örülmüş mısraları daha sağlamdır. Meselâ "Galata Köprüsü" adlı şiirindeki şu kıt'a Defne'deki şairlik kudreti hakkında bize önemli bir ipucu verir: "Köprü'nün üstünde buldum kendimi: / Neyim var, neyim yok, olmuş, olacak. / Burada gördüm memleketi, dünyayı; / Kavim-kardeş, yedi iklim, dört bucak. / Akşam: Köprü'de bir insan mevsimi." "İftar Akşamı" şiirinde ise, hayat ile ölüm arasındaki yakınlığa dikkat çekti. ÖĞRETMEN HÜZNÜ "Şair öğretmen" ve "Öğretmen şair" unvanlı Zeki Ömer, edebiyatımızda en güzel öğretmen şiirlerine imza atmış şairlerimizdendir. Onun "Ziller Çalacak" şiiri ise bir dersin sona erişi ile hayatın bitişi arasındaki benzerliklere işaret eder. Şiir, serapa bir öğretmen hüznünü anlatıyor: "Zil çalacak.. Sizler derse gireceksiniz bir bir, / Zil çalacak, ziller çalacak benim için, / Duyacağım evlerden, kırlardan, denizlerden; / Tâ içimden birisi gidecek uça ese... / Ama ben, ben artık gidemeyeceğim. / Öğretmen ve öğrencisi arasındaki sıcak bağları, sevgi ve saygıyı anlatan bu parçaya Şiir Tahlilleri-Cumhuriyet Devri Türk Şiiri adlı eserinde 9 sayfa ayıran Prof. Dr. Mehmet Kaplan, Defne'nin "değerli bir şair" olduğunu belirtir. Ahmet Kabaklı da onun "Türkçe'yi ustaca kullanan bir edebiyat adamı" ve "iyi bir şair" olduğunu kaydeder. Behçet Necatigil öğretmeni olan Defne'nin "halk şiiri geleneği ile modern dünyayı kucaklayan bir şair" olduğunu ifade eder. Rauf Mutluay da şiirlerini, "dil ve deyiş biçimiyle halkına, geleneğine yaslı arınmış verimler" olarak tarif eder. Babası gibi kendisi de hattat olan şairimizin hat sanatını anlattığı "Bismillah" adlı nefis bir şiiri vardır. İlk şiir kitabı 1971'de yayımlanmıştır: Denizden Çalınmış Ülke. Diğer şiir kitapları Sessiz Nehir 1985'te, Kardelen 1988'de neşredildi. Dede Korkut Hikâyeleri ise 1989'da çıktı "Gün gelip de vakit erende, / Kuş uçup ses kesilende / Bir Zeki Ömer vardı / Diyenlere selam olsun." 2 Aralık 1992 tarihinde kaybettiğimiz şairimize bizden de selâm ve rahmet dileği. BİSMİLLAHYüzyıllardır süzülüp durur ruhlarımıza Taşıp selsebilinden Talikinin her sabah Tâ Yesârî'den beri sanki duvarlarımızda Bir gümüş divitten bir sîm BİSMİLLAH.Ötede ne Dîvânî, ne Kufi, ne ŞecerîAncak Hisârî denilir bir hat'laSarmaş-dolaş dallar gibidir şol"Rahmet" sularındaKarahisârî'nin gönlünde Allah.Daha ötede Hamdullah Hamdî, Rakım, Şevki'lerVe daha bir niceler, kâh Sülüs kâh Celî'deOl ilâhî aşka "isbat-ı liyâkat" şevkiyleBir "oda yanmış kamış"tan etmiş alı. Kaynak: Mehmet Nuri Yardım
|