|
İlköğrenimini 1928'de Kadıköy 35. İlkokul'da tamamlayan Melih Cevdet Anday, 1931'de Kadıköy Ortaokulu'nu, 1936'da Ankara Gazi Lisesi'ni bitirdi. Ankara Hukuk Fakültesi'nde okurken, memurluk yaptığı Devlet Demiryolları tarafından, toplumbilim öğrenimi yapması için Belçika'ya gönderildi; ama İkinci Dünya savaşı patlak verince, öğrenimini yarıda bırakarak yurda döndü. 1942-1951 yılları arasında, Milli Eğitim Bakanlığı Yayım Müdürlüğü'nde danışman ve Ankara Kitaplığı'nda memur olarak çalıştı; gazetecilik, çevirmenlik yaptı. 1951'de İstanbul' a yerleşerek Akşam gazetesinde çalışmaya başladı. 1954'te İstanbul Belediye Konservatuvan 'na öğretmen atandı. Tercüman, Büyük Gazete, Tanin, Cumhuriyet gazetelerinde deneme ve fıkra yazarlığı, sanat ve edebiyat sayfası yöneticiliği yaptı. 1964'te seçildiği TRT Yönetim Kurulu üyeliğini 1968'e kadar sürdürdü İstanbul Belediye Konservatuvan Tiyatro Bölümü'nden emekli olduktan (1977) sonra, 1979'da Paris'te eğitim danışmanı olarak görev yaptı. BİRİNCİ DÖNEM (GARİP AKIMI) 1936'da Varlık dergisinde çıkan "Ukde", Melih Cevdet'in yayımlanan ilk şiiridir. O yıldan başlayarak liseden arkadaşları olan Orhan Veli ve Oktay Rifat'la ortak bir görüş içinde çeşitli şiirler yazdı. Ölçü ve uyağın yer almadığı bu şiirlere konuşma dilinin yalın söyleyiş biçimini getiren üç arkadaş, 1941'de Garip adlı şiir kitabını çıkardılar (Türk edebiyatına yeni bir şiir anlayışı getiren Orhan Veli, Oktay Rifat ve Melih Cevdet, sonradan, bu kitabın adından ötürü Garipçiler diye anıldılar). Ününün yayılmaya başladığı bu dönemde, içeriği çarpıcı esprilere dayanan şiirler yazdı. 1946'dan sonra, halk söyleyişinden de yararlanarak yazdığı şiirlerde yer yer uyağa başvurdu; kendine özgü bir şiir yapısı oluşturarak, insanın kötü savaş koşullan içindeki sorunlarını, toplumdaki çelişkileri ince bir yergiyle şiirleştirdi. İnsan sevgisini, yaşama sevincini temel konu aldı ve Rahatı Kaçan Ağaç (1946); Telgrafhane (1952), Yan Yana (1956) adlı yapıtlarını yayımladı. İKİNCİ DÖNEM Edebiyat yaşamının ikinci dönemi Kolları Bağlı Odysseus (1963) adlı kitabıyla başlayan Melih Cevdet, bu kitapta, insan-doğa ilişkisini, insanın kendine ve topluma yabancılaşması sorununu işledi. Göçebe Denizin Üstünde (1970), Teknenin Ölümü (1975) ve Sözcükler (1978) adlı kitaplarındaki şiirlerde, öz şiir arayışını sürdürdü. Edebiyat konularının yanı sıra toplum sorunlarını, çağdaş düşüncenin ışığı altında, açık bir dil ve gerçekçi bir görüşle dile getiren denemeler de yazdı. Tiyatro oyunlarında konuşturma biçimine ve diyalog düzenine dayalı bir geliştirme yöntemi kullandı. Okurun ya da seyircinin alışık olduğu kalıplaşmış bir durumdan yola çıkarak,sürekli beklenti dışı durumlara, beklenti dışı konuşma düzenlerine yöneldi. Böylece bir tür yabancılaştırma tekniğine yer verdi. Oyunlarında uzam değişikliğine gitmeyerek, kendi bireysel özelliklerini kanıtlama çabası içindeki kişilerin toplumla ve yaşamla hesaplaşmalarını dile getirdi. Gizli Emir (1970), İsa'nın Güncesi (1974), vb. romanlarında, toplum içindeki bireylerin yapısını inceleyen gözlemlere, düşüncelere yer verdi. Ayrıca, gezi ve tiyatro yazıları yazdı: Gogol, Turgenyev, Poe, Vesaas.Lagerkvist, vb. yazarlardan çeviriler yaptı. Eserleri: Şiir: Garip (Orhan Veli ve Oktay Rifat'la birlikte, 1941); Rahata Kaçan Ağaç (1946); Telgrafhane (1952); Yan Yana (1956); Kolları Bağlı Odysseus (1963); Göçebe Denizin Üstünde (1970); Teknenin ölümü (1975; 1976 Yeditepe Şiir Armağanı); Sözcükler (1978; 1978 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat ödülü); Ölümsüzlük Ardında Gılgamış (1981; 1981 Türkiye İş Bankası ödülü). Roman: Aylaklar (1965); Gizli Emir (1970; İ970 TRT Sanat Ödülleri Yarışması'nda başarı ödülü); İsa'nın Güncesi 1971-1972 Raziye (1975) Oyun: İçerdekiler (1965); Mikado' nun Çöpleri (1967; 1967-1968 İlhan İskender Armağanı 1971-1972 tiyatro döneminde aynı yapıtla Ankara Sanatseverler Derneği tarafından yılın en iyi oyun yazarı seçildi); Dört Oyun (Yarın Başka Koruda; Dikkat Köpek Var; Ölüler Konuşmak İsterler; Müfettişler; 1972). Deneme: Doğu-Batı (1961); Konuşarak (1964); Yeni Tanrılar (1974); Sosyalist Bir Dünya (1975); Dilimiz Üstüne Konuşmalar (1977); Maddecilik ve Ülkücülük (1977); Paris Yazılan (1982). Gezi: Sovyet Rusya, Azerbaycan, Özbekistan, Bulgaristan, Macaristan (1965); Yasak (1978). Tiyatro üstüne: Gelişen Komedya (1965). ADAKDönebilir miydik donuk güllerle, Nemli göklerindeyken mevsim, Adanacak gün yitiverdi böyle. Yolda arpalar gibi döküldükçe, Tartıya kalmaz sözcüklerim, Dönebilir miydik donuk güllerle! Ayrık gibi sürer geçmiş gelende, Ben yağmurun kum saatiyim, Adanacak gün yitiverdi böyle. . Testide şarap köpürürcesine, Aruıacak nem kaldı benim, Dönebilir miydik donuk güllerle! Nice göğün düşüp öldüğü yerde, Taşın ilkçağıdır yüreğim, Adanacak gün yitiverdi böyle. Çıtırtılarla bölünüyor gece, Kuru böcekten bir bir değişim. Dönebilseydik yabanı! güllerle? Adanacak gün yitiverdi böyle
|