|
Balıkesir Necati Bey İlköğretmen Okulu'nu bitirdikten (1939) sonra Giresun'da iki yıl ilkokul öğretmenliği yapan İlhan Berk, Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Fransızca Bölümü'nde yüksek öğrenimini tamamladı (1945); yurdun değişik yerlerinde ortaokul öğretmeni olarak çalıştı. Ankara Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü Basın Bürosu'nda çevirmenlik yaptı ve 1969'da bu görevden emekli oldu. İKİNCİ YENİ AKIMI Şiir çalışmalarına öğrencilik yıllarında başlayan, bu alandaki ilk ürünlerini, Manisa Halkevi dergisinde yayımlayan İlhan Berk, söz konusu şiirleri sonradan Güneşi Yakanların Selamı adlı kitabında topladı (1935). İlhan Berk'in şiir dünyasında, daha sonra geliştireceği dil tutumunun ilk örneğini oluşturan bu yapıt, konu bakımından da, sürekli işleyeceği doğaya ve bireye yönelik şiirlerin başlangıcı oldu. Nitekim daha sonraki yıllarda yayımladığı İstanbul (1947), Günaydın Yeryüzü (1952), Türkiye Şarkısı (1953) ve Köroğlu (1955) adlı kitaplarında, anlamı belirgin ama çağrışımlara açık imgeleri, dil işçiliği, yoğun duyarlığıyla bireye ve doğaya yönelik gerçekçi anlayışın nitelikli örneklerini ortaya koydu. Benliğinden çevreye yayılan bir yaşama sevinci içinde, umutlu ve aydınlık bir dünya çizdi; betimleyici bir anlayışla, insanların ilgilerini, doğa ve insan ilişkilerini, kent yaşamını yansıttı. 1955 yılı dolaylarında, düzyazıdan kaçınan, imgeye ağırlık veren ve yeni bir estetiğe ulaşmayı amaç alan ikinci Yeni akımına katılan İlhan Berk, dergilerde bu şiir akımını destekleyen yazılar yayımladı; özellikle gerçeküstücü edebiyat ve sanat alanındaki görüşlerden esinlenerek, şiirin özel bir dil olduğunu, yeni şiir anlayışının sözcüklerin anlamlarını sarsmaya kadar gidebileceğini ve türkçede yeni bir şiir geleneğinin kurulacağını savundu. Ayrıca, çağdaş şiirin bir şey anlatmak için yazılmadığını, şiirin amacının güzelliği yaratmak olduğunu ileri sürerek, şiirde bir anlam varsa, bunun bütünüyle raslantısal olduğunu belirtti. Şiiri akıl ötesi bir dil olgusu durumuna getiren yaygın dilbilgisi kurallarını altüst etmekten çekinmeyerek "soyut'u insan aklının en büyük gelişmesi sayarak duygu ve çağrışımlara ağırlık vererek, "kapak" bir şiir tekniğine ulaştı: Galile Denizi (1958); Çivi Yazısı (1960); Otağ (1961); Mısırkalyoniğne (1962). Sonraki yıllardaysa, Türk şiir geleneğine yönelmeye başladı ve yalnızca soyutlamalarla yetinmeyip, toplumsal motiflere de yer verdi Eserleri: Şiir: Güneşi Yakanların Selamı (1935); İstanbul (1947); Günaydın Yeryüzü (1952); Türkiye Şarkısı (1953); Köroğlu (1955); Galile Denizi (1958);Çivi Yazısı (1960); Otağ (1961); Mısırkalyoniğne(1962); Âşıkane (1968); Şenlikname(1972); Taşbaskısı (1975); Atlas (1976); Kül (1978; 1979 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü); İstanbul Kitabı (1980; 1980 Necatigil Şiir Ödülü); Kitaplar Kitabı (1981, seçmeler); Deniz Eskisi (1982; 1983 Yeditepe Şiir Ödülü). Anlatı: Şifalı Otlar Kitabı (1982); Bir Uzun Adam (özyaşamöyküsel anlatı, 1982).İlhan Berk, ayrıca, Türk ve yabancı ozanların şiirlerini içeren antolojiler hazırlamış, çeşitli ozanlardan çeviriler yayımlamıştır.
|